ORTAK AÇIKLAMA EŞİTTİR SEÇİM İTTİFAKI

Karşılıklı birbirini suçlamalar, top senin tarafında yok benim tarafta, görüşmeler, çözüm süreci çıkmaza girdi her an son bulabilir derken sonunda AKP ile terör örgütünü temsilen HDP heyetinin beraber yaptıkları açıklamayla süreç yeni bir aşamaya taşınmış oldu. İmralı’daki terörist başının silah bırakma açıklamalarını içeren ve 10 maddeden oluşan metni okuduğumuzda karşımıza ne çıkıyor? Bence yeni hiçbir […]

   ORTAK AÇIKLAMA EŞİTTİR SEÇİM İTTİFAKI

Tamer KAYIKÇI

Karşılıklı birbirini suçlamalar, top senin tarafında yok benim tarafta, görüşmeler, çözüm süreci çıkmaza girdi her an son bulabilir derken sonunda AKP ile terör örgütünü temsilen HDP heyetinin beraber yaptıkları açıklamayla süreç yeni bir aşamaya taşınmış oldu.

İmralı’daki terörist başının silah bırakma açıklamalarını içeren ve 10 maddeden oluşan metni okuduğumuzda karşımıza ne çıkıyor?

Bence yeni hiçbir şey yok! Dolu bir şey de yok! Açıklamalar öylesine soyut bir şekilde yazılmış ki içine ne isterseniz doldurabilirsiniz.

Ele avuca dokunan somut tek bir şey var: yeni anayasa!

Bu maddeden de anlaşılacağı gibi alelacele bir şekilde açıklanan bu metnin esasen AKP ile HDP arasında bir seçim ittifakının yapılmasıdır. Yeni anayasa yapmak da önümüze avuç olarak konmuştur. Bu nedenle meclis çoğunluğunun sağlanması için oyların kendilerine verilmesini isteyecekler.

Seçim öncesinde her iki partinin topluma dayatacağı ana konu bu! Yeni Anayasa!

Ekonomisi çuvallayan, dış politikası sıfırlanan, laik çağdaş dünyadan iyice uzaklaşan, adalet sisteminin yerle bir edildiği bir enkazla seçimlerde uğrayacağı hüsrandan çekinen AKP’nin Haziran seçimlerinde halka sunabileceği tek seçenek olarak kalan bu ülkenin terör örgütüyle pazarlanmasıydı. Onu da görmüş olduk.

Ortak açıklamada öne çıkan en olumlu konu silahların bırakılması için yapılan çağrıdır. Konu ne olursa olsun silahların gölgesinde yapılan bir görüşmeden güzel şeylerin ortaya çıkması mümkün değildir. Olsa olsa yarınki problemlerin alt yapısını oluşturmuş olursunuz. Silahların susması en başta yitip gidecek onca insanın da hayatının kurtulması demektir.

Başka bir açıdan bakarsak aslında gelinen noktada devletin terör örgütü karşısında diz çöktürüldüğünü, yenildiğinin de resmedilmesidir son yapılan ortak açıklama.

AKP 13 yıl önce iktidara geldiğinde neredeyse sıfırlanmış bir terör örgütüyle karşı karşıya kalmıştı. ABD’nin o dönemde Ortadoğu’da sınırlar yeniden çizilecek deyip Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında bizimkini de eş başkan gibi süslü laflarla yağlayıp paklayıp yanlarına alarak çıktıkları bu yolda sonuca ulaşmak üzereler.

Irak’ın parçalanması, ardından özgürlükler getirecek dedikleri Arap Baharı ile var olan özgürlüklerin de elden gitmesi, devletlerin parçalanması, savaşlar ile milyonlarca insanın yerlerinden yurtlarından edilmesi sonucunda toz duman içinde kalan bir Ortadoğu.

Kendisine Ortadoğu’da İsrail gibi her koşulda bağlı ve bağımlı kalacak ikinci bir yapı oluşturmaya çalışan ABD’nin bir kürt devleti peşinden koşması BOP’un en kritik hedeflerinden bir tanesiydi. Bu oluşum için Irak ve Suriye’de gerekli alt yapı hazırlanmış oldu. Geriye Türkiye’den de bir parçanın koparılması kaldı ama Irak ve Suriye kadar kolay lokma olmayacağını bildiği Türkiye için çok özel bir proje geliştirildi ve uzun yıllar boyunca bu proje adım adım gerçekleştirilmeye başladı..

Ecevit başkanlığındaki üçlü koalisyon hükümetin çökertilmesini, ardından bu proje kapsamında kurulan AKP ve koalisyon ortağı, ABD’nin maşası Gülen Cemaatiyle beraber Türkiye’deki üniter yapının en büyük güvencesi ordunun çökertilmesi ve yine sıfırlanmış PKK terörünün tekrar patlamasına göz yumulmasına bu gözle bakın.

Ordunun ve aydınların soluğunu kesmek için uydurulan Ergenekon ve Balyoz davalarını bu açıdan bakarak değerlendirmeye çalışın.

13 yıl önce dağlarda terörü sıfırlayan asker kadrolarının nasıl örgüt üyesi yapılarak içeri atıldığını unutmayalım.

Kayserilin babasının eşeğini boyayıp tekrar babasına satmaya kalkması gibi 13 yıl önce bitmiş olan terörü bugün tekrar bitiyormuş gibi gösterip, bunun anayasal alt yapısını oluşturmak için halktan oy istemek şark kurnazlığından başka bir şey değildir. Getirmek istedikleri yeni anayasa ile bölünmüş bir Türkiye ve Sevr’de yırtıp attığımız kürt devletinin yeni komşumuz olarak doğmasıdır.

Keşke silahlar gerçekten susabilse. Keşke devletin üniter yapısı bozulmadan var olan sorunlar demokrasinin geliştirilmesiyle yapısal olarak çözümlenebilse. Fakat 15 yıllık yakın tarih bu dileklerimizi keşke düzeyinde kalmaktan başka bir seçenek bırakmıyor. AKP ile PKK’nin temsilcisi HDP’nin adı konmamış bu seçim ittifakını görmemiz gerekiyor.

tamerkayikci@yahoo.com

 

Yorumlar

yorum