İNER MİSİN, ÇIKAR MISIN?

  Cumhurbaşkanlığı Forsu’ ndaki 16 yıldız, tarihte kurulmuş 16 Büyük Türk Devleti’ ni temsil eder. (Her ne kadar Türkçülük Düşüncesi’ nin kuramcılarından ve önde gelen isimlerinden olan “Nihal Atsız”, bunun bir masal olduğunu söylese de, biz durumu böyle kabul edelim.) Elbette bir devlet kendi geçmişinden ve tarihi köklerinden güç almalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ da buradan hareketle, […]

İNER MİSİN, ÇIKAR MISIN?

 

Cumhurbaşkanlığı Forsu’ ndaki 16 yıldız, tarihte kurulmuş 16 Büyük Türk Devleti’ ni temsil eder. (Her ne kadar Türkçülük Düşüncesi’ nin kuramcılarından ve önde gelen isimlerinden olan “Nihal Atsız”, bunun bir masal olduğunu söylese de, biz durumu böyle kabul edelim.)

Elbette bir devlet kendi geçmişinden ve tarihi köklerinden güç almalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ da buradan hareketle, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ ın Aksaray’ a yaptığı ziyaretteki karşılama törenini, bu devletleri de sahiplenen bir seremoniye dönüştürdü.

mhmd abbs krşlma

Bu seremoni sonucunda ortaya bir manzara çıktı. Bu manzara üzerine çok haber yapıldı, çok makale yazıldı. Siyasi polemikler oldu. Mizahçılara bol bol malzeme çıktı.

Ben de, bu fotoğrafa baktığımda ne gördüğümü sizlerle paylaşmak isterim. Öncelikle tüm ideolojik önyargılardan uzak bir değerlendirme yaparak düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım.

Yukarıda da belirttim. Devletler tarihlerinden ve köklerinden güç alırlar. Fakat fotoğrafa baktığımızda bunu göremiyoruz. Fotoğrafta; iç siyaset malzemesi olabilecek, göstermelik, yapay, ciddiyetsiz bir milliyetçilik resmi görüyoruz.

Fotoğrafta Tayyip Erdoğan çok uzun bir tarihin içinden gelerek merdiven basamaklarını tek tek iniyor. Gelecek adına dağıttığı umutlardan (yeni anayasa, demokratik çözüm vs.) güç alarak, geçmişe doğru iniyor. Geriye gidiyor.

Oysa keşke şunu yapabilseydi. Geçmişin kılıç-kalkanlı, gösterişinden güç almak yerine, geçmişten ders alarak çağdaşlaşma ve demokratikleşme merdiveninin basamaklarını hızla tırmanabilseydi. Keşke yukarıya çıkabilseydi. En üst basamağa “Cumhuriyet Devrimi’ ni koyup onu daha ileriye taşıma iddiasında bulunabilseydi. Ama yapamadı.

O, Asistanı Paris Sokakları’ nda, tırlarda taşınan silahların günahını çıkarmaya çalışırken, sarayında “Şanlı Tarihin Görkemi” konulu bir müzikal komediyi sahneye koyuyordu. Ve sonuçta Tayyip Erdoğan meselelere böyle baktığı için, hala, Hrant Dink Cinayeti, Roboski ve bunlar gibi onca olay öylece ortada duruyor.

 

Melih Bağcı

15.01.2015

Yorumlar

yorum