TOPRAĞINI BIRAKIP GİDİYORSAN BU YENİLGİDİR

Dört yıl önce o zaman dışişleri şimdi başbakan olan Ahmet Davutoğlu Suriye’deki rejim karşıtı gruplara destek vererek onların yarattığı savaş ortamının başlangıcında kısa zaman sonra Şam’a gidip orada Cuma namazını kılacaklarını söylüyordu. Aradan geçen bu sürenin sonunda geldiğimiz nokta Suriye içinde sahip olduğumuz bir avuç toprağı sırtlayıp geri çekilmek oldu. Vizyonun sıfırlandığı an bu andır! […]

   TOPRAĞINI BIRAKIP GİDİYORSAN BU YENİLGİDİR

Tamer KAYIKÇI

Dört yıl önce o zaman dışişleri şimdi başbakan olan Ahmet Davutoğlu Suriye’deki rejim karşıtı gruplara destek vererek onların yarattığı savaş ortamının başlangıcında kısa zaman sonra Şam’a gidip orada Cuma namazını kılacaklarını söylüyordu.

Aradan geçen bu sürenin sonunda geldiğimiz nokta Suriye içinde sahip olduğumuz bir avuç toprağı sırtlayıp geri çekilmek oldu. Vizyonun sıfırlandığı an bu andır!

Havuz medyasının tüm yağlayıp paklamalarına, yapılan operasyonun bir kahramanlık destanı şeklinde gösterip siyaseten bundan parsa toplamaya çalışmalarında ne kadar gülünç duruma düştüklerini hepimiz gülerek seyrediyoruz.

Sonuçta yaşanan olay bir geri çekilmedir, sahip olunanı bırakıp gitmedir ve bunu hiçbir zaman zafer olarak gösteremezsiniz. Geri çekilmenin, terk etmenin karşılığı: yenilgidir.

Bir avuç toprağı kimlere karşı koruyamadık? Bir çapulcu sürüsüne! IŞID denilen canilerin elinde uçak yok, tank yok, füze yok. Terk edilen alan düz bir alan. Bu ordu yıllarca yurt içinde PKK sürüsüne kuşların, keçilerin bile giremediği o dağlık alanlarda geçit vermedi. Bugün ise savunulması çok daha rahat, etrafındaki tehlikelerin çok daha rahat bertaraf edildiği bir coğrafyada sahip olduğumuz toprağı savunmadan geri çekiliyoruz.

Bu olayda sorulması gereken iki soru var.

Birincisi; nasıl oluyor da bir çapulcu sürüsü dünyanın en güçlü ordularından biri olarak övündüğümüz Türk Ordusuna karşı cesaret gösteriyor ve onun savunduğu bir alanı kuşatabiliyor? Bu cesareti onlara kim veriyor?

İkincisi; oradan tasımızı tarağımızı alarak geri çekilmenin sonucunda bu orduyu psikolojik olarak yıkmış, küçük göstermiş olmuyor musunuz?

1984 yılında Arjantin hemen yanı başındaki İngilizlere ait Falkland Adasını işgal ettiğinde İngiltere kendisine hiçbir ekonomik getirisi olmayan bu adayı hiç tereddüt etmeden ve okyanusu aşarak binlerce mil uzaklıktaki bu adaya askerlerini göndererek en güçlü şekilde karşılık verdi adayı geri aldı. Bu şekilde tüm dünyaya mesajını vermiş, benim bir karış toprağımda kimsenin gözü olmasın demişti. Büyük devlet olmanın gereğini yapmıştı.

Oysa biz sınırımıza 30 kilometre uzaklıktaki korunması şeref ve namusumuz olan bu toprağı savunamıyoruz.

Yıllar önce Balyoz davası nedeniyle Bülent Arınç içeri alınan askerlere bakarak “tüh bunlara, iyi ki bunlarla bir savaşa girmedik” diyordu. Bugün de biz aynısını kendisine söyleyelim. Umarım sizin kafanızla bu ordu hiçbir savaşa girmez. Giden sadece bir havuç toprak değil, tüm vatan olur. Eli kolu bağlanmış, hareket edemez duruma sokulmuş bu orduyla cumhuriyet tarihinde ilk kez toprak kaybedilmiş oldu. Bunun tek bir sorumlusu vardır: o da hükümet ve başbakan ve ondan sorumlu olan ağabeyidir. Bu başarısızlığın siyasetteki karşılığı ise istifadır ama bizim ülkemizde bunu mumla arasak da bulmamız mümkün değil.

IŞID uzun bir zamandır bıraktığımız alanı kuşatma altında tutuyordu. Neden kuşatmanın başladığı tarihlerde bu geri çekilme yapılmadı da şimdi yapılıyor? Zamanlama çok manidar!

Mecliste görüşülmeye başlanan fakat muhalefetin tüm gücüyle bu faşizm kokan yasayı çıkarmamak için uğraştığı ve AKP’nin polis devletinin, hukuksuzluğun yasal dayanağını kurmak için her şeyini ortaya koyduğu bir zamanda dikkatleri başka bir tarafa çekmeye çalışılıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bunda da başarılı oluyorlar. Herkes ön kapıda Şah-Mat operasyonuyla aşır neşir olurken arka kapıdan faşizm yasası kaçırılmaya çalışılıyor.

Bu konuda yeni belirginleşmeye ve bir o kadar da tehlikeli olacağı belli olan yeni bir durum ortaya çıkmakta. Birkaç gün önce NATO bahar aylarında IŞID’ın elinde bulunan Musul’u kurtarmak için operasyon yapılacağını duyurdu. Bu operasyonda Türkiye’den önemli destek alınacağı belli ki IŞID’ın bu destek karşısında türbeyi koruyan askerlere olası bir saldırısını önlemek için askerler oradan alındı. Resmen savaş ortamının yaşanacağı bu konumdan dolayı oyları sürekli düşüş eğiliminde olan AKP’nin savaşı bahane ederek hazirandaki seçimleri erteleyebileceğini bile göz ardı etmemek gerekiyor.

AKP’nin iflas eden dış politikası ve içeride artık kandıramadığı, ortaya bir bir dökülen tüm pisliklere oluşan tepkileri göğüslemek için meclise getirdiği iç güvenlik yasasına karşı halkın tümünün uyanık olması ve suni gündemlerle oyalanmayıp gerçek gündemi yakalaması gerekiyor.

tamerkyikci@yahoo.com

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle