ERDOĞAN BAYRAKTAR NE DEMİŞTİ?

Merhaba değerli okurlar. Size bu hafta eski ama güncelliğini koruyan bir konuyu hatırlatmak istiyorum. Yolsuzlukla suçlandığı için istifa etmek zorunda kalan dört bakandan biri olan Erdoğan BAYRAKTAR sizzler de hatırlarsınız her şeyi başbakanın bilgisi dahilinde yaptım demişti gazetecilere. Orada bir panik halinde kendi itibarını koruma derdindeydi ve hapisten korkuyordu . Herkes Toki ve çeşitli ihalelerdeki […]

ERDOĞAN BAYRAKTAR NE DEMİŞTİ?

Öner KARADAĞ

Merhaba değerli okurlar. Size bu hafta eski ama güncelliğini koruyan bir konuyu hatırlatmak istiyorum. Yolsuzlukla suçlandığı için istifa etmek zorunda kalan dört bakandan biri olan Erdoğan BAYRAKTAR sizzler de hatırlarsınız her şeyi başbakanın bilgisi dahilinde yaptım demişti gazetecilere. Orada bir panik halinde kendi itibarını koruma derdindeydi ve hapisten korkuyordu . Herkes Toki ve çeşitli ihalelerdeki yolsuzluklarla ilgili ortaya çıkabilecek dosyalarla alakalı buldu bu üstü kapalı tehditi. Fakat ben bu konuda farklı düşünüyorum. O işleri illaki yasal zeminde kılıfına uydurmuşlardır. Hem bizim halk yedi ama yaptı aymazlığına getirilicek kadar siyasette apolitik halde ve yeterinden fazla dejenere ve ilgisiz ve unutkan zaten. Peki Erdoğan BAYRAKTAR’ı asıl korkutan neydi ?

Layıkı ile askerlik yapanlar bilirler; Tugay ‘larda çarşamba akşamları Atatürkçülük dersi yapılırdı. Ben 2005 de Bolu Dağ Komando Tugayında vatani görevimi yaparken bu derslerden birinde konu ” yabancıya toprak satışı” idi. Askeriye iktidarın % 8 lerden % 17 lere çıkardığı orandan şikayetçiydi. Ve bunun yanlışlığı ile ilgili dersler sunumlar veriyordu. Sonrasında Ergenekon’du, Balyoz’du olanları biliyorsunuz zaten.

2012 de ise bu yasayı 600 dönümlere ve imarlı imarsız farketmeden dere, bataklık, orman arazisi ne varsa mülk edinebilmenin önünü açacak şekilde genişlettiler. Boyalı basın bile bu konuda bir şeyler yazmaya çalıştı. Sizi rakamlara boğarak sıkmayacağım, yazım ilginizi çekerse google ‘dan arayın göreceğiniz satışlar kanınızı donduracak zaten. Özellikle Gap arazisinden direk yabancı uyruklu ve Türk şirketleriyle ortak iş yapan yabancı firmaların alımları ( İsrail menşeili) tedirgin ediciydi. Ege’nin verimli tarım arazileri ile turizm alanlarındaki yatırımlarda edinilen mülklerde cabası. Tüm bunlar olurken sayın Bayraktar bakandı ve muhtemelen rahatsızlık da duyuyordu. Akepe’nin ilk icraatı 2002’de Bursa’da Cargill şirketine ( ki ABD’nin en kuvvetli tarımsal üretim yapan şirketlerinden muhtemelen de yahudi sermayesi ) mısır nişastasından sıçan geni enjekte edilmiş GDO’lu şeker üretecek arsa ve izni vermesiydi. Bu Türk pancar üreticilerinin çökmesi demekti. Sonra şeker fabrikaları zarar ediyor bahanesi ile özelleştirildi. Bu gdo skandalını mecliste ortaya çıkaran HDP milletvekili Sabahat TUNCEL’in ise toplumun büyük bir kesimi tarafından terörist muamelesi görmesi ise tarihe Türkiye’ye özgü bir ironi olarak not düştü.

Uzatmayayım soruyu tersten sormak lazım 2005 ve 2012’deki yasa değişikliklerine oy veren AKP milletvekilleri bu yasaları CHP yada MHP getirseydi ne oy verirlerdi ve vatan topraklarının satışını vatan hainliği diye nitelendirmezlermiydi? Bu arada en çok alımın Siirt’te olması da enerji ve su kaynaklarına yakınlığı ve İsrail’in vadedilmiş toprakları açısından değerlendirilirse sizce Erdoğan Bayraktar gerçekten her şeyi Başbakan emretti ben yaptım derken ne kastediyordu ? Saygılarımla.

Yorumlar

yorum