PERŞEMBENİN GELİŞİ ÇARŞAMBADAN BELLİDİR

Yıllar önce yapılan tartışmalardan biriydi. Ülkede bunca çok imam hatip okulu açılıp da oradan mezun olanların hepsi imam mı olacaktı? Oysa oradan mezun olanların büyük kısmının camilerde görev alması gibi bir dertleri yoktu. Büyük bir kısmı üniversitelerin yollarına düşecek ve peşinden koştuğu yüksek okulların başında hukuk fakülteleriyle siyasal bilimler gelecekti. Oradan mezun olduktan sonra savcı […]

   PERŞEMBENİN GELİŞİ ÇARŞAMBADAN BELLİDİR

Tamer KAYIKÇI

Yıllar önce yapılan tartışmalardan biriydi. Ülkede bunca çok imam hatip okulu açılıp da oradan mezun olanların hepsi imam mı olacaktı?

Oysa oradan mezun olanların büyük kısmının camilerde görev alması gibi bir dertleri yoktu. Büyük bir kısmı üniversitelerin yollarına düşecek ve peşinden koştuğu yüksek okulların başında hukuk fakülteleriyle siyasal bilimler gelecekti.

Oradan mezun olduktan sonra savcı olacaklardı, yargıç olacaklardı, kaymakam, vali olacaklardı. Oldular da!

Ayrıca polis oldular, öğretmen oldular, öğretmen olmakla kalmadılar tüm okulların müdürlüklerini aldılar, kısacası imam ve vaiz dışında her şey oldular.

Ülkede bunca fen, Anadolu ve diğer okullar varken neden bu valiler, kaymakamlar, savcılar, yargıçlar asıl amacı din adamı yetiştirmek olan imam hatip tünelinden geçirildiler?

Bunun cevabını yakın zamanda ülkenin dönüşümünü sağlamak için çeşitli kumpaslar kurularak açılan ve içine aydınlığın ateşini yakmış tüm çağdaş insanları atarak onları aşağılamak, yok etmek, sindirmek için kullanılan Ergenekon, Balyoz, Kozmik Oda, Oda Tv, askeri casusluk gibi davalara bakarak çok kolaylıkla verebiliriz.

Hiçbir somut delile dayanmadan yüzlerce insanı yıllarca içeride alıkoydular. İçlerinden bazıları bu işkenceye dayanamayıp intihar ettiler ya da öldüler.

Suçlananların önüne konulan delillerin hepsinin sanıklar tarafından somut örneklerle çürütülmesine, suçlamaların tutarsızlığına rağmen yargıçların hepsi de duvar kesilip görmemezlikten geldiler. Kendilerine verilen rolü en iyi şekilde yerine getirdiler. Hatta kozmik oda davasında orada ele geçirdikleri bilgileri nerelere servis ettikleri anlaşılınca belki de burada vatana ihanete kadar gidecek bir olayla karşılaşabiliriz.

Göreve getirilen valiler, kaymakamlar devletin yetkilisi olduklarını unutup iktidar partisinin il, ilçe başkanları gibi davranmaya başladılar. İçlerinden bazıları muhalif hareketleri bastırmak için yasal dayanak olmamasına rağmen bulundukları illerde sıkıyönetim varmış gibi hareket etmeye başladılar.

Okul müdürlüklerine atanmanın ilk şartlarından bir tanesi imam hatip kökenli olup olmadığına bakılması oldu. Sayelerinde bugün okullar camiye çevrildi.

Laikliğe karşı unsurların odak noktası olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından onaylanan ama nedense kapatılmayan AKP yıllarca işbirliği yaptığı Gülen Cemaati ile birlikte tüm polis okullarını cemaatin kontrolüne bıraktı. Şimdi onlardan nasıl kurtulurum diye çalmadık kapı bırakmıyor.

Yıllar önce imam hatip mezunlarının savcı, hakim, vali olmanın peşinde koşmaları sorgulanırken bugün geldiğimiz noktada sadece mevcut imam hatiplerin bu toplumu dönüştürmek için yeterli olmayacağı anlaşıldı ki tüm okulların imam hatip haline getirilmesi yolu seçildi. Okullardaki müfredata, yoğunlaştırılmış zorunlu ve seçmeli din derslerine bakınca bugün artık bütün okullar imam hatip diyebiliriz.

AİHM’in zorunlu din dersi kaldırılsın yönündeki kararına rağmen biz din dersi değil din kültürü ve ahlak bilgisi öğretiyoruz şeklinde savunma yapanlar birkaç gün önce Alevi kültürüne özgü eğitim verecek okulun temelini attıklarında aslında bu savunmanın ne kadar yalan olduğunu da göstermiş oldular. Alevi kültürüne özgü okul açıyorsan demek ki diğer okullarda din kültürü değil bal gibi din dersi veriyormuşsun.

İmam hatiplerin sayısı artıyor, diğer okullarda din dersleri çoğalıyor, hatta okul öncesindeki çocuklara bile artık din dersleri veriliyor ama ülkede yolsuzluklar, hırsızlıklar azalacağına daha da artıyor. Demek ki yolsuzlukların, hırsızlıkların önüne geçmek için öncelikle din dersi değil ahlak dersi verilmesi gerekiyor.

Yarın ne olacak?

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Şimdiye kadar sınırlı sayıda din eğitiminden geçirilerek köşe başlarına yerleştirilen yandaşlarla bu ülkede hukuk, adalet mumla aranır hale geliyorsa, toplum dönüştürülüyorsa yarın tüm okullardan imam kültürüyle yetiştirilecek milyonlarca yandaşla bu ülkede demokrasiyi, adaleti aramak mümkün olabilecek mi?

Toprağa domates ekip de patates yetişmesini bekleyemezsiniz. Ne ekmişseniz onu biçersiniz.

Yorumlar

yorum