AKP’NİN İCRAATLARINDAN ÖRNEKLER-2(HAFIZALARIMIZI TAZELEMEYE DEVAM)

– DENİZ FENERİ yolsuzluğu için Almanya’da açılan davada 2 EYLÜL 2008 yılında Frankfurt Eyalet yüksek mahkemesinde davanın savcısı Kerstin LÖTZ davanın asıl faillerinin Türkiye’de olduğunu beyan etmiştir. Bu beyan üzerine Türkiye’de harekete geçen üç savcı Deniz Feneri hakkında soruşturma başlatmışlardır. Açtıkları soruşturmanın akabinde bu üç savcı apar topar görevlerinden alınmışlardır. Görevden alınan bu üç savcı […]

AKP’NİN İCRAATLARINDAN ÖRNEKLER-2(HAFIZALARIMIZI TAZELEMEYE DEVAM)

İbrahim Kızıler– DENİZ FENERİ yolsuzluğu için Almanya’da açılan davada 2 EYLÜL 2008 yılında Frankfurt Eyalet yüksek mahkemesinde davanın savcısı Kerstin LÖTZ davanın asıl faillerinin Türkiye’de olduğunu beyan etmiştir. Bu beyan üzerine Türkiye’de harekete geçen üç savcı Deniz Feneri hakkında soruşturma başlatmışlardır. Açtıkları soruşturmanın akabinde bu üç savcı apar topar görevlerinden alınmışlardır. Görevden alınan bu üç savcı hakkında da soruşturma açılmıştır. Deniz Feneri olayı hakkında üzerinden beş yıl geçtiği halde bir sonuca varılmadığı gibi akıbeti de belli değildir.

-TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’nın Avrupa kanadından 16 kişi daha önümüzdeki günlerde teslim oluyor. Bu kişilerin 3 gün içinde Türkiye’ye giriş yapacağı öne sürülüyor. Avrupa’dan Türkiye’ye gelecek olan PKK’lılarla ilgili aralarında DTP’nin de bulunduğu Barış ve Demokratik Çözüm Platformu üyesi sivil toplum örgütleri Makina Mühendisleri Odası’nda basın toplantısı düzenledi. “Barışın elçilerini selamlıyoruz” yazılı büyük bir pankart önünde hazırlanan ortak metni okuyan Havali Mengi, Mahmur ve Kandil’den sonra şimdi de Avrupa’dan gelecek olan PKK’lıları Türkiye’ye girişlerinde Barış ve Demokratik Çözüm Platformu olarak karşılayacaklarını söyledi.

–OSLO GÖRÜŞMELERİ, KANDİL’DEKİ PKK liderlerinden Mustafa Karasu, PKK ile devletin ilk kez masaya oturduğu Oslo görüşmelerine ilişkin açıklamalar yaptı. Oslo görüşmeleri resmi olarak 2008 Eylül’ünde başladı. Ama önceden dolaylı görüşmeler var. Aracılık yapan, uluslararası bir kurumdur. Dolayısıyla bazı büyük devletlerle ilişkili olma olasılığı da vardır. Görüşmeler Oslo’da olduğu için Norveç devletinin de bilgisi dahilinde olduğunu söylemek gerekir. Türk devleti ve PKK arasındaki ilk görüşme Eylül 2008’de yapıldı. İkincisi ya da üçüncüsü Mart 2009’da yapıldı. Seçimlerden sonra Mayıs’ta da görüşmeler oldu. Daha sonra Temmuz’da görüşmeler oldu. 2009 yazındaki Oslo görüşmeleri, aynı zamanda Önder Apo’nun bir Yol Haritası hazırlayarak devlete sunduğu sürece tekabül ediyordu.  O zaman MİT Müsteşar Yardımcısı ekibiyle geliyordu. Daha sonra 2009 Ağustos’unda, Yol Haritası’nın devlete verildiği süreçten sonra Hakan Fidan da görüşmelere katıldı. O zamanlar Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı/Başbakan Temsilcisi olarak görüşmelere katılıyordu.

-MİT-PKK GÖRÜŞMELERİ SIZDI.

Türkiye’de ses kayıtlarının gizlice kaydedilip internete sızdırılması girişimleri, dün MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı’yken, MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile birlikte PKK yönetcileri Mustafa Karasu ve Sabri Ok’la yaptığı görüşmenin kayıtlarının sızmasıyla zirve yaptı. Fidan, hem Öcalan’la hem PKK’lılarla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla ve ‘özel temsilcisi’ sıfatıyla görüştüğünü ifade ediyor.

-TERÖR ÖRGÜ PKK ile görüşüldüğünün basına ve kamuoyuna yansıması üzerine Recep Tayyip Erdoğan; Terör örgütüyle görüşen, şerefsizdir, namussuzdur! BİZİM DÖRT KEZ BUNLARLA(TERÖR ÖRGÜTÜ) BİR ARAYA OTURDUĞUMUZU SÖYLEME ŞEREFSİZLİĞİNİ YAPANLAR, BU ALÇAKÇA İFTİRA DA BULUNANLAR, BUNUN HESABINI HER YERDE VERECEKLERDİR”  Dedi.

–ULUDERE OLAYI, ROBOSKİ KATLİAMI, ULUDERE OPERASYONU ADINA NE DERSENİZ DEYİN Uludere’de 34 kişinin savaş uçaklarıyla bombalanmasının üzerinden 3 yıl geçti. Diyarbakir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan soruşturma 11 Haziran 2013’te ‘görevsizlik’ kararı verilerek Askeri Savcılığa gönderildi. Askeri Savcılık ise 7 Ocak 2014’te ‘takipsizlik’ kararıyla dosyayı kapattı. 34 sivilin ölümünden hiç kimse ‘sorumlu’ değildi! Ölen öldüğüyle kaldı… Köylülerin ‘terörist’ olduğu yönünde ‘istihbarat’ veren milli kaynaklar hiçbir zaman deşifre edil(e)medi. Bugün hâlâ ‘milli’ istihbaratın kaynağı, ‘vur’ emrini kimin verdiği bilinmiyor… Bilinen tek şey 34 kişinin bombalanarak öldürüldüğü ve bu olayın ardından terör örgütüne yönelik operasyonların bıçak gibi kesildiği…

– MADIMAK KATLİAMI ZAMAN AŞIMI KARARI VE “VATANA MİLLETE HAYIRLI OLSUN”

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nin yakılması, ikisi eylemci, 2 si otel çalışanı 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin davada zaman aşımı kararı verdi.

Karar sonrası büyük bir infial yaşandı. CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu; “Ortaçağ’da insanlar yakılarak öldürüldü. Sivas’ta, Madımak’ta yakılarak öldürüldü. Öldüren insanların bir kısmı evlendi, askere gitti, düğün yaptı, çocuğunu okula gönderdi ama bulunamadı, yakalanamadı. Faillerinin büyük ölçüde avukatlığını, AKP milletvekilleri yapıyordu” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise 5 sanık hakkındaki davanın zamanaşımından düşürülmesi ile ilgili karar konusunda  bir değerlendirmede bulundu. Erdoğan, “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun” dedi.

-SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ’NİN NAKLİ; MHP Süleyman Şah operasyonunu ‘kaçma operasyonu, Türk toprağının terk edilmesi’ olarak yorumladı. Devlet Bahçeli yaptığı açıklama şunları söyledi; “Türk vatanın mukaddes bir parçası, ayrılamaz ve koparılamaz bir uzantısı olan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu dün akşam saatlerinde AKP Hükümeti tarafından korkakça yüzüstü bırakılmıştır. Türkiye’nin şah damarı kesilmiş, sınırlarımız dışındaki ecdad yadigârı toprak teröristlerin tehdit ve şantajıyla zoraki terk edilmiştir. Dün akşam 21.00 itibarıyla başlayan geri çekilme acizliği ve kaçma hareketi eş zamanlı olarak sürdürüldüğü iddia edilen iki operasyonla tamamlanmıştır. ”

-CHP’nin Süleyman Şah operasyonu yorumu da MHP’ye yakın bir çizgide oldu. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin şunları söyledi; “Şah değil, ‘Mat’ operasyonu olmuştur. Şah Türbesi operasyonu Türkiye için kabul edilebilecek bir durum değildir. İlk kez 90 yıllık cumhuriyet tarihinde kendi topraklarımızı savaşmadan topraklarımızı kaybediyoruz.

-AKP’nin icraatları bunlarla sınırlı değildir. Yaptığı ve çıkardığı yasalarla, Eğitim sisteminin içinden çıkılamaz bir hale getirilmesi, İş güvenliği ve işçi hakları konularında, İşçi sendikalarının nasıl pasifize edildiği, Emek ve emek örgütlenmesinin önündeki engeller konularında, sağlık politikaları ve sağlık çalışanlarının hakları konularında, Çiftçinin sorunları, Tohum ve yerli tohum konularında, Hayvancılık konularında velhasıl hayatın her konusunda geriye gidişi sağlayan icraatlarının tamamını buraya sığdırmamız olanaksızdır. Yukarda yazdığımız icraatlar çeşitli gazete ve haber sitelerinden topladıklarımızdır. Ben sadece bunları sizlere anımsatmak istedim.

– SATILAN BÜYÜK İŞLETMELER

AKP döneminde 195 kamu tesisi, 2629 adet arsa ve bina satılmıştır. Bunların satış değeri ise 40 milyar dolardır.Bunların çoğu da yabancı şirketlere satılmıştır. Satılan işletmelerin listesi ve akp’nin bunca icraatından sonra neden AKP’ye oy vermeyeceğimizi haftaya yazacağım.

 

Yorumlar

yorum