İNANÇLARDAN AMAÇ

                 İnanç insanı topluma yararlı, üretken, çalışkan, verimli, dürüst, namuslu ve ahlaklı bireyler yapmak için var edilmiştir. Dinden beklenen asıl amaç da İnsan gönlünün, nefsinin ve kalbinin ıslah edilerek kötülüklerden arınmasını sağlamaktır. İnançlardaki şekilsel ibadetler bu arınmayı sağlamaz, şekilsel ibadetler sadece inananlar için Tanrıya yaklaşma aracıdırlar. Allah insanı […]

İNANÇLARDAN AMAÇ

İbrahim Kızıler                 İnanç insanı topluma yararlı, üretken, çalışkan, verimli, dürüst, namuslu ve ahlaklı bireyler yapmak için var edilmiştir. Dinden beklenen asıl amaç da İnsan gönlünün, nefsinin ve kalbinin ıslah edilerek kötülüklerden arınmasını sağlamaktır.

İnançlardaki şekilsel ibadetler bu arınmayı sağlamaz, şekilsel ibadetler sadece inananlar için Tanrıya yaklaşma aracıdırlar. Allah insanı Özgür olarak yaratır. Beynini düşünmek, dilini konuşmak için yaratmıştır. Bir insanın fikirlerini ve konuşmasını yasaklamak Allah’ın yaratış felsefesinin yok edilmesidir. Yani bir nevi Allaha yasak uygulamaktır.

Allah’ın özgür olarak yarattığı insanın Düşünmesini ve düşündüğünü söylemesini engellemek Allaha şirk koşmaktır. Eğer insan oğlu düşünmeyecek ve konuşmayacak olsaydı Yüce Allah bu iki organı insanlara da tıpkı hayvanlara verdiği şekilde yaratırdı. Bizi yönettiğini iddia edenlerde karşıt yeni fikir ve söylemlerden korunmuş olurlardı.

Siyasette dini kullanmanın kolaycılığına kaçanlar, İnsanların dini inançlarını kendi siyasal ve maddi rantlarının devamını sağlamak için  kullanırlar, İnsan beyninin ürettiği tüm teknolojik ve elektronik aletleri şeytan icadı, kafir icadı olarak adlandıranların bu gibi aletleri ve vasıtaları kullanmalarını da salt bu din tüccarlığında  aramak gerekir.

Kur’an-ı Kerim’in açık ayetleri varken, bunlarla dalga geçip “Bakara-makara” diyerek hakaret edenlerin neden camilerden çıkmadıklarını, alınlarını secdeye koyduklarını düşünmek gerekmektir. Suyla alınan abdest sadece insanların el, ayak ve bazı organlarının dış yüzeylerinin temizlenmesine yarar, Su insan gönlünü, nefsini ve kalbini temizleyemez, çünkü bunları suyla yıkamanın mümkünü yoktur. İnsan gönlünü, nefsini ve kalbini temizleyecek araç, aracısız Tanrı inancıdır.

Tüm kadim din öğretileri içsel yolculuklarla Tanrıya ulaşıp , kalbi, gönlü ve nefsi kötülüklerden arındırmak için var edilmiştir. Hiçbir inanç tanrı ile yaratılanlar arasında aracı kabul etmez. Bütün dini öğretiler El’e-Bel’e-dil’e  sahip olma erdemini insanlara vermek ister, bunun içinde Hırsızlığı, kul hakkını, yetim hakkını, devlet malını çalmayı, yasaklar. Yani elinle koymadığını almamayı öğütler. Dedikodu yapmayı, gıybet eylemeyi, kötü konuşmayı, insanlar ve topluluklar arasında nifak tohumu saçmayı yasaklar, bunlar insanlar arası barış ve kardeşliğin sağlanabilmesi için olmazsa olmaz kurallardır. Zinayı, ve buna vasıta olacak girişimleri, Ahlaksızlığı, yasaklar. İslam inancında da bu böyledir, Hıristiyan inancında da, musevilik te de böyledir.

Varsın “Kubbeler miğferiniz, minareler süngünüz, camiler kışlanız, cemaatler  ordunuz ’’ olsun ve siz buraları ibadethane sayarak ibadet ettiğinizi söyleyin, Gönlünüzdeki kini, kibiri, garezi, iki yüzlülükleri, aymazlık ve doymazlıkları silemiyorsanız, insanlara eşit ve adaletli davranamıyorsanız, Hakk’ın özenerek kendi suretinde yarattığı insana sevgi ve saygıyı gönlünüzde yaşatamıyorsanız, nafile uğraşmayın.

Neresinin ibadethane olacağı ve Hakk’a ne şekilde ibadet edileceğini belirleme yetkisi de asla ve asla sizin değil, Hakk’ındır. İbadethane sayılma kararı insanların koyacağı yasalarla değil, Hakk’ın rızasıyla olur.

Hakk; Çatısı aydınlık, duvarları çağdaşlık, boyası akıl, kapsadığı alan özgürlükler olan, Ve kapısı sadece insan sevgisine açık olan Cemevlerimizin ne olduğuna karar verir. Kendisini Hakk’ın yerine koyanlar değil.

Bizim ibadetlerimizde ve kendi gönüllerimizde ibadethanelerimiz olduğunu iddia ettiğimiz  Cemevlerimizde savaş çığırtkanlıkları, aymazlık doymazlıkların üzerinin dini söylem ve fetvalar ile örtülmesi için gerekli naralar atılmaz, insanların mezhepleri hakkında ileri geri konuşulmaz, Allaha rüşvet olsun diye alınlar secdeye değdirilmez. CEMEVLERİNDE sadece Hakk aşkı ve Hakk’a olan sevda dillendirilir.

Allah iyi ve güzel davranmayı emreder, Tüm pislikleri, edepsizlikleri, kötülükleri, azgınlık ve doymazlıkları, kıskançlıkları yasaklar.

Hani bizim ülkemizde meşhur bir Ata sözümüz vardır. “kedi erişemediği ciğere mundar” dermiş, Allah insanları bu kediye benzetmesin yeter.

Selam olsun Hakk aşıklarına, Selam olsun Hakk’ı özünde görüp yaşatanlara.

İbrahim Kızıler

Yorumlar

yorum