BU MEMLEKET DAHA ÇOK AZİZ NESİN ÇIKARIR

Aşağıda anlattığım olayı birebir kendim yaşadım. Yaşadığım bu olayı ve benzerlerini her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da yaşayabileceği olasılığının çok yüksek olması nedeniyle daha önce sosyal medyada paylaştığım hikayeyi bu köşeye de taşıma gereksinimi duydum. Hikayeyi dinledikten sonra kurumların hiçler acısı durumunu sizler de göreceksiniz O gün (Cuma) işlerimi erkenden bitirip önce İzmir Kitap Fuarında […]

   BU MEMLEKET DAHA ÇOK AZİZ NESİN ÇIKARIR

Tamer KAYIKÇI

Aşağıda anlattığım olayı birebir kendim yaşadım. Yaşadığım bu olayı ve benzerlerini her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da yaşayabileceği olasılığının çok yüksek olması nedeniyle daha önce sosyal medyada paylaştığım hikayeyi bu köşeye de taşıma gereksinimi duydum. Hikayeyi dinledikten sonra kurumların hiçler acısı durumunu sizler de göreceksiniz

O gün (Cuma) işlerimi erkenden bitirip önce İzmir Kitap Fuarında bir panele katılıp ardından Fener-Vakıfbank bayanlar voleybol maçını canlı izlerim şeklinde plan yapmıştım ama gecikmeler nedeniyle İzmir planı iptal oldu.
Ben de voleybol maçını televizyondan izlemek için oturdum ekran başına. Aradan 10-15 dakika geçti ki o da ne? Evin yakınlarında açık havada disko kurulmuş. Daha doğrusu açık havada düğün dernek yapıyorlar .
Onlar düğün dernek yapıyorlar ama ses o kadar yüksek ki evin içinde sesten geçilmiyor. Gitti güzelim maç. Eminim benim gibi civardaki yüzlerce evde de aynı şikayet yaşanıyordur. Ben de duyarlı bir vatandaş olayım zabıtaya haber vereyim dedim. Aradım.
Alo zabıta.
Buyrun ben Manisa Büyükşehir Belediyesi’nden zabıta memuru bilmem kim.
Efendim ben şu adreste oturuyorum. Sokak ortasında düğün yapıyorlar, çok ses yayıyorlar, gürültüden evde duramıyorum. Çevredekiler de rahatsız oluyordur. Müdahale edin.
Büyükşehir zabıtadan verilen cevap:
Efendim bulunduğunuz yer Yunusemre ilçe belediyesinin yetkisi içinde. Orayı aramanız gerekiyor.
Tamam deyip kapattım. Ardından hemen Yunusemre İlçe zabıtasını aradım. Karşıma çıkan memura sorunu tekrar anlattım. Oradan verilen cevap:
Efendim bizim belediye olarak böyle bir müdahale birimimiz yok. Zaten böyle şikayetleri alo 181’e bildirmeniz gerekiyor.
Alo 181 neresi oluyor?
İl çevre müdürlüğüymüş!
Ona da tamam deyip kapattım. Kararlıyım, bir yerlere ulaşıp bu ses balasından kurtulmam lazım.
Alo 181!
Buyrun! İl çevre müdürlüğü
Merhaba Hanımefendi. Sorunu ona da anlattım ve ilave ettim. Önce Büyükşehir, ardından ilçe belediyesi ve ardından onlar pası size attı dedim. Siz derdime derman bulun dedim.
Karşımdaki bayan sorunu dinledikten sonra verdiği cevap: Beyefendi anlattığınız sorun bir anlık şikayet. Biz süreklilik arz eden şikayetlere bakıyoruz. Arzu ederseniz bir komisyon kurarız ve 15 gün içinde şikayetinizi araştırırız.
Ne 15 gününden bahsediyorsunuz siz hanımefendi. Dışarıdaki düğün dernek 1-2 saat sonra yok olacak, sen yarın sabah gelsen ne olur, ortada bir şey bulamayacaksınız dedim. Ama karşımdaki duvar, nuh diyor peygamber demiyor. Benim sorunuma şimdi çare bulunması gerekiyor, yarının önemi kalmıyor dedim ama karşımdaki bayan pası gol atmak için değil başkasına paslamak için kullandı. İsterseniz bir de polisi deneyin dedi.
Anlaşıldı dedim, sizden de iş çıkmayacak. Kızdığımdan iyi akşamlar demeden telefonu kapattım. Pes etmek yok. Sırada polis var.
Alo 155!
Polis acil buyurun nasıl yardımcı olabilirim?
Kusura bakmayın rahatsız ediyorum ama durum böyle böyle. Şu an dördüncü pas oldu ve top sizin ayağınızda ama ben hala bedavadan dışarıda diskoyu dinlemeye devam ediyorum. Siz gol atacak mısınız yoksa siz de başka bir yere pas atmayı düşünüyor musunuz diye sordum.
Karşımdaki polis kibar biri. Önce teşekkür etti. Çok duyarlı bir vatandaşmışım. Aramanız gereken yerleri aramışsınız dedi.
Ama çare bulamadım dedim hala…
Burada da bulamayacaksınız dedi. Çünkü büyükşehir belediye zabıtasıyla yapılan protokol sonucunda gece 12’ye kadar bu tür sorunları büyükşehir zabıta, 12’den sonra biz bakıyoruz diye ilave etti.
Siz öyle diyorsunuz da en başta zaten onları aradım, onlar buna, bunlar şuna, şunlar size,siz yine onlara pas atıyorsunuz dedim. Yapabileceğimiz bir şey yok dedi. Protokol böyle! Ama şikayetinizi ben de alo 153’ü arayıp söyleyeceğim, çok şikayet eden var diyeceğim dedi.
İşimi halletmese de polis kibar biri olduğu için ona teşekkür edip kapattım ve soluk soluğa tekrar alo 153’den alo zabıtaya ulaştım.
Alo zabıta!
Buyurun beyefendi sorun neydi?
Zabıta bey az önce aradım tanıdın mı beni dedim. Hani şu gürültü yapıyorlardı. İlk pas sizden çıktı ama döndü dolaştı iş size geldi yine. Protokol gereği siz bakıyormuşsunuz. Bakacak mısınız dedim polis de öyle söylüyor.
Yok bakmayacağız dedi karşımdaki. Orası ilçe sınırları içinde.
İyi ama o ilçe senin büyükşehir içinde değil mi dedim. Siz onları da kapsıyorsunuz. Protokol de seni gösteriyor.
Ben bilmem beyefendi dedi zabıta. Ben basit bir memurum. Bu kadar biliyorum. Yarın ararsınız şikayet edersiniz. Dilekçe yazarsınız.
Karşılıklı sinirlenmeler yüzünden adamın ses tonunu beğenmediğim için hiçbir şey demeden telefonu kapattım.
Şu an itibarıyla onca konuşmadan sonra gürültüye kimse müdahale edemiyor. Hepsi de benim işim değil diyor ama ben bedavadan disko havasında oynayıp zıplıyorum. Şimdi kapıyı çalıp diskoya giriş parası isterler diye de bekliyorum.
Acaba diğer aloları da arasam mı? Alo 156, alo 112, alo 118… ya da tekrar alo 155 desem polise, kendimi ihbar etsem bakın ben düğünü basmaya gidiyorum, geldiniz geldiniz, gelmediniz olacaklardan siz sorumlusunuz desem polis gelir mi o zaman.
Siz ne dersiniz arkadaşlar? Nasıl bir çare bulabiliriz? Ben bulamadım.
Memleketin hali bu! Bu memleket daha çok Aziz Nesin çıkarır böyle. Malzeme bol.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle