BALIKESİR  YÖRESEL HALK OYUNLARI GİYSİLERİ (1.BÖLÜM)

YÖRESEL GİYİM HAKKINDA BİLGİ 1930’lu yıllardan bu yana Balıkesir ilinde oluşan halk oyunları toplulukları Pamukçu Bengi Ekibi, Türkali Köyü Folklor Ekibi ve Dursunbey İsmailler Ekibi çeşitli il ilçe ve hatta yurt dışında Balıkesir ilini başarı ile temsil etmişlerdir. O yıllardan bu yana faaliyetlerini sürdüren bu toplulukların gösterilerde kullandıkları halk oyunları giysileri günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde […]

BALIKESİR  YÖRESEL HALK OYUNLARI GİYSİLERİ (1.BÖLÜM)

YÖRESEL GİYİM HAKKINDA BİLGİ

1930’lu yıllardan bu yana Balıkesir ilinde oluşan halk oyunları toplulukları Pamukçu Bengi Ekibi, Türkali Köyü Folklor Ekibi ve Dursunbey İsmailler Ekibi çeşitli il ilçe ve hatta yurt dışında Balıkesir ilini başarı ile temsil etmişlerdir.

O yıllardan bu yana faaliyetlerini sürdüren bu toplulukların gösterilerde kullandıkları halk oyunları giysileri günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde de bu halk oyunları giysileri kullanılmaktadır. 1960’lı yıllardan bu yana festivallerde, 1970’li yıllarda Yapı Kredi Bankası ve Milliyet Gazetesi’nin tertiplemiş olduğu halk oyunları yarışmalarında, 1981 yılından bu yana ise, her yıl düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı halkoyunları yarışmalarının ilk basamağı olan il yarışmalarında çeşitli ilçe ve köylerden gelen halk oyunları topluluklarında, özellikle kadın giysilerinde gözlenen değişiklik ve zenginlik hem renk hem de motif olarak dikkat çekmekte idi.  Son zamanlarda yapmış olduğum inceleme ve araştırmalar sonucu bu zenginliğin gerçekten yöremizde var olduğu ve bu giysilerin araştırılarak önce Balıkesir halk oyunları kültürüne daha sonrada Türkiye’nin kültür zenginliğine katmanın çok yararlı olacağına inananlardanım.

Dikkat çekici bir görüntü de, Balıkesir ilini çevreleyen Çanakkale, Bursa, Kütahya, Manisa ve İzmir gibi illerin halk oyunları topluluklarındaki erkek giysileri ile ilimizdeki halk oyunları giysilerinin farklılığı idi.

Kurtuluş savaşı yıllarında Aydın, İzmir, Manisa, Kütahya, Çanakkale ve Balıkesir illerindeki çetelerin varlığını, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında yadsınamayacak hizmetlerde bulunduklarını her Türk vatandaşı bilir. İlk kurşun atan illerin başında Balıkesir gelmesine rağmen çete giysilerinin halk oyunları giysilerine yansımadığı gözlenmiştir. Diğer illerde ise çete giysileri halk oyunları giysilerinde yer almaktadır. Bunun gerçekten araştırılması gereken bir konu olduğunu düşündüm. Benim yaptığım küçük çaplı bir araştırmanın sonunda, erkek halk oyunları giysilerinin komşu illerdeki zeybek giysileri gibi olduğu, ancak birçok aksesuarın oyun giysilerinde olmadığı gözlenmiştir.

Nitekim Balıkesir ilinde yayınlanan yerel TÜRK DİLİ gazetesinin 1958 yılı 8 TEMMUZ gününde başlayan değerli araştırmacı KEMAL ÖZER’in Balıkesir ve çevresindeki zeybek oyunları ve eski kıyafetler yazı dizisinde zeybek oyunlarında giyilen eski kıyafetleri 8 Temmuz tarihli ilk yazısının 5. ve 10. paragraflarında aynen şöyle açıklamaktadır:

“Evvelce bir kısım erkekler başlarına sarıklı fes ve umumiyetle fes giyerlerdi. Sarıkların kenarları işlemeli ve süslü idi. Bundan başka POÇU denilen kumaşlardan yapılmış sarıklar da kullanılırdı. Bellere kuşak ve kuşağın diğer çeşidi olan farbi (farba) sarılırdı. Kuşaklarda Bursa Horasan kumaşı şallarından yapılırdı. Elbise olarak el tezgâhlarında dokunmuş pamuklu yünlü şayaklardan yapılmış SALTA ve potura yakın şalvar giyerlerdi. Kuşakların üzerinde tabanca ve hançer bulunurdu. Ayakkabılar ise mest, lapçin (lapçın), koloş (galoş) ve çizme idi. Para cüzdanları elde örülmüş keselerdi. Bellerde meşinden yapılmış kemerler bulunurdu.

Zeybek oyunları hususi bir kıyafetle oynanır. Bu kıyafet dizler dışarıda kalmak üzere kısa, bol ve kıvrımlı dizlik, ayaklarda tozluk, belde kuşaklar, kuşakta tütün keseleri, yüz çevresi bulunur. Kuşağın üzerinde sarı ve siyah deriden silahlık ve beli dolayan bir kayış ile sımsıkı bağlıdır. Kollar uzun yırtmaçlı ve saçaklıdır. Meydanda dolaştığı zaman bu saçaklar kartal kanatları gibi havada halkalar süzülür efeye azamet ve heybet verir. Bu kıyafetler şimdi daha sadedir.

Mintan-gömlek üzerine kolsuz yelek üstünde yırtmaçlı sık kollu ve omuzdan bele kadar Düşen kanatlı cepken giyerler. Yelek ceplerinde gümüş kordonlu saat bulunur, boynunda göğse sarkan üçgen biçiminde bir meşin sallanır. Bu adeta göğüs kalkanının ufalmış bir örneğidir. Efelerin başında Trablus ve ipekten bağlamada vardır.”

Yine KEMAL ÖZER Balıkesir’de yayınlanan EKSPRES GAZETESİ’nin 12 Eylül 1964 Yılı sayısında (70-80) ve son (40-50) yıl evveline gelinceye kadar köylerde, kasabalarda umumiyetle erkekler dokuma yollu top kumaşlardan yapılan uzun entari ve daha zengince olan ağalar ise göğüsleri sırmalı işlemeli üç etek entari giyerlerdi. Siyah kaytan işlemeli, mavi çuha üzerine bürümcek beyaz veya çizgili, yakasız gömlek giyenler bellerine çeşitli renklerde işlemeli ipekli kumaş sararlardı. Bunun üzerinde işlemeli çevre, gömlek üzerine de “delme” dedikleri aynı renk çuha kaytandan sarkıntılı ve bunun üzerinde de cepken bulunurdu. Başında mavi çuha kaytanla işlenmiş renkli “poşu” boğaza da pullu ve iğne oyalı yazma dolanır ve sarılırdı.

Yine (30-40) yıl evvel hasetsen (hassaten olabilir) köylerde ve nadiren kasabalarda erkekler, kısa paçalı ucu dar pamuk bezinden gök don giyerler ve üstüne de yaşlılar mintan, gençlerde camadan giyerlerdi. Bellere kuşak sarılır ve kuşağın üzerinden silahlık kuşatılırdı. İhtiyarlar feslerinin üzerine beyaz ve bazen abani sarık sararlar, gençler ise yazma dolarlardı. Ayaklarında sivri burunlu ve yemeni pabuç bulunurdu.

KEMAL ÖZER aynı gazetenin 1964 yılının 17 Eylül ki sayısında “Siyah yemeni, yün çorap, tozluk ve püsküllü bağcık, şalvar” geniş ağlı ve diz boyundan siyah kaytan işlemeli “mavi çuha” üzerine bürümcük beyaz veya çizgili yakasız gömlek, belde rengârenk işlemeli ipekli kuşak üzerinde delme dedikleri aynı renk çuha kaytan işlemeli ve kaytan sarkıntılı, düğmeli, üzerinde cepken, mavi çuhadan kaytanla işlenmiş başta renkli poşu sarılır ve iğne oyalı yazma sarılır”  diyor.

KEMAL ÖZER Balıkesir’de eski kadın kıyafetleri ile ilgili şunları belirtiyor:

“Eskiden Balıkesir’deki kadınların başında tülbentlerin iç içe geçirilmesi ile yapılan hotoz denilen, kenarlarında zincirlere takılmış gümüş paralarla sıralanan başlık, sırtlarında ise kenarları oyalı veya sırmalı üç etekli entari bulunurdu. Bunlar şehir ve köydeki kadınlara göre farklı idi. Kulaklarındaki küpeler çok defa altındı. Sokağa çıkarken başlarına örtüler alırlardı ki Buna üstlük veya çar denilirdi. İç çamaşırları umumiyetle ipekli olup işlemeli idi. Bunlarda şehir veya köy kadınlarına göre değişirdi.

Pabuçlar lapçın şeklinde veya uzun konçlu potindi. Bugün kıyafetler tarihe karışmıştır”.

İlimizde halk oyunları ile ilgili bulunan çok az sayıdaki yazılı kaynaklarda yaptığımız araştırmalarda bu sadeleşmenin nedenleri ile ilgili bir bilgiye rastlayamadım.

Ahmet ŞENOL’un  “Türk Halk Oyunları” kitabındaki şu ifadeleri oyun giysilerinde süreç içindeki sadeleşmeye ışık tutmaktadır.

“kullanılan takı ve aksesuarlarda hareketi engellemeyecek bir yapıda olması oynanan oyunun anlatılmak istenen konu ile bir bütünlük arz etmesi gerekir. Takı ve aksesuarlarda kullanılan renk unsur ve giysideki renk armonisi oyunu desteklemeli ancak hareket anlatımını bastırmamalıdır. Daha açık bir ifadeyle bir kavga unsurunu dile getiren halk oyununda, kullanılan aksesuarların giyilen giysi parçalarıyla renk uyumuna dikkat edilmesi gerekir. Giysi parçalarının, hareketi kapatacak, hareketin yapılmasını engelleyecek şekilde olmaması sağlanmalıdır. Oyunun anlattığı konu ile ilgili olacak giysi parçalarının giyilmesi tercih edilmelidir.”

Bu bilgiler ışığında baktığımızda; 1930 yılından bu yana gösteri ve festivallerde sunularda bulunan Halk oyunları topluluklarının, gösterilerde hem görsel hem de hareketin belirginleşmesi, rahatça ortaya koyulması gereksinimi gibi nedenlerle giysileri sadeleştirmiş olma olasılıklarını düşündürmektedir.

Günümüzde, Balıkesir yöresinde geleneksel giyim araştırmaları; halk oyunları araştırmaları ile birlikte sürdürülmekte ve Balıkesir arşivine katılmaktadır.

Geleneksel kostümler bakımından Balıkesir yöresi oldukça zengindir. Eski dönemlerde kıt ekonomik kaynaklar olmasına rağmen, ortaya konulan kostümlerdeki estetik ve zevk, Balıkesir insanının güzellik anlayışını yansıtmaktadır. Balıkesir insanı rengârenk ve göze hoş gelen kostümler ortaya çıkarmıştır.

Balıkesir yöresinde eskiden giyilen kıyafetlerin ilin coğrafik ve kültürel yapısına göre farklılık arz ettiği söylenebilir. Köyden köye bile farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Ancak aynı kültür grupların yaşadığı köylerde kıyafetlerde temel unsurlar değişmemekte, çok büyük olmayan farklılıklar veya desen-motif farklılıkları olabilmektedir.

Balıkesir yöresinin Edremit Körfezi’ne bakan bölgelerinde hava daha ılıman olduğu için daha ince kumaşlara rastlanırken, doğuda dağlık bölgelerde kalın kumaşlara ve daha sıkı tarzda giyimlere rastlanılmaktadır.

Kültürel yapı açısından Balıkesir köyleri incelendiğinde kadın kostümlerinde farklılıkların olduğu görülmektedir. Ancak giysi parçalarının kullanım amaçları aynıdır. Erkek kostümlerinin kültürel gruplar arasında iç içe geçtiği, ayrıca erkeklerin geleneksel kıyafetlerini çok önceden terk ettiği görülmektedir. Günümüzde özellikle kadınlar açısından yöresel kıyafetlerini kullanan kimselere ve yerlere hâlâ rastlanabilmektedir.

Kadın giyimi açısından; Balıkesir’de şu ana kadar derlenen halk oyunları giysileri, Manav giyim tarzı; Yörük giyim tarzı; Türkmen-Tahtacı giyim tarzı; Çepni giyim tarzı ve Muhacir giyim tarzı olmak üzere beş farklı giyim tarzının olduğu gözlenmektedir.

Öte yandan eski dönemlerde köydeki gündelik yaşam kıyafetleri ile özel günlerde giyilen kıyafetler hemen hemen aynıdır. Ancak gelinin kıyafeti ve yakın akrabaların kıyafetleri düğün dönemlerinde gündelik yaşamda kullanılanlardan farklı olabilir veya düğünlerde gündelik giysiler değişiklikler içerebilir. Köy yaşamında kadınların kostümleri yaşa, medeni durum, geçim düzeyinin farklılığına göre de kısmi değişiklikler gösterdiği söylenebilir.

Balıkesir köylerinde oldukça sık kullanılan ferecenin (kıvrak gibi farklı adlandırmalar olabiliyor) ise; Osmanlının son dönemlerinde ortaya çıkmış bir giysi türü olduğu görülmektedir. Zira ferece yerel bir kıyafet olarak nitelendirilebilir ancak otantik ya da kültürel bir giyim türü olarak değerlendirilemez. Osmanlı’nın son dönemlerinde ortaya çıkmış ve günümüzde de hâlâ kullanılmaya devam eden bir giysidir.

Geleneksel erkek giyiminde yöredeki giysi parçalarının kullanım amaçları ve karakteristik yapıları hemen hemen aynı olup ova veya dağ kültürüne göre; giysinin görünümü oldukça farklılaşmaktadır. Dursunbey, Sındırgı, Kepsut ile Bigadiç’in doğu kesimlerindeki (Balıkesir’in dağlık kesimi) geleneksel kıyafetin genel görünümü canlı renklerin ve beyaz tonun hakim olduğu bir tarzdadır. Ancak 2007 yılında yapılan I. Balıkesir Yöresel Balıkesir Halk Oyunları Yarışması’nda ve 2010 yılında yapılan II. Balıkesir Yöresel Halk Oyunları Şenliğinde Sındırgı’yı temsil eden halk oyunları topluluklarının erkek kostümlerinde mavi renkli giysilerin kullanıldığı gözlenmiştir. Balıkesir’in ovalık kesimi ile Edremit, Burhaniye taraflarında ise, daha ağır renklerin ve mavinin çeşitli tonlarının hâkim olduğu giysi parçaları tespit edilmektedir.

Kırsal kesimlerde tespit edilen gündelik giyilen geleneksel kıyafetin ana parçaları; şayaktan dokunan aba potur, yelek ve kuşaktır. Dağlık alanlarda Yörük poşusu, yün çorap ve çarık söz konusu kıyafetin diğer önemli parçalarıdır.

 

Yorumlar

yorum