İSTİKLAL MARŞI…

Bu hafta İstiklal Marşımızın kabul edilmesinin 94.yıldönümü idi. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz İstiklal Marşımız üzerine olacaktır. Önce Ulusal marşlar ve ortaya çıkışları üzerinde duralım.Bir devletin devlet olabilmesi için sınırları belli bir toprak ve onun üzerinde egemenliğini belirten bayrak  ve bir de ulusal marşı olması lazım gelir.Eski dönemlerde devletlerin bayrakları mevcutken ulusal marşları yoktu.Bugünkü anlamda […]

İSTİKLAL MARŞI…

Sinan Kahyaoğlu

Bu hafta İstiklal Marşımızın kabul edilmesinin 94.yıldönümü idi. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz İstiklal Marşımız üzerine olacaktır. Önce Ulusal marşlar ve ortaya çıkışları üzerinde duralım.Bir devletin devlet olabilmesi için sınırları belli bir toprak ve onun üzerinde egemenliğini belirten bayrak  ve bir de ulusal marşı olması lazım gelir.Eski dönemlerde devletlerin bayrakları mevcutken ulusal marşları yoktu.Bugünkü anlamda devletler birbirlerine elçiliklerde açmamışlardı.Bugünkü kurumların çoğu sanayi devriminden sonra ortaya çıkmış kurumlardır.1789 yılındaki Fransız İhtilalinden sonra Avrupa’da ulusalcılık fikirleri yeşermiştir.Bu fikirler temelinde ulus devletler ortaya çıkmıştır.Teokratik devletler tarihe karışmıştır.Ulusal devletlerin ortaya çıkması ile Sanayi devrimi de başlamış ve pazar kavramları tartışılır olmuştur.Ulusal devletler aynı zamanda laik devletlerdir.Ulus devletler ile demokrasi de  yönetim şekli olmuştur.Bu devletler kendi aralarında ise elçilikler oluşturmuşlar ve devletler arası irtibatlarda ulusal marşlar okunmaya başlanmıştır.İlk ulusal marş 1825 yılında İngiltere’de kabul edilmiştir.Bu tarih ise aynı zamanda İngiltere’de Sanayi Devriminin başladığı tarihtir.Daha sonra diğer devletler de ulusal marşlarını kabul etmeye başlamışlardır.Osmanlı Devleti ise batılaşmaya 3.Selim ile başlamış ve 2.Mahmut ile devam etmiştir.1826 yılındaki Yeniçeri Ocağının kaldırılması ,zorunlu eğitimin kabulü ve vezirlikler yerine nazırlıkların kurulması büyük değişimin sadece bir kaçıdır.Köylerde de ilk muhtarlık seçimleri bu zamanda yapılmıştır.Bu dönemde ulusal marşların ortaya çıkmaya başladığı görülünce padişahlarda kendi adlarını birer marş besteletmişlerdir.2.Mahmut’tan sonra Abdülmecit,sonra Abdülaziz,Abdülhamit gibi padişahların hepsi kendi adlarına marş besteletmişler ve devletlerarası ziyaretlerde bu marşlar okunmuştur.Fakat her padişah değiştiğinde marş ta değişmekte ve dolayısı ile kabul edilen marş devletin değil padişahın olmaktadır.Bu durum ise karışıklıklara neden olmaktadır.Bu şekilde bir törende  Osmanlı milli marşı diye Aydede marşı çalınmıştır.

Kurtuluş Savaşı devam ederken aynı zamanda yeni devletin temelleri de atılmaya başlanmıştı.23.Nisan.1920 tarihinde TBMM Ankara’da açıldıktan sonra egemenlik fiilen millete geçmişti.1921 yılında ilk Anayasa kabul edildi.Bu yılın Ocak ayı içinde Yunan ordusu ile İnönü mevzilerinde savaş yapılmış ve ilk zaferimiz olan 1.İnönü zaferi kazanılmıştı.Bu aylarda ulusal marş için Maarif Vekaleti bir güfte yarışması açmıştır.Bu yarışmaya 724 şiir katılmıştır.Çanakkale zaferi için o güzel şiiri yazan büyük şair Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy ise yarışmanın ödülü olarak para konduğunu gördüğünden yarışmaya katılmamıştır.Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver bunun üzerine ısrar eder ve bu ısrara dayanamayan Mehmet Akif Ersoy yarışmaya bir şiir yazarak katılır.Yarışma sonucunda Mehmet Akif Ersoy’uun yazdığı şiir yarışmayı kazanır.12.Mart.1921 tarihinde Mehmet Akif’in şiiri İstiklal Marşı olarak kabul edilir.İstiklal Marşı on kıtadır.Her mısra 14 hecedir.İstiklal Marşının kabul edildiği tarih 1.İnönü zaferinden sonra 2.İnönü zaferinden öncedir.Marş zafer kazanan orduya ve onu destekleyen millete büyük bir moral kaynağı olmuştur.Daha sonra marşın bestesi için bir yarışma açılmıştır.Bu yarışmaya ise 24 beste katılmıştır.1924 yılında yapılan yarışmada seçici kurul Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etmiştir.Marş bu beste ile çalınmaya başlanmıştır.Bu beste 1930 yılına kadar çalınmıştır.Bu arada Cumhurbaşkanlığı senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör 1922 yılında İstiklal Marşı için bir beste yapmıştır.1930 yılında Osman Zeki Üngör’ün bestesi çalınmaya başlar ve bu beste yürürlüğe girer.Hala bu beste çalınmaktadır.Artık bu beste kulaklarımıza yerleşmiştir.Bazı müzisyenler bu bestede porozite bozuklukları olduğunu söylemektedirler.Bundan dolayı bestenin değiştirilmesini istemektedirler.Oysa beste değişirse Cumhuriyet düşmanları İstiklal Marşını sulandıracaklardır.Oysa İstiklal Marşı artık oturmuş ulusal marşımızdır.85 yıldan beri uluslar arası ilişkilerde devletimizi temsil etmektedir.Olimpiyatlarda sporcularımız  marşımızı gururla çaldırmaktadırlar.

Yarışma sonunda konulan ödül olan parayı ise Mehmet Akif Ersoy almamıştır.Kendisine yeni bir yarışma olsa bundan daha güzel bir şiir yazıp yazamayacağı sorulduğunda “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diye yanıt vermiştir.Evet dostlar Kurtuluş Savaşı bir zorlu savaştı.Ulu Önder Atatürk önderliğinde bu savaşı kazandık.Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Tanrı bir daha ulusumuza İstiklal Marşı yazdırmasın”.Bunun için Ulu Önder Atatürk’ün  yolundan şaşmayalım.Onun gösterdiği yolda ilerleyelim.Unutmayalım gemileri açık denizlerde dolaştıran pusulasıdır.Atatürk’te ulusumuzun zaman denizindeki pusulasıdır.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum