CUMHURİYET HALK PARTİSİ

Geçenlerde bir yazı okumuştum,(Kaynağını tam olarak hatırlamıyorum) CHP için aynen şöyle yazıyordu orada; Ben Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) nin bir üyesiyim. Biliyorum ve inanıyorum ki benim gibi tüm Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olan dost ve arkadaşlarım, bu üyeliğin kendileri için bir onur ve gurur kaynağı olduğuna inanırlar. Çünkü bu parti Cumhuriyeti kuran kadroların, Sevr antlaşması […]

CUMHURİYET HALK PARTİSİ

İbrahim KızılerGeçenlerde bir yazı okumuştum,(Kaynağını tam olarak hatırlamıyorum) CHP için aynen şöyle yazıyordu orada; Ben Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) nin bir üyesiyim. Biliyorum ve inanıyorum ki benim gibi tüm Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olan dost ve arkadaşlarım, bu üyeliğin kendileri için bir onur ve gurur kaynağı olduğuna inanırlar. Çünkü bu parti Cumhuriyeti kuran kadroların, Sevr antlaşması ile Osmanlı’yı yok eden Emperyalistlere, işgal ettikleri  Anadolu toprağını dar etmiş ecdadımızın kurduğu bir partidir, ve Cumhuriyetimizle aynı yaştadır. Cumhuriyet Halk Partisini kuran kadrolar emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine karşı direnişi örgütlemişler, anti emperyalist düşünceyi Anadolu da hakim kılmışlardır. Cumhuriyet Halk partisini kuran kadrolara baktığınızda hemen hemen hepsinin milli mücadele içerisinde fiilen var olduklarını Anadolu milli mücadele tarihinde destan yazdıklarını  görürsünüz. Cumhuriyet Halk Partisi Yönünü çağdaşlığa dönerek hilafeti kaldıran, saltanatı yok eden, Şeriat’ı kırarak laikliği getiren, ümmetçiliği yıkıp, kıyasçılığı gömen partidir. Atatürk’ün hedef gösterdiği “muassır medeniyet” yolunda ilerlemeyi savunmaktadır. İşte bunun için Cumhuriyet Halk partili olmak onur ve gurur verir insana.

Cumhuriyet Halk Partisi bugün ülkemizin en güçlü partisidir. Tam 90 yıldır dimdik ayaktadır. Diğer partilere baktığınızda ömürleri üç beş yılla on, on beş yıl arasındadır. Hepsi bir dönem var olmuşlar ve bilahare siyasi hayatta varlıklarını sürdüremeyerek yok olup kapanmışlardır. Cumhuriyet Halk Partisi;  Binlerce yıllık Anadolu kültür ve hayatının, siyasal ve sosyal yaşamının, acısının, direncinin, sevincinin, ulus olma bilincinin adı olduğu için 90 yıldır dimdik ayaktadır.

Son dönemlerde CHP kendi kuruluş felsefesinden uzaklaştırılmak istenmektedir. Partiye yeni katılan bazı isimlerin, Hem Atatürk ile, hem de CHP sinin geçmişi ile hesap kitap içinde olduğu hepimizin malumudur. CHP Cemaatçılarla dirsek teması içerisinde görterilmeye çalışılmakta, Fethullah Gülen’e yakın olduğu iddia edilen bir çok kişinin partinin önemli mevkilerine getirildiği iddia edilmektedir. Yani CHP bugün kurulduğundan bu yana en büyük ve insafsız  bir saldırı ve karalama kampanyası ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bütün diğer siyasi partiler Ülkemizi kaos ortamına sürükleyen, 80 ve 90’lı yıllarda ülkemizi kan gölüne çeviren yasa dışı emperyalist destekli örgütlerle pazarlık masalarından kalkmayan, Demokrasiyi bir hedef olarak değil de, 90 yıllık cumhuriyetimizle hesaplaşmak için bir araç olarak görenleri  ve onların iktidardaki AKP’sini eleştirecekleri yerde, şu anda ana muhalefet partisi durumundaki CHP yi eleştirmektedirler. Bu da akıllarımıza çok değişik senaryolar getirmektedir. TBMM sinde “İç güvenlik yasa tasarısı” adlı 12 eylül darbecilerinin bile aklına gelmeyen  faşist yasa maddelerini sille tokat milletvekili döverek çıkartmaya çalışan AKP yi eleştirmeleri gerekenlerin, neden vurun abalıya misali habire CHP si ve onun kuruluş felsefesine saldırmakta ve eleştirmekte olduklarını da anlamak çok zor.  CHP’nin kuruluş felsefesinden, geçmişinden  ve emperyalist planları bozacağından korkanlar ile , Atatürk isminden ve “TC” den rahatsız olanların koro halinde saldırdığı ve yok etmeye çalıştığı bir parti durumuna getirilmiştir.  CHP Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş tek partidir. Cumhuriyet Halk Partisi Emperyalistler tarafından yıkılarak parçalanan Osmanlı’nın külleri arasından bir devlet yaratanların partisidir. Cumhuriyet Halk Partisini yaşatmak demek, Atatürk’e kefere kemal, beton kemal diyenlere rağmen CHP’ye ve onun kuruluş felsefesine  sahip çıkmak demektir. Atatürk’e ve dava arkadaşlarına sahip çıkmak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi emperyalizm ve onun yerli işbirlikçilerine karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele edenlerin adresi olmalıdır.

Atatürk’ün kurduğu “yönünü ve yüzünü” onun gösterdiği çağdaşlığa ve modernizme  dönmüş olanların yaşattığı bu parti tekrar yönünü tabanına çevirmiş ve üye bazında, yargı denetiminde ön seçimi kararlaştırmıştır.

İktidara geldikleri 2002 yılından itibaren Anadolu coğrafyasında insanları etnik ve dinsel ayrımcılığa tabi tutarak kutuplaştıran ve ötekileştiren, İnsan hak ve özgürlükleri bağlamında tüm haklarımızın önüne set çeken, Emek ve emek örgütlenmeleri, iş ve işçi güvenliği, sendikalar, kadın hakları konularında hiçbir iyileştirme yapmadığı gibi bütün bunlarda geriye gidişi sağlayan, eğitimin eğitimsizliğe dönüştürülmesi, emeklilerin maaşlarının yoksulluk  sınırının altına çekilmesi gibi durumları uygulayan, Hırsızlık, yolsuzluk, partizanlık ve yandaşlıkta sınır tanımama gibi iddiaların ayyuka çıkmasına rağmen, inatla bunları soruşturmayan, buna rağmen dini söylem ve nutuklardan vazgeçmeyen AKP Ülkemizin içinde bulunduğu kaos ortamının da yaratıcısıdır. Bu karanlık iktidardan kurtulmak zorundayız.

CHP’lilere bundan sonra düşen görev ilimizde ve tüm ön seçim yapılacak illerde Emeği, iş güvenliği ve işçiyi, emek örgütlenmesini, insan hak ve özgürlüklerini savunan, CHP’nin kuruluş felsefesini ve amacını benimsemiş, yeniden kurtuluş mücadelesi verebilecek ruha sahip adayları tesbit ederek 29 Mart tarihinde yapılacak önseçimde onları desteklemek olmalıdır. CHP’liler onun bunun adamlığından kurtulup milletin vekilliğini yapacak olanları bulmak zorundadır. İşine geldiğinde CHP’li işine gelmediğinde CHP’ye tu kaka diyenlerden, kurtulmak zorundadır.

İbrahim Kızıler

Yorumlar

yorum