DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ

Bu hafta Dünya Çiftçiler Günü idi.Biz de bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz olarak çiftçiliği seçtik.Çünkü çiftçilik son derece önemli bir meslektir.Aynı zamanda dünyanın en eski mesleğidir.Fakat ülkemizde maalesef layık olduğu değere ulaşamamıştır.Bugünde ülkemizde başka bir meslek sahibi olamayanlar çiftçilikle  uğraşmaktadırlar.Çiftçi toprakla uğraşıp gıda ürünleri üreten kişidir.Toprağı genelde iki hayvan koşarak sürdüğü için ikici anlamında çitçi […]

DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ

Sinan KahyaoğluBu hafta Dünya Çiftçiler Günü idi.Biz de bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz olarak çiftçiliği seçtik.Çünkü çiftçilik son derece önemli bir meslektir.Aynı zamanda dünyanın en eski mesleğidir.Fakat ülkemizde maalesef layık olduğu değere ulaşamamıştır.Bugünde ülkemizde başka bir meslek sahibi olamayanlar çiftçilikle  uğraşmaktadırlar.Çiftçi toprakla uğraşıp gıda ürünleri üreten kişidir.Toprağı genelde iki hayvan koşarak sürdüğü için ikici anlamında çitçi adı verilmiştir.Hayvan döneminde tek hayvanla çiftçilik yapanlar iki hayvana göre daha az toprak işliyorlardı.Bundan dolayı çiftçiler genellikle iki hayvan koşmaya çalışıyorlardı.

İnsanlık tarihinde paleolitik dönemde  insanlar avcılık  ve toplayıcılıkla geçinmişlerdir.Erkekler fiziki güçlerine bağlı olarak avcılıkla uğraşırlarken kadınlar fiziki güç bakımından zayıf olduklarından onlarda toplayıcılıkla uğraşmışlardır.Kış mevsimlerinde bitkilerin doğadan çekilmeleri sonucu kadınlar açlıkla karşı karşıya kalmışlardır.Doğayı inceleyerek  istedikleri bitkiyi ekerek yetiştirmeye başlamışlardır.İlk çiftçiler tohumu toprakta bir sopanın açtığı çukura atarak başlatmışlardır.Bu tür tarıma milka tarımı adı verilir.Bugün hala Afrika da uygulanmaktadır.Böylece kadınlar kış mevsiminde gıda sorununa çözüm bulmuşlardır.Kış mevsiminde gıda sorununun çözülmesi ile insan nüfusu artış göstermiştir.Elde edilen ürünlerin saklanması sorunu baş göstermiş sonunda çömlekçilik,mesken yapımı  ve uygarlık başlamıştır.Uygarlığın başlaması ile devletler ve kentler ortaya çıkmış,toplumda da iş bölümü başlamıştır.Daha sonraki yıllarda tarımda üretilen artı ürünler için savaşlar başlamış ve düzenli ordular ortaya çıkmıştır.Bu orduların beslenmesi için vergi ortaya çıkmış vergilerin düzenli toplanması için yazı bulunmuştur.Tarımın yanında hayvancılık ta başlamış ve çiftçi toplumlar yanında çoban toplumlarda oluşmuştur.Çiftçi toplumlarda köle sistemi görülürken çoban toplumlarda köle sistemi görülmemiştir.Çiftçi toplumlar toprağı sürmek için zamanla hayvan gücünden faydalanmaya başlamıştır.At,öküz çift hayvanları olarak kullanılmıştır.Toprağı sürmek içinse kara saban bulunmuş ve yüzyıllarca kullanılmıştır.Avrupa’ya çiftçiliği Roma İmparatorluğu öğretmiştir.Anadolu’da çiftçilerin geleneksel taşıtı kağnı arabası olmuştur.Bu yapı yüzyıllarca sürmüştür.Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Anadolu’da çiftçilik kara saban ve hayvanlarla yapılmıştır.16.y.y.ozanı Pir Sultan Abdal “Hoşça tutun öküzü” diyerek öküzün çiftçilik için ne kadar önemli olduğuna değinmiştir.Fakat Anadolu’da çiftçilik yağmurlara bağlı olduğundan kurak giden yıllarda ürünler istenilen ölçüde olmamış ve şiddetli kıtlıklar baş göstermiştir.Böyle durumlarda çok ölüm olayları meydana gelmiştir.17.y.y.başında böyle kurak geçen yıllarda Anadolu’da büyük kaçgunluk yaşanmıştır.

19 y.y. İngiltere’de sanayi devriminin olması ve bu sayede buharlı fabrikaların ortaya çıkması tarımı da derinden etkilemiştir. Çünkü dokuma fabrikalarının ihtiyacı olan pamuğun üretilmesi gerekmektedir. Ayrıca kırlardaki nüfus kentlere toplanmış ve kentlerin nüfusu artmıştır.Bu artan kent nüfuslarının da tarım ürünlerine olan ihtiyacı artmıştır.Sanayi devrimi içinde kimyasal gübre bulunmuş çimentonun bulunması ile baraj inşaatları başlamış ve sulama kanaletleri yapılmış,ayrıca kara saban yerine toprağı alt üst eden pulluk bulunmuştur.Bu yüzyılın içinde önce buharlı traktörler sonra yakıtlı traktörler bulunarak sürme işleri de kolaylaştırılmıştır.Bütün bunlar tarımda üretim patlamasına neden olmuştur.Bu tarımsal üretim artışına Yeşil devrim adı verilir.Osmanlı da ise Tımar sistemi 19.y.y.içinde büyük dönüşüme uğramıştır.Bu yüzyılın ortalarında Çitleme kanunu çıkarılarak kullanım amaçlı üretimden değişim amaçlı üretime geçilmiştir.Bu durum kapalı tarımdan pazar tarımına geçişi başlatmıştır.Bu durum ise profesyonel çiftçileri ortaya çıkarmıştır.1858 yılında Arazi kanunnamesi çıkarılarak ilk özel mülkiyet belgesi olan tapu verilmiştir.1880 ile 1886 yılları arasında da çiftçiden alınan aşar vergisi kaldırılmıştır.1886 yılında tekrar konulan aşar 1923 yılında kaldırılmıştır.Cumhuriyet döneminde her alanda olduğu gibi çiftçilik alanında da yenileşmeler yapılmıştır.Tarım ülke ekonomisinin motoru kabul edilmiştir.Çiftçilere modern tarım yapması için şeker pancarı ekimi tavsiye edilmiştir.Bunun için çiftçilere pulluk dağıtılmıştır.1952 yılından itibaren de tarım alanlarımıza traktörler girmiş ve modern tarım başlamıştır.1940 yılında kurulan Köy enstitüleri üretken köylü yetiştirmek için kurulmuş okullardır.Bu okullarda okuyan öğrenciler tarımı uygulamalı olarak bilmek zorundadırlar.İkinci dünya savaşı yıllarında bu okullar kendi gıda ihtiyaçlarını kendileri üreterek karşılamışlardır.İkinci dünya savaşı sonunda dünya gıda üretimini kontrol altına almak ve açlık sorunun çözmek için 14.Mayıs1946 tarihinde Uluslar arası Tarım Üreticileri Fedarasyonu kurulmuştur.Türkiye’deki Ziraat Odaları Birliği bu kuruluşun üyesidir.1984 yılında Hindistan’daki toplantısında bu günün Dünya Çiftçiler günü olarak kutlanmasına karar verilmiştir.O tarihten bu yana 14.Mayıs dünya çiftçiler günü olarak kutlanmaktadır.Köy Enstitüleri bir de Ziraat Marşı bestelemişlerdir.Bu marşı hemen her gün söylemektedirler.Marşın ilk dörtlüğü;

 

Sürer eker biçeriz güvenip ötesine

Milletin her kazancı milletin kesesine

Toplandık has çiftçinin Atatürk’ün sesine

Toprakla savaş için ziraat cephesine

 

Biz ulusal varlığın temeliyiz köküyüz

Biz yurdun öz sahibi efendisi köylüyüz

 

Tüm çiftçilerimizin Çiftçiler günü kutlu olsun. Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum