KADIN CİNAYETLERİ

Geçen hafta Tarsus’ta korkunç bir cinayet işlendi.Özgecan isimli bir üniversite öğrencisi kızımız evine gitmek üzere bindiği minibüsün  son yolcusu olarak kalınca minibüs söförü yolu değiştirip Özgecan’a saldırdı.Özgecan direnince de bıçaklayarak öldürdü.Daha sonra da arkadaşlarını arayıp Özgecan’ın cesedini yaktı.Durum öğrenilince tüm toplum ayağa kalktı ve yurdun her yerinde bu hunhar cinayeti protesto eden gösteriler yapıldı.Basında katillerin ifadeleri […]

KADIN CİNAYETLERİ

Sinan KahyaoğluGeçen hafta Tarsus’ta korkunç bir cinayet işlendi.Özgecan isimli bir üniversite öğrencisi kızımız evine gitmek üzere bindiği minibüsün  son yolcusu olarak kalınca minibüs söförü yolu değiştirip Özgecan’a saldırdı.Özgecan direnince de bıçaklayarak öldürdü.Daha sonra da arkadaşlarını arayıp Özgecan’ın cesedini yaktı.Durum öğrenilince tüm toplum ayağa kalktı ve yurdun her yerinde bu hunhar cinayeti protesto eden gösteriler yapıldı.Basında katillerin ifadeleri yer aldı.Katilin evli olduğu ve karısına şiddet uyguladığı için karısının boşanma davası açtığını öğrendik.Eşi katil için “Evlendiğim güne lanet olsun” dedi.Özgecan’ın acısı devam ederken iki kadın cinayeti haberi daha basına düştü.Kızgın bir koca karısını parçalara ayırıp her bir parçasını ayrı bir yerlere atmış.Geçen gün bir gazetede okudğum haberde son 12 yılda ülkemizde yaklaşık beşbin kadın öldürülmüş.Dostlar ne oluyoruz.Nereye gidiyoruz.Bu gelişmelerden dolayı bu hafta sizlerle kadınların toplumdaki konumları üzerinde duracağım.

İnsanlık taş devirlerinde avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyordu.Kadınlar toplayıcılık yapıyorlardı.Bundan dolayı tarım kadınlar sayesinde başladı.Tarımın başlaması ile uygarlık doğdu.yani uygarlığı başlatanlar kadınlardır.İlk kentler uygarlıkla kuruldular.bu kentlerde yöneticiler kadınlardı.Toplumda kominal bir yaşam mevcuttu.Erkeklerin yönetimi ele alması ile çok kentli imparatorluklar kurulmaya başlandı ve kadınlar ikinci plana atıldılar.kadınların egemen olduğu dönemlerde toplumlarda egemen yapı anaerkildi.Soy ana tarafından devam ediyordu.Erkeklerin egemen olmasından sonra soy baba tarafından devam etmeye başladı.kadınların egemen olduğu dönemde dini inançta Ana Tanrıça dini idi.Erkek egemenliği döneminde ise tanrılar erkekleşti.Hititler dönemi amazonlar kadın rahibelerdir.Anaerkil yapının son örnekleridirler.İzmir kenti adını bir amazon kraliçesinin adından alır.

Daha sonraki yıllarda kadınların tolumdaki konumları geriledi.Fakat tam olarak kadınlar toplum dışına atılamadılar.kadınlar erkeklerin yardımcısı durumunda kaldılar.Eski Türklerde ise kadınların toplumdaki yerleri daha ileri idi.kadınlar hakanın yanında elçi kabul edebiliyorlar ve hakan seferde iken devleti yönetebiliyorlardı.İslamiyetin  ortaya çıkmasından sonra Araplarda da kadınlar toplum nazarında ileri haklar kazandılar.Ama daha sonraki yüzyıllarda kadınlar toplumsal statülerini kaybettiler.Çok eşlilik kadının değerini düşürdü.Kadının değerinin düşmesi insanın değerini düşürdü.Çünkü herkes bir kadının doğurduğu candır.Doğuran değersizse doğanda değersizdir.Kadınlar toplum dışına itilince kadınlarda başka yollardın toplum hayatına etki etmeye başladılar ki saraylardaki harem entrikaları kadınların toplum hayatına olan etkilerinin en net örnekleridir.Osmanlı İmparatorluğunda Hürüm Sultan,Kösem Sultan ve Turhan Sultan kadınların nasıl devlet yönetimine illegal yoldan etki ettiklerinin örnekleridirler.Müslüman ülkelerde kadınların giyimleri de çok eleştirilmiştir.Kadınlar tamamen karalara bürünmelidirler.Sokağa çıkarlarken yanlarında ya kocaları ya da çocukları olmalıdır.bu durum kadınların öz cevherlerinin körelmesini getirir.Bir toplum iki cins üzerine gelişir.Bu cinsler toplumun iki ayağı gibidir.birisi toplum dışına itilirse o toplum topaldır.12.y.y.da yaşamış büyük bilge Hacı Bektaş Veli “Kadınlarınızı okutunuz” demiştir.Cahil kadının yetiştirdiği çocukta cahildir.İlk bilgileri hepimiz analarımızdan almaktayız.Konuştuğumuz dile de Anadili demekteyiz.Cahilin dili ne olur ki?Yine Hacı Bektaş Veli “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyerek kadınları okutmamanın ilimden gidilmeyen bir yol olduğunu belirtmiştir.Batı ülkeleri ise Büyük sanayi devrimi sırasında kadınlarında iş hayatına atılmalarını teşvik etmiş ve fabrikalarda kadın işçiler iş hayatına atılmışlardır.Fabrikaların böyle çalışmaya başlaması ile ülkenin üretim gücü artmış ve üretilen bu mallar dış pazarlara satılarak sömürgecilik başlamıştır.Ama o ülkelerde refah seviyesi inanılmaz şekilde artmıştır.Bugün batılı ülkelerde de erkekler toplumsal hayatta daha ileridirler ama kadınlar da çok geri değillerdir.Toplumsal hayatın her alanında kadınlar erkeklerle beraber yaşamaktadırlar.

Bizde ise maalesef hep kadınlar üzerinden toplum mühendisliği yapılmaya çalışılmıştır.Birinci dünya savaşının en kanlı günlerinde İstanbul basınında en önemli konu kadınların giysilerinin boyu olmuştur.Cumhuriyet ilan edildikten sonra Ulu Önder Atatürk işe Latife Hanım’ı meclise getirmiş ve oturumları dinletmiştir.Latife Hanım’ın meclise gelmesi tutucu vekilleri oldukça şaşırtmıştır.1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.Fakat bugün mecliste kadın vekil sayısı yeterli değildir.Böyle iken son yıllarda kadınların türban takma özgürlüğü gibi bir kandırmaca ile kadınlar toplumsal bir mühendislikle sosyal hayatın dışına itilmişlerdir.Son yılların bu vahşice kadın cinayetleri kadınların daha da toplum dışına çıkarılması mücadelesinin bir durumudur.Ülkemizin gelişip gelişememesi bu mücadele sonunda belli olacaktır.kadınlar sıkıca örtünüp evlere kapandıkla toplum topallaşacak ve geri kalacaktır.Unutmayalım cennet anaların ayağı altında denir ki günümüzde analarda erkeklerin ayağı altında çırpınmaktadır.Kadınlarımıza sahip çıkalım.Bu ülke meselesidir.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum