DEVECİLER: “ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İÇİN CHP”

Cumhuriyet Halk Partisi 22.dönem Balıkesir Milletvekili ve 7 Haziran 2014 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerde CHP 5. sıra milletvekili adayı Ali Kemal Deveciler, Ülkemizde özgürlüklerin, demokrasinin ve hukuk devletinin sağlam temellere oturtulmasını, sosyal adaleti gerçekleştirmenin, ekonomik gelişmeyi sağlamanın ve bilgi toplumuna ulaşmanın temel koşulu olarak görmektedir” dedi.Deveciler, Bu hedeflere ulaşmak ancak demokratik değerlerin ve hukuk […]

DEVECİLER: “ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İÇİN CHP”

Cumhuriyet Halk Partisi 22.dönem Balıkesir Milletvekili ve 7 Haziran 2014 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerde CHP 5. sıra milletvekili adayı Ali Kemal Deveciler, Ülkemizde özgürlüklerin, demokrasinin ve hukuk devletinin sağlam temellere oturtulmasını, sosyal adaleti gerçekleştirmenin, ekonomik gelişmeyi sağlamanın ve bilgi toplumuna ulaşmanın temel koşulu olarak görmektedir” dedi.Deveciler, Bu hedeflere ulaşmak ancak demokratik değerlerin ve hukuk devleti ilkelerinin kurumsal ve ahlaki düzeyde tam olarak yerleştirilmesi ile mümkündür” dedi. Cumhuriyet Halk Partisinin 7 Haziran seçimlerinde Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin karşısındaki en büyük tehdit, milli irade adına hareket etme iddiasıyla siyaseti ve devleti tekeline almaya çalışan AKP iktidarıdır. İktidarın tekelleşmesi, denge ve denetleme yetkilerinin gasp edilmesine yol açmıştır. AKP iktidarı, yasallık görüntüsü altında hukuksuzluğu, devleti yönetme görüntüsü altında keyfiliği, kalkınma görüntüsü altında rant paylaşımını topluma dayatan bir düzen kurmuştur. CHP, tüm bu hukuksuzluklara, ihlallere ve baskılara karşı, bir yandan anayasal ilkeleri ve kurumları, diğer yandan insan haklarını ve özgürlükleri büyük bir inanç ve cesaretle savunmuştur. Türkiye’de otoriterleşen bir rejime karşı hukukun üstünlüğüne, yurttaşların haklarını ve kurumsal özerkliği güvence altına alacak yeni bir demokrasi anlayışına ihtiyaç vardır. Türkiye’de baskıcı bir rejime karşı güçler ayrılığını, çoğulculuğu ve barış içinde bir arada yaşama kültürünü savunacak yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır. Türkiye, bireyleri, toplumu ve anayasal kurumları baskı altına alan bir iktidara karşı, özgürlüğü ve demokrasiyi kararlılıkla sahiplenme noktasına gelmiştir. Kuvvetler Ayrılığı ve Hukuk Devleti Yürütmenin denetlenmesi, demokrasinin ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Bu ilkenin korunması için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yürütme üzerindeki denetimi eksiksiz ve kusursuz olarak işletilmelidir. TBMM, millet iradesinin devredilemez  ve indirgenemez bir yansımasıdır. CHP, yürütme karşısında Meclis’in yetkilerini güçlendirerek, denge ve denetleme işlevlerinin tam olarak yerine getirilmesini sağlayacaktır. CHP, milli iradenin; bir zümrenin, bir menfaat çevresinin, bir liderin ya da bir ailenin özel çıkarları için kurban edilmesine izin vermeyecektir. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren iç ve dış politika kararlarının, TBMM’den kaçırılarak kapalı kapılar ardında ve gizli pazarlıklarla alınmasına son verecektir. CHP, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin en önemli kurumu olan TBMM’yi kuvvetler ayrılığı ilkesinin özüne sahip çıkarak güçlendirecektir. CHP, TBMM İçtüzüğü ve Siyasi Partiler Yasası’nda yapacağı değişikliklerle Meclis’in tek parti meclisine, iktidarın tek adam iktidarına ve devletin tek parti devletine dönüşmesine engel olacaktır. Askeri darbe kalıntısı seçim barajı düşürülerek Meclis’te siyasal çoğulculuğun önü açılacaktır. TBMM’nin, tekçi iktidar tehlikesine karşı en temel güvence olması sağlanacaktır. CHP, dengelenmiş ve denetlenmiş bir demokrasinin, ancak siyasal çoğulculuk ve kurumsal özerklik sayesinde mümkün olabileceğine inanmaktadır. CHP, seçimlerin meşruiyetine gölge düşürülmesine son verecektir. Türkiye’de seçimlerin serbest ve adil biçimde yapılmasını sağlayacak, sandık sayımlarının şaibeli hale gelmesini önleyecektir. Kamu kaynaklarının ve personelinin, seçim sonuçlarına etki edecek biçimde partizanca kullanılmasının önüne geçecektir. CHP, tüm yurttaşlarımıza tüm seçimlerin özgür ve adil biçimde yapılacağının güvencesini vermektedir. Mutlak ve keyfi iktidar eğilimlerine karşı en önemli güç, hukukun üstünlüğü ilkesidir. Hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ile birlikte yasaların yurttaşlara karşı bir silah olarak kullanılmasının önüne geçer. CHP, yargıyı özerklikten uzaklaştıran, Anayasa Mahkemesi’ni ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu siyasi müdahalelerle yönlendiren bir iktidarın, hukuk devletini ortadan kaldırdığına inanmaktadır. CHP iktidarında yargı erki üzerindeki tüm siyasi baskılar ortadan kaldırılacak, yargının tam bağımsızlığı sağlanacaktır. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamı her düzeyde yetki ihlallerine ve yetki aşımına sebep olmaktadır. Cumhurbaşkanlığı makamı, bilinçli olarak  siyasallaştırılmış ve Anayasa’da çizilen görev tanımının ötesine geçmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamının anayasal yeminden kaynaklanan konumu ve yetkileri kasıtlı olarak ihlal edilmiş ve Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu kötüye kullanılmıştır. Yürütme organı, görev tanımının sınırlarını aşmış, hukuku ihlal eden bir konuma sürüklenmiştir. Tarafsız olması gereken kurumlar partizanlığın sembolü haline gelmiştir. CHP, gerekli yasal düzenlemeleri yaparak ve yasaların tam olarak uygulanmasını sağlayarak parlamenter sistemi güçlendirecektir. Cumhurbaşkanlığı’nın yürütme, yasama ve yargı üzerinde kurduğu hukuk dışı baskıları ortadan kaldıracaktır. Özgürlükler ve İnsan Hakları CHP’nin önceliği, hukukun üstünlüğünü ve temel hakları yeniden tesis etmek, korkuya son vererek “Özgürlükler Cumhuriyetini” kurmaktır. Ülkemizin genç, kadın, emekçi ve kırılgan tüm kesimlerinin her türlü baskıcı ve ataerkil güç odaklarına karşı savunulması gerekmektedir. Haklarına sahip çıkan özgür bireyler, demokratik ve kalkınmış bir toplumun temel taşıdır. CHP, haklar ve özgürlükler siyasetini hayata geçirerek yurttaşlarımızı güçlendirecek ve özgürlüklerini teminat altına alacaktır. CHP’nin “haklar ve özgürlükler siyaseti”, demokratik yurttaşlık anlayışının temelini oluşturmaktadır. Haklar ve özgürlükler siyaseti, ayrım yapmaksızın tüm yurttaşları etnik, dinsel, sınıfsal ve cinsel tahakküm biçimlerine karşı koruyan, dezavantajlı gruplarla dayanışmayı öngören tek siyaset biçimidir. CHP, yurttaşlığı sembolik bir hukuki statü olarak değil, bireyleri demokratik dönüşüm ve dayanışma gücüne kavuşturan bir siyasi fırsat olarak tanımlamaktadır. Yurttaşlığı, barışçı ve demokratik bir gelecek için dayanışmayı seçen insanların demokratik yönetim iradesine sahip olması olarak tanımlamaktadır. 21 CHP, yurttaşların geçmişten gelen kimliklerini ötekileştirmeyecek, yurttaşlık haklarının en ileri düzeye taşınmasını sağlayacaktır. Yurttaşların yaşam hakkına, bedensel bütünlüğüne, maddi ve manevi varlığına yönelik keyfi şiddete ve işkenceye izin vermeyecektir. Muhalif grupların sindirilmesine son verecek; bireylerin haysiyetini ve özel hayatını zedeleyen tüm uygulamaları ortadan kaldıracaktır. MİT, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve emniyet güçleri tarafından yürütülen hukuksuz gözetleme ve fişleme faaliyetlerinin durdurulmasını sağlayacaktır. Gazeteciler, katılımcılar ve öğrenciler üzerinde uygulanan korku ve yıldırma siyasetine son verecektir. CHP, insan hakları karnesi gittikçe kötüleşen Türkiye’nin, yeniden AB ilkeleriyle ve AİHM Sözleşmesi’yle uyumlu bir demokrasi haline gelmesini sağlayacaktır. Cezasızlık, Türkiye’de bir yönetim ilkesi haline gelmiştir. Hak ihlallerinden yolsuzluklara kadar pek çok alanda yargı önünde hesap vermeyen bir yönetim anlayışı egemen olmaktadır. Hak ihlalinde bulunan güvenlik görevlilerinin cezasız kalmasına göz yumulmamalıdır. CHP, tüm kamu uygulamalarının yasal sınırlar içerisine çekilmesini ve ihlallerin cezasız kalmamasını sağlayacaktır. Cezasızlığın önüne geçilmesi, Türkiye’de hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmenin vazgeçilmez ön koşuludur. Sosyal demokrat dünya görüşünü benimseyen CHP, bireyin tam özgürlüğünü sağlamak için siyasi özgürlüğün ekonomik özgürlükle tamamlanması gerektiğini savunmaktadır. Demokratik yurttaşlık anlayışının, sosyal yurttaşlık anlayışla desteklenmesi gerektiğini savunmaktadır. CHP mevcut siyasi iktidarın yoksulluğa son verme yerine yoksulluğu yönetme politikalarına, bireyi güvence altına alan güçlü bir sosyal devletin kurulmasıyla son vermeye kararlıdır. CHP tüm yurttaşlarımız için, başta Aile Sigortası olmak üzere, adil asgari ücret hakkı, sosyal güvenlik hakkı, sağlık hakkı ve eğitim hakkını ayrım gözetmeksizin kararlılıkla gözetecektir. Çocukların, kadınların, yaşlıların, emeklilerin ve engellilerin sosyal haklardan kapsamlı biçimde yararlanabilmesi için gerekli tüm adımları atacaktır. CHP, Türkiye’de yeni bir “sosyal demokratik bir uygarlığın” oluşturulması projesini adım adım hayata geçirecektir. Laiklik Laiklik anlayışımız, demokrasi anlayışımızın ışığında şekillenecektir. İçinde bulunduğumuz coğrafya ve ülkemizde yaşanan gelişmeler laiklik olmadan demokrasinin, demokrasi yaşatılmadan laikliğin güvence altına alınmayacağını açıkça ortaya koymuştur. CHP iktidarında din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınacaktır. Siyaset ve din ayrı tutulacak, dinin siyasete alet edilmesine karşı çıkılacaktır. Devlet tüm inançlara ve bireysel tercihlere eşit mesafede duracak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu ilke çerçevesinde hareket etmesi sağlanacaktır. Kurum, çoğulcu ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulacak, gündelik siyasetin dışında tutulacaktır.

rlik ve hukuki güvenlik ölçütleri çerçevesinde yapılmasını sağlayacağız.

Şenol Torlak

Yorumlar

yorum