7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ

Ülkemiz hızla yeni bir seçime yaklaşırken, Yurttaşlarımızın safları da netleşmeye, kime ve kimlere neden oy vereceğimizde belli olmaya başladı. Bizler bu ülkenin kimlerden nasıl kurtulduğunu, milli mücadelede kimlerin hangi saflarda olduğunu, bu devletin kimlere rağmen nasıl kurulduğunu, Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulurken kimlerin karşı cephede olduğunu, Devletimizin kurucusu Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e kimlerin suikast yapmaya […]

7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ

İbrahim KızılerÜlkemiz hızla yeni bir seçime yaklaşırken, Yurttaşlarımızın safları da netleşmeye, kime ve kimlere neden oy vereceğimizde belli olmaya başladı.

Bizler bu ülkenin kimlerden nasıl kurtulduğunu, milli mücadelede kimlerin hangi saflarda olduğunu, bu devletin kimlere rağmen nasıl kurulduğunu, Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulurken kimlerin karşı cephede olduğunu, Devletimizin kurucusu Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e kimlerin suikast yapmaya neden kalkıştıklarını, Atatürk hayata gözlerini kapatır kapatmaz kimlerin Atatürk’ün kurduğu yönü batıya dönük cumhuriyete, karşı devrim hareketi içine girdiğini, gayet iyi biliyoruz.

Üç (Y) ile iktidara gelip “ye-yut-karşı söylemleri yasakla” konumuna geldiği iddia edilen ve 12 yıldır iktidarda olan, Dini argüman ve söylemleri çok iyi kullanmaktan başka hiçbir özelliği bulunmayanların 17 Aralık süreciyle ülkeyi nasıl yönetemedikleri ortaya çıktı. Bosna paralarının iç edildiği süreçle başlayan ye, yut dönemi, Deniz feneri yolsuzluğu ile ayyuka çıktığında, bu gün Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 saat güya kinini kustuğu, “paralel yapı, kumpasçı, yasadışı örgüt” diye nitelediği Fethullah Gülen hareketinin; kendisi tarafından köşe başlarına getirilenlerince üstünün örtüldüğünü ve unutturulduğunu bizler unutmadık. Sivas Madımak otelde şeriat özlemcisi yobazlarca “yak ulan yak, cehennem ateşi bu- ya Allah Bismillah Allah-ü Ekber” naraları eşliğinde gerçekleştirilen Alevi ve aydın katliamının sanıklarının kimler olduğunu ve nerelerden beslendiklerini ve kimler tarafından korunduklarını bizler hiç ama hiç unutmadık ve unutturmayacağız. Yine Madımak davası zaman aşımı duruşmasında “davanın zaman aşımına uğratılmasını” büyük bir sevinç içinde “Vatana ve Millete hayırlı olsun” diye  Kimin seslendirdiğini ve nerelerden beğeni aldıklarını da hiç unutmadık ve unutturmayacağız.

İnsanı Tanrının yarattığı akıllı bir varlık değil de, Ümmet olarak gören, halkın yerine kendisinin karar vereceğini, halkın beğenmese bile bu yapıya uymak zorunda olduğunu, “Padişahım çok yaşa” demeyenin zindanlarında çürümeye mahkum edildiği, Kendilerini eleştirenin kılıfına uydurularak tutuklandığı bir ülke olmamak için. Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP’ye kesinlikle oy vermeyeceğiz. Şeriatçı ve basiretsiz  osmanlı’nın tahakkümünden insanları kurtararak, Bireyleri vatandaş ve yurttaş duruma getiren, Şeriat’ı, Ümmetçiliği, kıyasçılığı, Hilafeti ve saltanatı kaldırarak , Anadolu insanına, Laik, demokrat ve yönü batı medeniyetine dönük bir hukuk devleti kuran, milli mücadeleyi başarıya götüren kadrolara karşı içten içe bir karşı devrim hareketi yürütenlerin devamı olan bazı şeriat özlemcileri maalesef ki ülkemiz de iktidarı ellerine geçirmişlerdir.

İktidara geldiğinde böbürlenerek  ABD’nin büyük Ortadoğu projesinin  yani “BOP”un başkanı olduğunu haykıran Recep Tayyip Erdoğan’ın iç politikaya yönelik ABD ve İSRAİL karşıtı söylemlere niçin sarıldığını da bizler çok iyi biliyoruz. Kindar ve dindar bir nesli neden yetiştirmek istediğini de çok iyi biliyoruz. Paralel ve kumpasçı kardeşleri ile TSK’ya  diz çöktürmek için başlattıkları “Ergenekon, Balyoz Vs.” davalar sırasında paralel yapı ve kumpaslarından hiç şikayetçi olmayan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarını ve kadrolarını çok iyi tanıyoruz. Alevi Çalıştayı ile başlayıp, Kürt açılımını niçin yaptıklarını da bugün daha iyi anlıyoruz.  Haksızlıkların, Hukuksuzlukların kol gezdiği, Yargı bağımsızlığının yerinde yeller estirilenlerin, Ülke kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekilmesini bile Kur’an ayetlerine dayandıran ama gerçekte Kur’an ile “Bakara-makara” diyerek dalga geçenlerin, Bu devletin temel ilkelerini yok sayan, Laik, demokrat ve sosyal bir hukuk devletinin sonunu hazırlayan, AKP’nin, isterse Zemzem suyu ile yıkanık diye allayıp pullayacakları  adaylarına da oy vermeyeceğiz. Çünkü bizde çok güzel bir söz vardır. “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” derler. Recep Tayyip Erdoğan’ı ve partisi AKP’yi çok iyi tanıyoruz.

1923’ün rövanşını sizlere vermeyeceğiz. Yolsuzluklarınızın ve zorbalıklarınızın , Berkinlerin, Ali İsmaillerin, Ethemlerin, Abdullahların hesabını sizden sormaları için iktidara en yakın parti olan CHP’ye EVET diyoruz.

 

İbrahim Kızıler

Yorumlar

yorum