EDREMİT’İN YAYA GEÇİTLERİ

Dün, köşe yazısına başlamadan önce konuyu biliyordum ama test etmek için sokağa çıktım, Edremit merkezdeki yaya geçitlerini tek tek arşınladım ve kararı verdim yazının konusu Edremit’teki yaya geçitleri. Sanırım Edremit’te yaya geçitleri süs olsun diye var! Başka türlü, İlçe Emniyet Müdürlüğü önündeki yaya geçidinde normal yürüyüş adımıyla geçmeme rağmen kornaya asılmanın izahı yok çünkü. Evet, […]

EDREMİT’İN YAYA GEÇİTLERİ

İlker EKİCİ

Dün, köşe yazısına başlamadan önce konuyu biliyordum ama test etmek için sokağa çıktım, Edremit merkezdeki yaya geçitlerini tek tek arşınladım ve kararı verdim yazının konusu Edremit’teki yaya geçitleri.

Sanırım Edremit’te yaya geçitleri süs olsun diye var! Başka türlü, İlçe Emniyet Müdürlüğü önündeki yaya geçidinde normal yürüyüş adımıyla geçmeme rağmen kornaya asılmanın izahı yok çünkü.

Evet, Edremit’te sürücüler yaya geçitlerini eziyet sanıyor. Sanki trafik denilen şey yayaların değil de sadece araç sahiplerinin imtiyazı. Anadolu Lisesi önündeki yaya geçidinde, insan adımıyla karşıya geçiyorum, bir şoför “önüne baksana” diyor, “arabayı görmüyor musun” diyor. Belediyenin ilerisinden meydana açılan kavşaktan geçiyorum, bir jeep frene asılıyor. “Kör müsün koca arabayı görmüyor musun” diyor. Aynı şekilde minibüs şoförleri de aynı tepkiyi veriyor. Öyle tahmin ediyorum ki Edremit’te ehliyeti kasaplar federasyonu veriyor!

Trafik şube, “rutin” kontrol diye Akçay çıkışında araç durduruyor. Kent içinde tabelalar yok gibi. Koskoca Edremit’ten bahsediyoruz. Bir ucu Burhaniye sınırında, bir ucu Altınoluk’ta. Buraya köy muamelesi yapmak sorunun ana kaynağı. Bahsettiğim sorunun çözüm odağı belediye değil. Bunu çözecek olan karayolları ve trafik şube.

Mesela, trafik şube sadece Akçay yolunda çevirme yapacağına, İlçe Emniyet Müdürlüğü önündeki yaya geçidinde  de durabilir. Hem okul çıkışı hem ana kural yaya önceliği. Meydana açılan kavşağa yaya geçidi yapan akıl, sürücülere iki kelam edebilir, denetim yapabilir. Trafiği felç edenler yayalar değil, sürücüler.

Bu kentin yaş ortalaması yüksek. İnsanlar burada yavaş hareket eder. Ama sürücüler bu insanları adeta biçercesine geçip gidiyor. Kafamın almadığı şeyse şu: Edremit’e yurtdışında bir süre kalıp gelenlerin yayalara karşı hiçbir saygısı olmaması.

Avusturya’da, Almanya’da, Fransa’da yaşayıp öykünerek anlatırlar hani: Ya medeniyet orada kardeşim, yola ayağını attığın anda pat diye duruyor arabalar. Bir de bize bak!

Bunu söyleme hakkını kendilerinde bulan bu Avrupa görmüş potansiyel trafik canavarlarına deli oluyorum. Kardeşim, madem Avrupa’da bunu gördün, ne diye Türkiye’de uygulamıyorsun? Ne diye milletin üzerine araba sürüyorsun? Ne diye yaya geçidinde karşıdan karşıya geçene korna çalıyorsun?

Bu kadar eziyetin ortasında, insanca yaşayabileceğimiz bir kent güya Edremit. Yerel yönetim tek başına hiçbir şeydir. Yerel dinamikler karar alıcıları etkilemekle mükelleftir. İlla yaya geçidini kullananlar derneği mi kuralım?

Buradan; başta Edremit Kaymakamı olmak üzere, Trafik şube müdürüne ve Edremit’i yaşanabilir bir yer yapmak üzere çalışan çaba sarfeden herkese çağrımdır: Lütfen sürücülere ilişkin bu denetimi arttırın, gerekirse halk katılımıyla trafik eğitimi verin. Hadi biz genciz, o yolları koşar geçeriz. Ama bir gün, yaya geçidinde karşıdan karşıya geçerken bir amcaya, teyzeye araba çarpabilir. O olmasa bile, korna sesine heyecanlanıp kalp krizi geçiren çıkabilir.

Yarın geç olmasın.

Yorumlar

yorum