CUMHURİYET BİZLERİ BİRLEŞTİREN BİR FELSEFEDİR.

  Kaç gündür kendimle mücadele ediyorum. Bu talihsiz konuşmayı bir tülü hazmedemiyorum. “600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklâm arası sona erdi” sözlerini asla tasvip etmiyorum. Ben nesilleri hemen hemen kesilmiş uzatmasını yaşayan memleket sevdalısı Cumhuriyetin nimetlerinden yeterince faydalanmış bir cumhuriyet öğretmeniyim. 1945-1946 İstanbul üniversitesi Türkoloji mezunuyum. 30 yılı aşkın öğretmenlik yaptım. Son görevim ise Milli […]

CUMHURİYET BİZLERİ BİRLEŞTİREN BİR FELSEFEDİR.

SEBAHAT ÜLKER

 

Kaç gündür kendimle mücadele ediyorum. Bu talihsiz konuşmayı bir tülü hazmedemiyorum. “600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklâm arası sona erdi” sözlerini asla tasvip etmiyorum.

Ben nesilleri hemen hemen kesilmiş uzatmasını yaşayan memleket sevdalısı Cumhuriyetin nimetlerinden yeterince faydalanmış bir cumhuriyet öğretmeniyim. 1945-1946 İstanbul üniversitesi Türkoloji mezunuyum. 30 yılı aşkın öğretmenlik yaptım. Son görevim ise Milli eğitim Bakanlık müşavirliğidir.

Cumhuriyet barıştır, adalettir, kardeşliktir, özgürleşmedir.  Bizleri birleştiren Cumhuriyet felsefesidir. Bizleri Kürdünü, Ermenisini, Türkünü vs. birleştiren bir potadır.

Türk bayrağıdır, İstiklal marşıdır. Mustafa Kemal’dir. Bu Millet bunların hiçbirinden asla vazgeçmez. Çünkü buraya kolay gelinmedi. Bu memleketin bütün zorlukları, yokluklarını bizim kuşak çekti.  Yol yok, ışık yok, iletişim yok. Verem sıtma kol geziyor, hastane yok, doktor yok. Köylü vatandaşın sırtında mintanı yok, ayağında yırtık çarıklar.

Milli şairimiz Mehmet Emin Yurdakul’un bir şiirindeki köylü kadının feryadını ve isyanını lütfen okuyun. Eğitim sıfır. Halkın %13’ü ancak okuma yazma biliyor. Sefalet diz boyu. Çocukluğumda çok iyi hatırlıyorum arkalarında torbalar ev ev dolaşıp ekmek dileyenleri de biliyorum. İşte Mustafa Kemal böyle bir Türkiye devraldı. Osmanlıdan Bizlere intikal eden budur.

Biz her şeyden evvel Türk’üz. Osmanlı gelip geçmiş on altı devletten biridir. Elbette ki Osmanlıda büyük bir İmparatorluk kurdalar. Bizde onların torunlarıyız. Fakat son zamanlarda haddini fazlasıyla aşanlar sadece kendini ve saltanatlarını düşünenler millet kavramından yoksun halkı tebaa ve kul görenlerden değiliz. Kendi saltanatları bozulmasın diye mandayı kabul edenlerden hiç ama hiç değiliz. Hala kafalarında geçmişin özlemini yaşayanlar var.

Büyük önder Dolmabahçe’nin önünde demir artan düşman savaş gemilerine baktı ve şöyle dedi;” Geldikleri gibi giderler.” Onları Geldikleri gibi gönderen Atatürk’tür, İngiliz zırhlısına binerek kaçan Padişah değildir.  Atatürk memlekette yalnız kurtuluş savaşı vermekle kalmamış, rejimde de yeni bir anlayış ve atılım içerisine girmiştir. Ulusal kurtuluş, milli egemenlik kavramları gibi. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.  Devletin şekli cumhuriyettir.

Biz hanımlar cumhuriyetin nimetlerinden faydalanarak bu günlere geldik. Atatürk bir ışık yaktı. Türkiye’nin önünü açtı.  Medeni kanunla biz hanımlar hepimiz birer kimlik kazandık.  O zamana kadar kadın ne vatandaş, ne de yurttaş olarak kabul ediliyordu. Şöyle ki, Atatürk Hukuk fakültesinin açılışını yaptıktan sonra meclise geldi mecliste kadın hakları görüşülüyordu. Dinledi, kürüye çıktı, etkin bir konuşma yaptı ve kanun kabul edildi.

Bugün Atatürk’e minnet duymayan hanımefendilere sesleniyorum;” Bu bir nankörlüktür, kültürsüzlüktür, çıkarcılıktır. Lütfen kendi çıkarları için milletin huzurunu bozacak konuşma ve hareketlerden kaçınsınlar. Kitap okusunlar.

 

Sebahat ÜLKER

 

Yorumlar

yorum