“ERBAKAN DÜNYAYI MIKNATIS ALANINA ÇEKTİ”

Millî Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN vefatının dördüncü yılında bütün Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de çeşitli etkinliklerle anılıyor. İl ve ilçelerden yöneticilerin yanı sıra çok sayıda seveninin katılımıyla Cuma günü Altınoluk’taki Ayvalıburun Camiinde ruhu için mevlid-i şerif okundu, hatm-i şeriflerin duası yapıldı, katılımcılara etli plav, helva ve ayran ikram edildi. Burada bir konuşma […]

“ERBAKAN DÜNYAYI MIKNATIS ALANINA ÇEKTİ”

Millî Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN vefatının dördüncü yılında bütün Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de çeşitli etkinliklerle anılıyor.

İl ve ilçelerden yöneticilerin yanı sıra çok sayıda seveninin katılımıyla Cuma günü Altınoluk’taki Ayvalıburun Camiinde ruhu için mevlid-i şerif okundu, hatm-i şeriflerin duası yapıldı, katılımcılara etli plav, helva ve ayran ikram edildi. Burada bir konuşma yapan il başkanı Ömer TAŞKIN;

“Erbakan Hoca’nın büyük bir lider olduğu gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. O, dünyanın kritik bir döneminde devlerle mücadeleyi göze aldı.

Manevî ve maddî alanda çok iyi yetişmişti. Dünyada oynanan oyunları çok iyi biliyordu. Teşhisi kuvvetli, çözümü sağlamdı. İnsanlığın karanlık ve kâbusa sürüklendiği bir zaman diliminde ezilenler, mazlumlar ve mağdurlar için ümit ışığı oldu.

Bir konferansında, “Sayın Erbakan! İlim adamısınız, bu yaşta hâlâ kendinizi niçin parçalıyorsunuz?” şeklinde yöneltilen bir soruya şu karşılığı vermişti: “Ateşin içindeki çocuk `beni kurtar’ diye feryat ediyor, biz nasıl durabiliriz?”

Türkiye’yi merkeze almıştı. Çünkü bayrak burada düşmüş, buradan kaldırılması gerekiyordu. Sonra İslam dünyası! Çünkü asıl cevher oradaydı. Küllenen ateşin üflenmesi, uyuyan devin uyandırılması gerekiyordu.

Türkiye öncülüğünde İslam dünyası yeniden ayağa kalkıp dünyaya huzur ve barış getirmeliydi. Dünya Batılılara emanet edilemezdi. Merhamet, şefkat, iyilik ve güzellikleri içinde barındıran insanlara ihtiyaç vardı. Bunun mekânı İslam dünyasıydı.

Türkiye’den başladı ilk kıvılcım. “Önce ahlâk ve maneviyat” diyerek çıkmıştı yola. Bu milletin inancı, aslı, özü, tarihi olan Millî Görüş’ü anlattı yılmadan. Herkes yeni duyduğu bu sese kulak kabartıyordu.

İlk cemre düşmüş, ilk çiçek açmıştı baharın müjdecisi olarak. “Her bahar bir çiçekle başlar”dı.

Çiçekten rahatsız olanlar onu tahribe çalıştılar. Fakat lider gül yetiştirmekten bıkmadı.

Büyük bir inkılâp yaptı

1996’da koalisyon yoluyla iktidar oldu Millî Görüş. Erbakan da başbakan! İcraatları inkılap gibiydi. Havuz Sistemi ile Türkiye’yi sömürenlerin hortumları kesiliyor, bu kaynaklar halkın cebine aktarılıyordu. Denk Bütçe ile hesaplar netleşiyor, para kontrol ve denetim altına alınıyordu.

Türkiye’ye bolluk ve bereket gelmişti. Memur bir defada yüzde 50 zam alıyor, 6 ay sonra maaşı yeniden artırılıyordu. Bağ Kur’lunun aldığı 10’a katlanmış, onlar da maaş aldıklarının farkına varmışlardı. Rantiyeye giden para halkın cebine girmiş, dış borçlar hızla ödenmeye başlanmıştı.

Yalnız şu iki örnek bile, Erbakan Hoca’nın bir yıllık başbakanlığı döneminde dünyayı nasıl mıknatıs alanına çektiğini ortaya koyuyordu:

  1. Bu bir yılda terör durmuş, bir tek şehit cenazesi gelmemiştir.
  2. Filistin bölgesi daha önceleri kan gölüne dönmüşken, bu bir senede bir kişinin bile burnu kanamamıştır.

D-8 Hedefine Ulaşmalı

Erbakan Hoca, yalnız teorik görüşler ortaya koyan bir fikir adamı değil; onları ete kemiğe büründüren bir lider, uygulayarak gösteren bir kurmay idi.

D-8’lerle İslam âlemi ve dünyaya açıldı vizyonu. “Savaş değil, barış!”, “Sömürü değil, işbirliği!” diyordu.

İslam dünyasının nüfusu en yüksek 8 ülkesini bir araya getirdi.

Aslında hem Türkiye’de, hem de dünyada ortam çok da müsait değildi.

Erbakan Hoca, besmelesini çekip yola çıktı. Bu ülke liderlerine “Hadi bakalım, bu hayırlı işte sizi de görmek istiyoruz” dedi. Allah’ın yardımıyla başardı.

Erbakan Hoca’nın milletimizden bir isteği vardı: “Ey milletim, ne olur hiç olmazsa bir defa da ırkçı emperyalizmden önce siz anlayın beni.” diyordu. Ne yazık ki, milletimiz Erbakan Hocamızı vefatından sonra anlayabildi.

Erbakan Hoca geldi, mukaddes emanete sahip çıktı. Hiç davasından şüphe etmedi. Aldığı bayrağı son nefesine kadar taşıdı. Biz onun yenilgi kabul etmeyen mücadelesine şahidiz.

Bugün emanet Hoca’nın talebelerinde, Millî Görüş’çülerde! Şimdi, meydanlarda ona verdiğimiz sözü yerine getirme zamanı. Ne mutlu tuttuğu eli bırakmayan, verdiği söze sadık kalanlara!

Vefatının dördüncü yılında merhum ERBAKAN hocamızı hayırla yad ediyor, onun açtığı yolda yürüyüşümüze devam edeceğimize söz veriyoruz.” dedi.

Erbakan’ı anma etkinliklerinin değişik ilçelerde gerçekleştirilecek proğramlarla 8 Mart Pazar gününe kadar devam edeceği açıklandı

Yorumlar

yorum