ALİ YARAMIŞ’TAN AÇIKLAMA GELDİ

Burhaniye çiftçi malları eski Başkanı Ali Yaramış geçtiğimiz günlerde kendisi hakkında çıkan gazetemizde çıkan haberle ilgili açıklamalarda bulundu. Yaramış açıklamasında: ”Değerli Burhaniyeliler ben Ali yaramış eski Çiftçi Malları Koruma Başkanı. Hakkımda basında yapılan suçlamaları gördüm ve cevap verme gereğini duydum. Şu an neden istifa ettiğim haklılığımı ortaya koymaktadır. Hiçbir yönetici vasfı ve bilgisi olmayan bir […]

ALİ YARAMIŞ’TAN AÇIKLAMA GELDİ

Burhaniye çiftçi malları eski Başkanı Ali Yaramış geçtiğimiz günlerde kendisi hakkında çıkan gazetemizde çıkan haberle ilgili açıklamalarda bulundu.

Yaramış açıklamasında: ”Değerli Burhaniyeliler ben Ali yaramış eski Çiftçi Malları Koruma Başkanı. Hakkımda basında yapılan suçlamaları gördüm ve cevap verme gereğini duydum. Şu an neden istifa ettiğim haklılığımı ortaya koymaktadır. Hiçbir yönetici vasfı ve bilgisi olmayan bir şahsı yönetime almışım ve onunla görev yapmaya çalışmışım. Ben değerlerimden, askeri terbiye ve ilkelerimden taviz vermeden bu kurumda görev yaptım. Hiçbir zamanda duruşumu kaybetmedim. Böyle bir kurumun çalışma prensibi sorunlarla mücadele etmektir. Bunun bilincine vararak çalışma yolumu belirledim. Çünkü bu sorunlara çare bulamayacaksam niye geldim diye bu soruyu ilk önce kendime sorarım. İşte bu prensip ve ilkelerimle görevimi yapmaya çalıştım.

Ama bir gerçek vardı buda bu sorunları çözerken ve çare bulurken bir takım art niyetli kişilerin çıkarlarına ters düşecektim. İşte bu çıkar çevreleri boş durmadılar ve benimle başa çıkamayacaklarını anlayınca benimle ilgili her türlü yıldırma yoluna başvurdular. Her yaptıkları çalışmada başarılı olamayınca en son çare bekçiler arasında nifak sokma ve yönetimi bana karşı kışkırtılar. Ama en son yaptıkları faaliyette başarılı oldular. Bunu gördüğümde ise artık bu kurumda devam edemeyeceğimi anladım ve 10.04.2015 tarihli dilekçem ile Kaymakamlık Makamına istifamı verdim.

Şimdi bu kişi sözde; yönetimi toplayarak beni görevden aldığını belirtiyor. Yine bilgisizliği burada ortaya çıkıyor. Çünkü ben istifa etmeden beni görevden alma yetkileri yok. Ama yalan beyan vererek yönetimi toplayarak görevden aldıklarını belirtiyorlar. 4081 Sayılı Kanuna göre böyle bir yetkileri yok ve ancak Murakebe Heyetine itiraz edebilirler ve Murakebe heyeti kabul ederse bu görevden alabilirler. İşte bilgisizce ve vasıfsızca bir yalan.

Şimdi tüm yapmış oldukları suçlamalara belgelerle cevap vereceğim. Aslında bunlara cevap vermeme gere yok çünkü bütün Burhaniye halkı gerçekleri biliyor. Ama bir kez daha tekrar edeyim ki değerli Burhaniyeliler bir daha hatırlasınlar. Ben onların seviyesine düşerek suçlamalarda bulunmayacağım. Sadece gerçekleri bir kez daha tekrar edeceğim. Öncelikle görevi aldığım günden bugüne kadar sürede yapığımız işleri bir kez daha tekrarlayayım ki bütün bu suçlamaların cevapları bu açıklamaların içinde bulunmaktadır. Görevi aldığımda kurumun durumu enkaz halindeydi ve yönetim yoktu.

  1. Üç yıldır maaş almayan bekçiler vardı ve bekçilere 42 bin lira borç vardı. Bu borçlar daha önceki dönemlere aitti ve biz bunları ödemek için çalıştık ilk zamanlarda kurum sıkıntıdaydı ve ödeyemedik ama gelir yeterli seviyeye gelince bu bekçilere olan borçları ödemeye karar verdik bunu yönetim olarak karar verdik. 06.02.2015 tarihli karar (belge1) ile bunu başlattık. Şimdi diyor ki Mustafa Umay bu paraları biz ödemeye başladık. Alınan kararda Mustafa Umay ve Mücait Keskin imza atmamışlar sadece 3 yönetici arkadaşın imzasıyla bu kararı aldık ve yarısını ödeme yaptık kalanları ise takside bağladık. Bununla ilgili belge ise ekte yer almaktadır.
  2. Bizden önce kurumda bir banka hesabı bile yoktu. Paralar bankaya değil ceplerde geziyordu. Belge yerine kâğıtlara rakamlar yazılıyormuş. Ama ben ne yaptım muhasebe sistemini oluşturdum ve kurumda muhasebeden sorumlu memur atadım. Tüm hesaplar, maaşlar, ödemeler ve kuruma ait en ufak bir ödemenin bile banka yoluyla yapılmasını sağladım. Çünkü her şey kayıt altında olması gerekiyordu. Şimdi diyorlar ki aylık gelir giderden haberimiz yok. Bunu sormak için önce kuruma uğrayın ve muhasebe birimimize gidin, defterleri inceleyin çünkü tüm bilânçolar aylık olarak muhasebe biriminde hazırlanıyor ama kurumun yolunu bilmediğin için tabi bunlardan da haberin yok çamur atmak en kolay yol nasılsa.
  3. Üyelere sorulmadan kuruma araç alındığından bahsedilmiş. Böyle bir şeyde asılsız ve yalan çünkü 01.01.2015 tarihinde yapılan toplantı ve alınan kararla (belge2) bu aracın alımında 4 üye ile imza atılarak alınmış bir karar ve bununda belgesi ekte. Tabi Mustafa Umay bu toplantıya da iştirak etmediği için haberim yok ama suçlamak kolay yolu seçmiş.
  4. Yakalanan hayvanların giriş çıkış sisteminin yapılmadığından bahsedilmiş. Yine bilgisizlikten ve ilgisizlikten kaynaklanan bir suçlama. Biz yönetimi aldığımızda hayvan giriş çıkışlarını belgeleyen bir kayıt yoktu. Ama ben gelince bunun kanunsuz olduğunu ve kayıt sistemine geçilmesi gerektiği için hayvan damlarından sorumlu bir bekçiyi atadım ve onu bir kayıt defteri oluşturarak bekçiler tarafından emanet olarak alınan ve zararda yakalanan her hayvanı bu kayıt defterinde kayıt altına alınmasını sağladım. Sistemde her hayvanın bir sayfası oluşmaktadır. Demek ki bundan da haberin yok ki suçlamada bulunuyorsun.
  5. Gelelim oğlumu bekçi olarak kuruma aldırdığımdan söz ediyorsun. Kurumda yaklaşık 33 personel var ve oğlumda onlardan biri ve her personel gibi oda iş müracaatın da bulunmuş ve mazbatasında (belge3) sende dâhil tüm yönetimin imzası var. Personel alım prosedürüne göre murakabe heyet başkanı olan Kaymakam beyinde imzası var ve bu belgeyi de ekte sunuyorum. Gerekli tüm giriş belgeleri dosyasında mevcut bunları inceleme zahmetinde bulunursan bilgi sahibi olursun. Ayrıca ben oğluma bir ayrıcalık sağlamak isteseydim büroda memur olarak çalışmasını sağlardım. Oda tüm bekçiler gibi gece gündüz arazide dolaştı ve dolaşıyor.
  6. Bekçilerin görev sisteminden bahsediliyor ve her köye bir bekçi verilmesi gerektiğinden söz ediliyor. 4081 Sayılı Yasaya göre bekçilerin mıntıkasından bahsediliyor. Burhaniye Büyükşehir yasası kapsamına alınmasından sonra köyler mahalle oldu ve Burhaniye’nin sınırları ve alanı köyler (mahalleler) ide içine aldı ve tüm Burhaniye yi köyler dâhil mıntıka alanı yaptı. Sonuçta 400 bin metrekare civarındaki alanın korumasını ancak bir sistem oluşturarak yapabilirdik. Buda tüm Burhaniye’nin 24 saat esasına göre devriye gezerek korunması sağlanabilirdi. Biz bu sistemi uygulayarak bunu başardık ve tüm çiftçimiz bundan memnun kaldı. Ben masa başı başkanlık yapmadım gece gündüz arazileri ve köyleri gezerek çiftçinin sorunlarıyla ilgilendim. Gerektiğinde bekçilerimler birlikte çizmelerimi giyerek araziye çıktım ve onlara destek oldum. Benim görev anlayışım buydu ama sen ne yapıyorsun kuru temizleme dükkânından kurumu idare etmeye çalışıyorsun ve sorunlardan kaçıyorsun. Kimsenin yanına gelmesini istemiyorsun. Sistemi bozarak her köye bir bekçi vermişsin söyler misin bu bekçileri 24 saat nasıl çalıştırırsın. 24 saat çalıştırmanın iş kanuna göre suç teşkil ettiğini bilmiyor musun? Şimdi diyeceksin 8 saat çalıştırıyorum. Peki, bu durumda da korunacak olan arazinin korunması 16 saat boş kalacak ve bu boşluktaki zararı nasıl önleyeceksin.
  7. Görevi teslim ederken bankada 29 bin lira bırakıldığından bahsetmişsin. İddialarındaki tek doğru olan tespit bu. Görevi tespit etmeden bankada bulunan 200 bin lira kadar para vardı bu paranın ne olduğunu anlatayım. Bu para gelecek tahsilâtlarla birlikte 6 aylık bekçilerin maaşını karşılıyordu. Ama kurumun bizden önceki dönemlere ait olan SGK borçlarını bu para ile kapattım. Çünkü eski dönemlerdeki başkan ve yöneticilerin bu borç yüzünden maaşlarında haciz vardı. Bu parayla kurumun geçmişe ait olan borçlarını kapadım. Kurumun maddi sıkıntısı olmadığından bahsedilmiş. Peki, maddi sıkıntı olmadığı halde neden 10 bekçiyi ücretsiz izine ayırıyorsunuz. Biliyorum ki kasada para yok ve tahsilât yapamıyorsunuz. Nedeni de tüm tarımsal alanların hayvan istilasında olması ve koruma yapılmaması dolayısıyla çiftçimizin üyelik aidatlarını ödememesinden kaynaklanıyor.
  8. Oluşturduğunuz motorlu ekiplerle görev yaptığınızdan bahsetmişsiniz şu anda bekçiler arasında bir iki kişi hariç kimsede motor ehliyeti yok ve bu durumda suç işliyorsunuz. Çünkü bunların görev başında başlarına gelebilecek bir kazada siz sorumlusunuz ve bunu vebalini ödeyemezsiniz. Motor ehliyeti olmayan bekçileri nasıl araziye salıyorsunuz.
  9. Çalışanlara 10 lira karşılığında et satıldığından bahsetmişsiniz. Bunun nasıl olduğunu sizde biliyorsunuz ama iftira ediyorsunuz. Ayrıca bununla ilgili daha önce suç duyurusunda bulunmuştun ama bu konu ile ilgili 2015/370 sayılı karar ile suçsuzluğumuz resmi olarak belgelendiği halde hala sakız gibi çiğniyorsun. Nedeni çamur at izi kalsın.

Sonuç olarak kurumda kısa bir süre zarfında bir sistem oluşturdum ve bunları sizde bozamazsınız. Kurumda tüm yapılan işleri belgelerle kayıt altına alınmasını sağladım ve bunları bilgisayar sistemleri ve dosyalarla oluşturmaya çalıştım. Bundan sonrada kanuni olan bu sistemin dışına çıkmaya gücünüz yetmeyecek ve eğer bunu yaparsanız takipçiniz olacağım.

Şu anda kötü zihniyetli kişiler görevden ayrıldığım halde hala çamurlarla ve yalanlarla bana saldırılara devam edecekler. Bu mücadelede belki yalnız kalıyorum ama değerli medya mensupları benim sesimi duyurarak Burhaniye kalkının bilgilenmesini sağlıyorlar onlara da teşekkür ederim. Benim nasıl görev yaptığımı siz Burhaniyeliler biliyorsunuz. Dürüstler ve doğrular kazanana kadar mücadeleme devam edeceğim” dedi.

Hüseyin EROĞLU

 

Yorumlar

yorum