YİNE O UÇAKLAR CAN ALDI

Ateş ocaklara düştü. Ülkemizde hiç mi hiç iyi şeyler olomuyon şeyler dedirten günler yaşıyoruz. Yine 4 askerimizin şehit haberiyle yurtça sarsıldık. Başımız sağolsun. Artık bu son olsun son. EMNİYET MÜDÜRÜMÜZ Önce ki gün bir konu da bilgilenmek için Edremit Emniyet Müdürü’müz Mustafa beyi ziyaret ettim. Güler yüzle karşıladı. Hemen çay kahve. ”Yok” dedim ”Kısa kalacağım.” […]

YİNE O UÇAKLAR CAN ALDI

Türkan ÖZDEMİR

Ateş ocaklara düştü. Ülkemizde hiç mi hiç iyi şeyler olomuyon şeyler dedirten günler yaşıyoruz. Yine 4 askerimizin şehit haberiyle yurtça sarsıldık. Başımız sağolsun. Artık bu son olsun son.

EMNİYET MÜDÜRÜMÜZ

Önce ki gün bir konu da bilgilenmek için Edremit Emniyet Müdürü’müz Mustafa beyi ziyaret ettim. Güler yüzle karşıladı. Hemen çay kahve. ”Yok” dedim ”Kısa kalacağım.” Beni çok güzel aydınlattı. Çok yararlı sohbetimizden sonra teşekkür ederek ayrıldım. Ve böylesine örnek devlet memuruna her zaman rastlamak malesef zor. Kendisine güzel tavrından dolayı tekrar teşekkür etmek istedim.

CEPLERİMİZ

Ne kadar çok hayatımızın içindeler şu cep telefonları. Bakıyorsunuz direksiyon başında bir eli cep telefonunda diğeri direksiyonda. Kimseyi gözü görmüyor. Sorumsuz. Rastgele. Aklı başka yerde trafik kuralları hak getire. Korna çalıp ikaz edince de ”Ne var?” diye soruyor birde.

Ayrıca kısa yolculuklarda da otobüsün içinde de evindeymiş gibi sohbet edenler. Bedavaları .k ya konuş konuş bitmez. Neyse 15-20 dakikalık mesafeler. Sabrediyorsunuz. Ceza çare değil. Eğitim eğitim eğitim.

ATLAR YOLLARDA…  TEHLİKEYE DAVETİYE

İnsan olarak ne kadar sorumsuzuz. Bize sunulan nimetleri, eşyaları hatta hayvanları ne kadar hoyratça kullanıyor, işimize yaramayınca da atıveriyoruz. Hele vefasızlıklar… Sokaklarda ki köpeklerden şikayet etmeyenimiz yok ama onları sokaklara salıveren yine bizleriz.

Atlar… Binek ve taşımada yükü çeken zavallı hayvanlar. Edremit Akçay arası yolculuk edenlerimiz o ana yollarda ki atları mutlaka görüyorsunuzdur. Bir yere bağlı da değiller. Başı boş orta refüjde, zaman zamanda trafiğin içinde. Daha önceleri de yazmıştım. Bunlarla kim ilgilenir?

Geçen belediye otobüslerimizden birinde yolculuk ediyorum yine o güzelim hayvanlar yollarda. Hemde kaç tanesi birden. Şoför İsmet ”Abla bunlar çok tehlike yaratıyor. Tedirginiz. Hayvan; yola da fırlayabiliyor. Her an can ve mal kaybına sebep olabilir” dedi. Sanırım bunlarla Çiftçi Malları’nın ilgilenmesi gerekiyormuş. Onlar hiç mi farketmiyor acaba?

İŞ İŞTEN GEÇMEDEN SAĞLIK ELDEN GİTMEDEN

Evet yine sigara yine sigara… Benim yakın çevrem arkadaşlarım fanatik bir Yeşilaycı olduğumu bilirler. Ne kadar mücadeleci, yer zaman gözetmeden ağzımı açtım mı kapatmadığımı da.

Geçen sabah erkenden kalktım. Elektrik faturasını ödemek için bankanın önüne geldim. Mis gibi bir Akçay sabahı. Henüz kömür kokusu yok, sobalar pek yanmamış anlaşılan ( ah jeotermal rüyamız bir gerçekleşse de havamız temiz kalsa Güre mahallesi gibi). İnsanlar yavaş yavaş gelmeye başladı. Vakit erken ama sıraya giriyoruz. Başlıyoruz sohbete. Zaman nasıl geçecek? Grubun içerisinden bir bey sigarayı yakıyor. Ben başlıyorum huzursuzlanmaya. Çareyi yavaşça uzaklaşmakta buluyorum. Bir başkası ”Abla dumandan kaçtı” diyor. Sigara dumanını havaya salan sonradan adının Bahattin olduğunu öğrendiğim bey ”Abla gel söndürdüm özür dilerim” dedi. Yüz buldum ya başladım sigara konferansına. Susturabilene aşkolsun. Banka açıldı. ”Abla” dedi ”Senin bu konuşman beni sigaradan caydırabilir. Eşim de sigaradan kanser oldu öldü. Bende daha 45 yaşındayım. Seninde dediğin gibi hiç birşey sağlıktan önemli değil” Hoşuma gitti. İnşallah boşa konuşmamışımdır.

Hoşça kalın, sağlıkla kalın.

 

Yorumlar

yorum