DEMOKRASİ VE SEÇİM

Öncelikle konuya Demokrasi nedir diye başlamak gerekir. Genel anlamda Demokrasi günümüz dünyasında; Tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir diye tarif edilir. Yunanca “dimokratia” sözcüğünden türemiş olup, Türkçeye, Fransızca démocratie sözcüğünden geçtiği kabul edilen, Genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilir. Buna rağmen,  üniversiteler, işçi ve işveren […]

DEMOKRASİ VE SEÇİM

İbrahim KızılerÖncelikle konuya Demokrasi nedir diye başlamak gerekir. Genel anlamda Demokrasi günümüz dünyasında; Tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir diye tarif edilir. Yunanca “dimokratia” sözcüğünden türemiş olup, Türkçeye, Fransızca démocratie sözcüğünden geçtiği kabul edilen, Genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilir. Buna rağmen,  üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı  sivil toplum örgütleri , siyasi partiler, spor kulüpleri ve dernekler de demokrasi ile yönetilebilirler.

Demokrasi; diğer yönetim şekillerinin arasından sıyrılarak günümüzde en yaygın olarak kullanılan devlet sistemi haline gelmiştir. Artık siyaset bilimciler hangi sistemin daha iyi işlediğinden çok, hangi demokrasinin daha iyi işlediği tartışmalarına girmişler ve liberal, komünist, sosyalist, muhafazakar, anarşist ve faşist düşünürler kendi demokratik sistemlerinin erdemlerini ön plana çıkarmaya çalışmışlardır. Bu sebeple demokrasinin çok fazla sayıda değişik tanımı oluşmuş ve demokrasi kavram kargaşası içerisine sokulmuştur.

Demokrasinin tanımı tartışması günümüzde hala devam eden bir tartışmadır. Bunun sebepleri: ülkelerdeki bazı kurumların, sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin görüşlerini haklı çıkartmak adına demokrasi tanımını kullanmalarıdır, Ülkemizde de İnsan hak ve özgürlüklerinin alabildiğince kısıtlanmış  olmasına, TBMM’sinde muhalif parti milletvekillerine sille tokat saldırı yapılmasına rağmen “İleri Demokrasi” tarifi yapıldığı gibi.

Konumuz Demokrasi ve Seçim olunca ülkemizde ki siyasi partiler, Parti adayları ve partinin üyelerinin de demokrasiden ve özellikle de Parti içi demokrasiden ne anladıkları önem kazanmaktadır. Bir insanın gönül verdiği, kendi fikrini ve ideolojisini yansıtan ve savunan bir partiye üye olmasından daha doğal bir şey yoktur. insanların davalarına sahip çıkmak ve korumak adına yaptıkları basit eylemlerdir siyasi partilere üye olmak. Kişi  kendince bir fikir sahibi olur ve bu fikrin savunucusu olduğunu düşündüğü partiye üye olur. çalışmalara katılır. Kendisini temsil edeceğine inandığı, fikirlerine değer verdiği kişileri değerlendirir , Parti içinde onları destekler, onlar adına çalışmalar yapar, tanıtmaya çalışır. Bu parti içi demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. Bundan dolayı hiçbir üye suçlanamaz ve dışlanamaz.

Parti içi yarış sonuçlanıp adaylar belirlendikten sonra her üye ve partilinin yapması gereken, seçilen adayın adına bakmadan parti için çalışmak olmalıdır. Son dönemlerde maalesef CHP içerisinde kendisinden başkasına hak tanımayan, Ben yoksam neden çalışayım, Seçilen aday çalışsın diyen parti içi demokrasiden hiç nemalanmamış kişiler türemiştir. Yıllardır Parti içerisinde kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayanlar yüzünden de CHP çok şeyler kaybetmiştir. Geçtiğimiz dönemlerde Bu gibiler partide bir yerlere gelemeyince hemen karşı partilerle dirsek temasına geçmeyi kendilerine hak görmüşlerdir.

Şimdi seçim kapıdadır, aday adaylığı başvuruları bitmiştir, CHP yargı denetiminde 29 Mart günü üye bazında önseçim yapacaktır. Bütün CHP üyelerinin çok dikkatli oy kullanmaları gerekmektedir. Mevcut aday adayları arasında benden sonrası tufan diyen, Ben yoksam bana ne CHP’den diyebilecek olanlardan, Etnik ve dinsel temelli politika sevdası olup bu Faşist düşüncelerini bir şekilde bugüne kadar saklamayı başarabilen adayları tesbit edip, onları liste dışı bırakmak öncelikli amacımız olmalıdır. Bu gibi ben merkezli düşünen, Faşist fikirlileri bu partiden silmeliyiz. Bu seçimler ülkemiz için, Laik, demokrat, çağdaş düşünen insanlarımız için, yurtseverler için, cumhuriyet kazanımlarından vaz geçmeyenler için, Gerçek dindarlar için, azınlıklar için, özellikle bu iktidarın ötekileştirdiği ve dışladığı gruplar için son şanstır. Beğenmesek te  AKP iktidarı öncesinde  eksiklikleriyle birlikte var olan demokrasimize ve devletimize sahip çıkacağız, Yada karşı devrimcilere, kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayanlara kendimizi ve ülkemizi teslim edeceğiz. Bugün AKP karşısında iktidara en yakın parti olan CHP sine sahip çıkarak önce bu karanlık iktidardan ve yandaşlarından kurtulmalıyız.

İbrahim Kızıler

 

Yorumlar

yorum