SABAHATTİN ALİ

Bu hafta ünlü şairimiz Sabahattin Ali’nin ölüm yıldönümü idi.Onu anlatan “Aldırma Gönül”isimli bir tiyatro Şükrü Tunar’da oynandı.Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz ünlü şair hemşehrimiz Sabahattin Ali üzerine olacaktır.Sabahattin Ali ülkemizin yetiştirdiği en büyük öykü ve şiir yazarlarındandır.Aşağı yukarı tüm eserleri Edremit ile ilgilidir.Kuyucaklı Yusuf romanı tamamıyle Edremit’i anlatır. Sabahattin Ali 1907 yılında Gümilcine’nin Eğridere […]

SABAHATTİN ALİ

Sinan KahyaoğluBu hafta ünlü şairimiz Sabahattin Ali’nin ölüm yıldönümü idi.Onu anlatan “Aldırma Gönül”isimli bir tiyatro Şükrü Tunar’da oynandı.Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz ünlü şair hemşehrimiz Sabahattin Ali üzerine olacaktır.Sabahattin Ali ülkemizin yetiştirdiği en büyük öykü ve şiir yazarlarındandır.Aşağı yukarı tüm eserleri Edremit ile ilgilidir.Kuyucaklı Yusuf romanı tamamıyle Edremit’i anlatır.

Sabahattin Ali 1907 yılında Gümilcine’nin Eğridere kazasında doğmuştur.Babası piyade yüzbaşısı Selahattin Ali’dir.1918 yılındaki Mondros ateşkes anlaşmasından sonra  emekli olmuştur.1921 yılı içinde Edremit’e  gelip yerleşmiştir.Bu sıralarda Edremit Yunan işgalindedir.Osmanlı Devleti’de tasfiye aşamasında olduğundan emekli memurlarına aylık verememektedir.Bundan dolayı Selahattin Ali  Edremit’te ekonomik bakımdan çok sıkıntı çekmiştir.Geçim kaygısı ile pek işe girip çıkmıştır.Sabahattin Ali ilkokula İstanbul’da başlamış,oradan Çanakkale ve Edremit’e okumuştur.İlkokulu Edremit’te bitirmiştir.İlkokuldan sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu’na girmiştir.Burada  beş yıl okumuştur.Bu öğrencilik yıllarında1926 yılında Balıkesir’de Orhan Şaik Gökyay’ın çıkardığı Çağlayan dergisinde ilk şiirleri yayınlanmıştır.Sabahattin Ali böylece yayın hayatına adım atmıştır.Eğitimini 1926 yılında  İstanbul Öğretmen Okulundan mezun olarak bitirmiştir.Mezun olduktan sonra bir yıl Yozgat’ta ilkokul öğretmenliği yapmış,sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak Almanya’ya gitmiş ve 1928-1930  arası orada okumuştur.Yurda dönünce Aydın ve Konya’da Almanca öğretmenliği yapmıştır.Konya’da 1932 yılında bir şiir nedeniyle tutulanmış ve 1 yıl Konya ile Sinop cezaevlerinde yatmıştır.Aldırma Gönül şiiri Sinop cezaevinde yazılmıştır.1933 yılında 10.yıl nedeniyle afla dışarı çıkmıştır.Çıkınca MEB’da Neşriyat müdürlüğünde çalışmaya başlamıştır.1935 yılında Aliye Hanım’la evlenmiştir.1936 yılında askere gitmiştir.1937 yılında kızı Filiz Ali doğmuştur.Askerden sonra 1938 yılında Musiki Muallim Mektebinde Türkçe öğretmeni olarak çalışmaya  başlamıştır.1940 yılında tekrar askere alınmış ve 1941 yılında terhis olmuştur.Terhis olunca Ankara Devlet Konservatuarında 1941-1945 yılları arası Almanca öğretmeni olarak çalışmıştır.

İçimizdeki Şeytan isimli romanı yüzünden görevden alınınca gazeteciliğe başlamıştır.Çalıştığı Tan ve Yeni Dünya gazeteleri tahrip edilince işsiz kalmıştır.Bunun üzerine Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz ile 1946-1947 yılları arasında Markopaşa,Malumpaşa,Merhumpaşa,  dergilerini çıkarmıştır.Bu dergilerdeki yazıları nedeniyle yine 3 ay hapis yatmıştır.1948 yılında tekrar bir dava nedeniyle 3 ay hapis yatmıştır.Çıkınca yazacak yer bulamamış ve yurt dışına çıkmak istemiştir.Yasal yollardan yurt dışına çıkamayınca Bulgaristan’a kaçmak istemiş ve ona rehberlik eden Ali Ertekin tarafından 2.Nisan.1948 tarihinde Bulgaristan sınırında öldürülmüştür.Ali Ertekin 4 yıl hüküm giymiş ama birkaç hafta yattıktan sonra çıkan afla kurtulmuştur.Bundan dolayı ölümü hala meçhuldür.Eserleri 1950 yılından beri  Bulgaristan’da tüm okullarda okutulduğundan bu ülkede çok tanınır.Bulgaristan’ın Eğridere kentinde 2007 yılında doğumunun 100.yıldönümünde büyük törenlerle anılmıştır.

Yazı hayatına şiirle başlamıştır.İlk öyküsü 1930 yılında Resimli Ay’da yayınlanmıştır.İlk romanı Kuyucaklı Yusuf 1937 yılında yayınlanmıştır.Şiirlerini 1934 yılında dağlar ve Rüzgar isimli kitapta toplayıp yayınlamıştır.Başka şiir kitabı yoktur.İçimizdeki Şeytan 1940,Kürk Mantolu Madonna-1942 yıllarında yayınlanmıştır.Durumunu Ali Baba dergisinde şu yazıları ile tanımlamıştır. “Çalmadan,çırpmadan,bize ekmeğimizi verenleri aç,bizleri giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç,bu kadar mihnetli,hatta bu kadar tehlikelimi olmalı idi?”

Şiirleri daha sonraları bestelenmiştir.Leylim Ley,Aldırma Gönül,Dağlar,Mapushane en fazla bilinen ve sevilen  türkülerdir.Bu türkülerde herkes kendinden bir şeyler bulabilir.Eserlerini Yapı Kredi Yayınları yayınlamaktadır.Fakir ünlü yazarın tüm eserlerini temin edip okudu.İçlerinde insanı buldu.Sıcaklığı dürüstlüğü,haksızlığa karşı dikilmeyi ,sevdayı,tasavvufu,hayatı buldu.Sizlere de tavsiye ederim. Kitapları her yerde satılmaktadır.Alın ve okuyun,okutun.Sabahattin Ali hala değeri tam olarak anlaşılmamış büyük bir yazarımız ve şairimizdir.Ona hak ettiği değeri verelim.Ayrıca bizim hemşehrimizdir.Edremit’te oturduğu ev hala ayaktadır.Edremit’e onun bir heykelinin dikilmesi ve bir okula onun adının verilmesi, Edremit’in ona vefasının ödenmesi olacaktır.Son yıllarda onun adına şiir veya öykü yarışmaları düzenleniyor.Bu çalışmalar güzel şeyler.O öyküleri ile Edremit’i tanıttı ve tanıtmaya da devam ediyor.Hasanboğuldu öyküsü bugün hala Edremit turizminin en önemli değerleri arasındadır.Çünkü bu öyküyü okuyanlar Hasanboğuldu göletini görmeye Edremit’e geliyorlar ve Beyobası yakınındaki gölete gidiyorlar.Sabahattin Ali’ye ;

“Başım dağ,saçlarım rüzgardır

Benim deli rüzgarlarım vardır

Ovalar bana çok dardır

Benim meskenim dağlardır,dağlar” dedirten Kazdağlarıdır.Bu şiirini Kazdağlarına bakarak yazmıştır.Ruhu şahendesi şad olsun.Işıklar içinde yat hemşehrim.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum