YGS YAKLAŞIRKEN !

Merhaba değerli okurlar.  Bu hafta sonu güzel ülkemin mazlum gençliği 2 saat 40 dk’ lık bir sınav verecekler.  Tabiki her çözülmemiş meselede olduğu gibi eğitim alanında da kendi gençlerini en çok örseleyen gereksiz stres ve kaygılar ile onları geleceğe en mutsuz hazırlayan ülkelerden biriyiz. Gereksiz yorgunluk yaratmada resmen dahi sayılırız ülke olarak. Bu 160 dk […]

YGS YAKLAŞIRKEN !

Öner KARADAĞ

Merhaba değerli okurlar.  Bu hafta sonu güzel ülkemin mazlum gençliği 2 saat 40 dk’ lık bir sınav verecekler.  Tabiki her çözülmemiş meselede olduğu gibi eğitim alanında da kendi gençlerini en çok örseleyen gereksiz stres ve kaygılar ile onları geleceğe en mutsuz hazırlayan ülkelerden biriyiz. Gereksiz yorgunluk yaratmada resmen dahi sayılırız ülke olarak. Bu 160 dk öyle bir kısa zaman dilimi öyle ezici bir psikoloji ki ancak yaşayan bilir. Hem öncesinde çok emek verilen aylar hem anne babaya mahçup olmama duygusu hem toplum baskısı hem öğretmenlerin kurumların beklentilerini düşününce insan oldukça yıpranabiliyor.  hele ki sınavın birde ergenlik çağına denk geldiğini düşünürsek gençlere verilmesi gereken desteğin önemi iyice ortaya çıkıyor.  Bakınız üniversitelerde neden bilimsel araştırma konusunda dünyanın gerisindeyiz diye yıllardır tartışılır, akademik gerekçeler bulunur raporlar tutulur ama nedense iktidarlar bunları dikkate almaz kendi kafasındaki gerici bağnaz düşünceyi dayatır ve bu kısır döngü harcanan sistemin ögüttüğü binlerce genci unufak ederek döner gider. Oysa ki neden bilime uzak neden üretmeye bu kadar soğuğuz cevabı basit : mutsuz bir genç ordusu var elimizde gir sınav çık sınav bezmiş öğrenmeyi sevmeyen okumayı eğlenceli bulmayan bir nesil birikti. Eskiler diyebilir ki biz çok okurduk şartlarımız şöyle zordu böyle zordu siyasi kavgalar vardı falan falan. Evet sizde haklısınız 70 li ve 80 li yıllar sonrası çok apolitik  bir nesil geldi ve şimdide onların çocukları geliyor. Ama yaşama şartlarının iyileşmesi eğitimin kaliteli hale gelmesi demek değildir.  Nüfus arttıkça kaliteli üniversite ve akedemisyen sayısı aynı oranda artmadı. Kontenjanlarda ki nispi artış hala girmeye çalışılan 10 kadar iyi üniversite olduğu gerçeğini değiştirmedi.  Üstelik çağ değişti çağın gerekleri değişti. Diyalektiği biliyorsanız bu değişimin kaçınılmaz olduğunuda biliyorsunuz zaten. Peki ne yapmalıya hep aynı cevabı veriyoruz gençlere anlayışla yaklaşın, sevdiğinizi her fırsatta belli edin. Disiplin ile hoşgörü dengesini iyi gözetin.  bu sınavlar bu zor süreçler elbirligi ile atlatılacak.  Suriyeliler üniversiteye sınavsız alınırken bizim çocuklarımızın emeğini şifrelerle kopyalarla calanlardan elbette hesap sorulacak. Bir gün sol vicdan bu ülkede iktidar olacak elbet ve bu insan Öğüten düzen değişecek.  şimdiden başarılar dilerim genç dostlarım ve onlarla birlikte terleyen ebeveynleri.  Saygılarımla.

 

GELİŞİM

ÖNER KARADAĞ

Onerkaradag@hotmail.com

 

Yorumlar

yorum