28 NİSAN

Bir oğul çıktı Malatya’dan: Anası Yılmaz çağırırdı Haram süt emmemişti anadan. Ve Beyazıt derler bir büyük alan Başı daralınca Yılmaz’ın Baktı atacak taşı yoktu Baktı eli durmuş, ayağı durmuştu Vurulmuştu. Çıkardı yüreğini kan içinde Çarptı kötünün kafasına Hay bu nasıl devran? 28 Nisandı Yavri Hey! Ham Meyveyi Kopardılar Dalından. Enver GÖKÇE (Turan Emeksiz Anısı’ na) […]

28 NİSAN

Melih BağcıBir oğul çıktı Malatya’dan:

Anası Yılmaz çağırırdı

Haram süt emmemişti anadan.

Ve Beyazıt derler bir büyük alan

Başı daralınca Yılmaz’ın

Baktı atacak taşı yoktu

Baktı eli durmuş, ayağı durmuştu

Vurulmuştu.

Çıkardı yüreğini kan içinde

Çarptı kötünün kafasına

Hay bu nasıl devran?

28

Nisandı

Yavri

Hey!

Ham

Meyveyi

Kopardılar

Dalından.

Enver GÖKÇE

(Turan Emeksiz Anısı’ na)

Tarih: 28 Nisan 1960. Tahkikat Komisyonu’ nun kurulması için çıkan yasayı protesto etmek için İstanbul Üniversitesi Öğrencileri bir miting düzenlediler. Mitingi yapmış olabilseler idi, elbet bir yerde bitecekti. Ama yaptırmadılar. Polis üniversite bahçesine girdi. Mitinge izin vermedi. Olaylar okul dışına taştı. Beyazıt Meydanı karıştı. Polis ateş açtı.

Yerde, 20 yaşında, Malatyalı, Orman Fakültesi Öğrencisi, bir genç. Sonra sonra adı, caddelere, vapurlara, okullara verilmiş, mermer büstleri yapılmış ölü bir genç. Turan Emeksiz.

Türkiye’ de “Bu düzeni kim kurmuş, bizler de bilek?” diyen gençler arasında, sembol olmuş bir genç.

Aradan tam 55 Yıl geçti. Peki, bu 55 yıl da 55 kez mi 28 Nisan oldu. Elbette hayır! 12 Mart, 12 Eylül, Doksanlı yıllar ve faili meçhuller ve 2013. Yüzlerce “28 Nisan yaşadı bu ülke. Anlar, babalar, arkadaşlar, sevgililer, eşler, çocuklar ve acılar ve gözyaşı ve ağıt, isyan!..

Ve sonra dört duvarın, yola bakan cephesine çakılmış pirinç bir levha üzerinde, isimleri yazılı gencecik delikanlılar.

Peki ya, şimdi biz ne yapalım?

Mehmet Ayvalıtaş Bulvarı’ ndan, Abdullah Cömert Caddesi’ ne mi dönelim?

Caddenin ortasına geldiğimizde, Ahmet Atakan Sokağına dönüp, solumuza mı bakalım?

Orada, Ethem Sarısülük Kültür Merkezi ve Berkin Elvan Anaokulu’ nu mu görelim?

 

Diyelim ki gördük, sonra ne yapalım?

 

Biraz daha ilerleyip, Hasan Ferit Gedik Tiyatrosu’ nu da mı geçelim?

Medeni Yıldırım Yokuşu’ ndan salınalım ve Taksim Gezi Mezarlığı’ na mı gömülelim?

Ali İsmail Korkmaz ama biz de mi korkmayalım?

 

Yorumlar

yorum