ACILAR BİR DAHA YAŞANMASIN

Savaşta ve mübadele dolayısı ile zorlu göç yollarında yaşamlarını yitirenler Ayvalık’a ilk ayak bastıkları yerde anıldı. Mubadelenin yapıldığı dönemde Girit’ten gelen vatandaşların Ayvalık’a ilk ayak bastıkları yerde buluşan Ayvalık Giritliler Derneği  üyeleri ve Ayvalıkta yaşayan Giritliler  mütevazi bir anma töreni düzenlediler. Törene  Dernek Başkanı Coşkun Tunçmen , yönetim kurulu üyeleri Uğur Bağder, Cenap Kazaz, Eyüp […]

ACILAR BİR DAHA YAŞANMASIN

Savaşta ve mübadele dolayısı ile zorlu göç yollarında yaşamlarını yitirenler Ayvalık’a ilk ayak bastıkları yerde anıldı.

Mubadelenin yapıldığı dönemde Girit’ten gelen vatandaşların Ayvalık’a ilk ayak bastıkları yerde buluşan Ayvalık Giritliler Derneği  üyeleri ve Ayvalıkta yaşayan Giritliler  mütevazi bir anma töreni düzenlediler.

Törene  Dernek Başkanı Coşkun Tunçmen , yönetim kurulu üyeleri Uğur Bağder, Cenap Kazaz, Eyüp Hüseyin Hançer, Ufuk Ova, Sevtap Kaçar, Fatma Hançer, Ali Gülören, Hüseyin Merih Onay, CHP Ayvalık ilçe başkanı Ahmet Toker, CHP Balıkesir Milletvekil Aday adayları Filiz Karayelli ve Asım Sürer, Pir Sultan Abdal dernek başkanı Vedat Tekten, Anadolu Partisi Ayvalık İlçe başkanı Turgay Türkay ve Başkan Yardımcısı Bora Bozdağ  da katıldılar.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonrasında Basın açıklamasını yapan dernek Başkanı Coşkun Tunçmen etkinliğe çelenk göndererek destek olan Ayvalık belediye Başkanı Rahmi Gencer’e ve katılan herkese teşekkür ederek konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bundan 92 yıl önce; 30 Ocak 1923 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Yunan Hükümeti arasında, Türkiye’de yerleşik Rum-Ortodokslar ile Yunanistan’da yerleşik Türk-Müslümanların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalandı.

Yunanistan’ın Balkan Savaşına katıldığı tarih olan; 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yurtlarını terk etmiş olanları da kapsamına alan bu sözleşme ile yaklaşık 2.000.000 insan doğdukları toprakları terk etmek zorunda kaldı.

Mübadeleye tabi tutulanlar; yüzlerce yıldır ekip-biçtikleri topraklarını, ekmek parası kazandıkları işyerlerini, evlerini, ibadet ettikleri kutsal mekânlarını, sevdiklerinin mezarlarını geride bıraktılar. Limanlarda, tren istasyonlarında kurulan çadırlarda haftalarca, aylarca beklediler. Çoğu yolcu taşımaya elverişsiz olan gemilerle olmak üzere iki ülke arasında günler, haftalar süren yolcuklar yaptılar. Bu uzun ve zahmetli yolculuk sırasında yaşamını kaybeden yakınlarını denize verdiler. Yetersiz beslenmeden ve kötü fiziki koşullardan ötürü hastalanarak ölenler oldu. Aileler dağıldı. Yeni vatanlarında uzun süre uyum güçlüğü çektiler. Acılarını dışa vurmadılar, anlatmadılar, aktarmadılar.,

Mübadillerin doğdukları toprakları ziyaret etmelerine uzun yıllar izin verilmedi. 1. Kuşak mübadillerin hemen hemen tamamı memleket hasreti ile bu dünyadan sessizce göçüp gittiler. Son yıllarda giderek artan sayıda mübadil çocuğu ve torunu, bir vasiyeti yerine getirircesine aile büyüklerinin yaşadıkları “memleket”lerini ziyaret etmek istiyor. Onların doğdukları kentleri, köyleri, mahalleleri, ibadet ettikleri kutsal mekânları görmek istiyor. Kendi özel tarihlerine ve kültürlerine ait izleri sürmek istiyor.

Ancak; T.C vatandaşlarına vize uygulanması, vize alırken çekilen sıkıntılar düş kırıklığı yaratıyor. Yunanistan hükümetinden ve AB yöneticilerinden iki halk arasına örülen vize duvarını kaldırmalarını talep ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bizler de Yunanistan vatandaşı olan Rum Ortodoks mübadiller gibi aile büyüklerimizin doğdukları toprakları vizesiz olarak ziyaret etmek istiyoruz.

T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünden, aile büyüklerimize ait bilgilerin ve terk ettikleri yerleşim yerlerinin isimlerinin yer aldığı Muhtelit Mübadele Komisyonu Tasfiye Talepnamelerinin Cumhuriyet Arşivi ONLİNE Kataloglarına tekrar geri yüklenmesini talep ediyoruz.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Hükümeti’nden mübadillerin geride bıraktıkları cami, kilise, tekke, manastır, türbe, şehitlik, mezarlık gibi kutsal mekanların günümüze kadar ayakta kalmış olanlarının karşılıklı olarak restore etmelerini ve korumalarını talep ediyoruz.

Türkiye’deki ve Yunanistan’daki yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının mimari mirasın korunması konusunda gösterdikleri çabaları takdirle karşılıyoruz. Merkezi yönetimlerin ve Avrupa Birliği’nin de her iki ülkedeki kültürel mirasın korunması hususunda eşit imkan tanıyarak maddi ve teknik olarak bu çalışmalara destek vermelerini bekliyoruz.

Kültürel mirasın korunması için proje aşamasından başlayarak sürecin sona ermesine kadar her aşamada her iki ülkenin sanat tarihçilerinin, mimarların ve restorasyon uzmanlarının birlikte çalışmalarının gereğini vurgular, yapıların aslına ve kullanım amacına uygun bir restorasyon için bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz.

Her iki ülke mübadillerinin aile büyüklerinin ibadet ettikleri kutsal mekanlarda yılın belli dönemlerinde dua etmelerine olanak sağlanmasını istiyoruz. Selanik Belediye Başkanı sayın Butaris’in Selanik’teki Yenicami’yi Bayram Namazı için ibadete açmasını olumlu bir başlangıç olarak kabul ediyor ve örnek oluşturmasını diliyoruz.

Bu topraklarda yaşayan halkların geçmişinde yüzlerce yıllık birlikte yaşam deneyimi var. Bizler; mübadil çocukları ve torunları olarak, Mübadelenin 92. Yıl dönümünde Orta Doğu’da, Balkanlar’da, Ege Adaları’nda ve yaşadığımız coğrafyada çatışma yerine barış, farklı olanı sürgün yerine birlikte yaşama ortamının oluşturulabileceğine yürekten inanıyoruz.

Savaşlarda ve göç yollarında yaşamını yitirenleri bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, çekilen acılar bir daha yaşanmasın diyoruz..

Kamu oyuna saygıyla sunarız.”

Açıklamanın adından Giritliler Derneği tarafından lokma dağıtıldı. Giritlilerin çok sevdiği Girit leblebisi satan Mustafa Kidir ve Eşi Kıymet Hanım da çok mutlu olduklarını ifade ederek katılan herkese ve emeği geçenlere teşekkür ettiler.

Yüksel KALKAN

 

 

 

 

 

Yorumlar

yorum