ŞAİRHANE: Hazırlayan Hüseyin EROĞLU (Bu Hafta BAKİ YILDIRIM)

01.12.1945 tarihinde Adana ilinin Ceyhan ilçesinde doğdu. İlkokula 1952 yılında Cumhuriyet İlkokulu’nda başladı. Okuldan mezun olduktan sonra 11 yaşındayken babasını kaybetti. Maddi sıkıntılardan dolayı, öğrenime devam edemedi. Erken yaşta iş hayatına atıldı, hayatın zorluklarıyla mücadele etmeye başladı.   Askerliği 1965 senesinde Isparta 58. Er Eğitim Tugayı’nda, mağduriyeti nedeniyle kısa dönem -6 ay- olarak yaptı. Öğrenimim […]

ŞAİRHANE: Hazırlayan Hüseyin EROĞLU (Bu Hafta BAKİ YILDIRIM)

HÜSEYİN EROĞLU01.12.1945 tarihinde Adana ilinin Ceyhan ilçesinde doğdu.

İlkokula 1952 yılında Cumhuriyet İlkokulu’nda başladı. Okuldan mezun olduktan sonra 11 yaşındayken babasını kaybetti. Maddi sıkıntılardan dolayı, öğrenime devam edemedi. Erken yaşta iş hayatına atıldı, hayatın zorluklarıyla mücadele etmeye başladı.

 

Askerliği 1965 senesinde Isparta 58. Er Eğitim Tugayı’nda, mağduriyeti nedeniyle kısa dönem -6 ay- olarak yaptı.

Öğrenimim süresince berber, kunduracı, köşker, demircilik mesleklerinde çıraklık; kahvede garsonluk, lokantada bulaşıkçılık, sinemada gazoz, çekirdek satıcılığı yaptı.

 

İlkokuldan mezun olduktan sonra, mobilyacılık mesleğine çırak olarak başladı. Çeşitli usta’ların yanında yaklaşık 6 yıl boyunca mesleğin inceliklerini öğrenerek başarılı bir mobilyacı kalfası oldu.

 

Bir tesadüf sonucu, Ceyhan’da Foto Tanış unvanıyla bilinen Fotoğrafçı Musa Tanış’ın yanına işe girerek askere gidene kadar sürdürdü.

 

Askerlik dönüşü 1965 yılının sonlarına doğru Ceyhan İstasyon Caddesi lise yolunda Foto Baki unvanıyla küçük bir laboratuar açtı.

Daha sonraları orkestra kurarak düğün salonu işletmeciliği çay bahçesi işletmeciliği yaptı

 

1999 yılında Ceyhan Şairler Ozanlar Yazarlar Derneği’nin kurulmasında görev alarak bir süre de ikinci başkanlığını yaptı.

 

Âşık Baki Yıldırım, şiir söylemeye ne zaman başladığını hatırlayamıyor. Önceleri şiir söyleyenleri sürekli dinlediğini ve karşısındakinin eksikliklerini bulup değerlendirdiğini söylüyor. Bunun kendini geliştirdiğini de ekliyor. Âşıklığa başlamasına etki eden en önemli anısını şöyle anlatıyor: ‘Sene 1961. Arkadaşlarımla kahvede domino oynuyorduk. Birden bir hareketlilik başladı. Kahvenin ortasına bir masa ve o masanın da üstüne bir sandalye koydular. Ne olduğunu anlamaya çalışırken kahvecinin Âşık Veysel geliyor.’ dediğini duyduk. Geldi ve masanın üstündeki sandalyeye oturttular, şiir söylemeye başladı. Atatürk için yazdığı türküyü okudu. Okuma tarzı, şiirdeki milli duygu beni çok etkiledi. Ardından biri kahve tepsisini dolaştırıp para topladı ve toplanan paraları Âşık Veysel’e verdi.’

 

Âşıklığa başlamasına etki eden en önemli anısını böyle dile getiriyor. Aşık Baki Yıldırım, o yıllarda radyoda dinlediği ‘Arkası Yarın’ programlarında anlatılan hikayelerin de onu geliştirdiğini söylüyor. Annesinin de profesyonel olmasa da etkilendiği olaylardan maniler söylüyor olması, Âşık Baki Yıldırım’ı şiir söylemeye teşvik etmiş; daha küçük yaştan ona kulak aşinalığı kazandırmıştır.

 

Köyde, akşamları toplanıp ısınmak için ateş yakarlarmış. O ateşin etrafına oturup rahmetli İsa Saçlı’dan yaklaşık bir hafta sürebilen halk hikâyeleri dinlediklerini söylüyor. Ayrıca İsa Saçlı’nın çalıp söylediği türkülerle eğlenirlermiş.

 

Tüm bunlar, onun âşıklığa başlamasına ortam hazırlamış, onu teşvik etmiş ve kendini geliştirmesine olanak sağlamıştır. Tabiatı, güzeli, aşkı, sevgiyi, hayatı, toplumu ve toplumsal sorunları ele aldığı şiirlerindeki samimiyet, tatlı bir yaşanmışlık ve kendine has deyişler ön plandadır.

 

Âşık Baki Yıldırım, Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği sınav sonucunda ‘halk ozanı’ unvanını alan sayılı âşıklardan biridir.

Şair Baki Yıldırımın 5 kitabı ve birde şiir albümü vardır.

 

SOKAK ÇOCUKLARI

Sokakların çocukları

İlim irfan dokusunlar

Tüttürelim ocakları

Bu çocuklar okusunlar

Sokaklarda yatıyorlar

Dertlere dert katıyorlar

Bataklığa batıyorlar

Bu çocuklar okusunlar

Şefkat arar yürekleri

Okul olsun dilekleri

Bükülmesin bilekleri

Bu çocuklar okusunlar

Kulak verin çağrımıza

Şifa bulun ağrımıza

Hep basalım bağrımıza

Bu çocuklar okusunlar

BAKİ koruyun bunları

Sokaktan alın onları

İstikbal olsun sonları

Bu çocuklar okusunlar

13.06.2003

 

 

VATAN UĞRUNA

Biz öyle evladız ki can veririz vatana

Canımız kurban olur canı cana katana

Mekan-ı cennet denir bu toprakta yatana

Vatan yalnız can değil canımızdan tatlıdır

Vatan için can veren Mehmetler kanatlıdır

Ne bir karış toprağı ne de bir taş veririz

Şehit Mehmetler gibi, biz de yanar eririz

Vatan topraklarını böleni deviririz

Vatan yalnız can değil canımızdan tatlıdır

Vatan için can veren Mehmetler kanatlıdır

 

Nice şehitler vardır hepsi dimdik ayakta

Gazi Paşam yaşıyor gönlümüzdeki taht’ta

Hiç bir düşman giremez Mehmetler bekler hat’ta

Vatan yalnız can değil canımızdan tatlıdır

Vatan için can veren Mehmetler kanatlıdır

04-11-2004

Yorumlar

yorum