ANNELER GÜNÜ

Yarından sonra Pazar, “Anneler Günü.” Belki de yılın en güzel Pazar’ ı ama bir o kadar da en acılı günü. Gazetemiz Pazar günü çıkmadığı için ben tüm annelerin gününü bugünden kutlamak ve bu kutlama için de, geçen yıl “Anneler Günü” dolayısıyla yazdığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.     ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN…   “Yalnız […]

ANNELER GÜNÜ

Melih BağcıYarından sonra Pazar, “Anneler Günü.” Belki de yılın en güzel Pazar’ ı ama bir o kadar da en acılı günü. Gazetemiz Pazar günü çıkmadığı için ben tüm annelerin gününü bugünden kutlamak ve bu kutlama için de, geçen yıl “Anneler Günü” dolayısıyla yazdığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

 

 

ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN…

 

“Yalnız analar ağlar dünyanın iki ucunda ” diyor Bertolt Brecht. Ağlayan anaların çokça olduğu bir ülkede ellerimizde yaldızlı paketlerle bir “Anneler Günü” kutlayacağız.
Macerası Antik Yunan’ da birçok tanrının anası kabul edilen Rhea için yapılan bahar festivaliyle ya da Antik Roma’ da Kibele onuruna yapılan kutlamalarla başlayıp bugüne kadar gelse de, yarına mutlu ve umutlu analarla nasıl gideceğimizdir asıl mesele.
Ne çok ölü gencin annesi yaşıyorken hala aramızda, nasıl bir umut ya da mutluluk olacağız bizim ilk evimiz olan analarımıza. Bir ütü ile bir tost makinesinin arasına sıkıştırıp sevgimizi piyasacılığın pis elleriyle mi sunacağız armağanımızı. Ya da ne bileyim, mutfak robotu gürültüsüyle çamaşır makinesi patırtısı mı bastıracak yaşadığımız karanlığın uğultusunu?
Biliyor musunuz? Kaç anne evladından ayrı bir anneler günü geçirecek? Biraz da meseleye kendi annemizle olan bağımızın dışında, bir acılı analar ülkesi olduğumuz gerçeğinden bakmak gerekiyor.
Nasıl bir televizyon alalım ki Ali İsmail Korkmaz’ ın annesine, oğlunun katillerini bir daha ekranda görmesin. Yahut nasıl bir fırın alalım ki Berkin’ in annesine bundan böyle ekmeğini evde yapsın ve ekmek uğruna bir daha oğul yitirilmesin. Bu Anneler Günü’ nde ışıklı panolar mı alalım Cumartesi Anneleri’ ne kayıp çocuklarının fotoğrafları konsun diye.
Biz Türkiye’ yiz. Sokak ortasında vurulanların, işkencelerle, idamlarla, yangınlarla can verenlerin ve onların analarının ülkesiyiz.
Biz şairlerine;
“Evde acılar koynuna yan gelip yatmış
İnadına giyin sen de mayısa batmış.
Yürü sokakta çocukların düşü aksın.
Yürü ki saksıda çiçekler sana baksın

Diline genç anılarından bir türkü seç.
Beş yıl büyüdüğüm okulun önünden geç.
Islanırsa anıların güneşte kurut.
Gözünde gözümde gözlerinde bin umut

Gök mavi deniz mavi kıyısında dur
Kayıyor yıldız annem içinden dilek tut
Koşar sana kısa pantolonlu bir çocuk
Gözünde gözümde gözlerinde bin umut

Yeşildir artık yüreğinde kara bulut
Bugün anneler günü annem beni unut” diye şiir yazdırmış bir ülkeyiz. (Nevzat Çelik / Anneler Günü)
Evde, tarlada, fabrikada, okulda, sokakta yani anaların, kadınların var olduğu bütün yaşam alanlarında artık onların onurunun egemen olduğu hayatı verebilmek umuduyla… ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN….

Yorumlar

yorum