07 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ VE ALEVİLER

7 Haziran 2015 Seçimlerine çok az bir süre kala, siyaset meydanları ve miting meydanlarının iyice kızıştığı şu günlerde bütün siyasi partiler, 7 Haziran seçimlerinde siyasi ve politik dengeleri belirleyecek, en önemli toplumsal güçlerden birisi olan Aleviler üzerinde çok fazla söylemlerde ve vaatlerde bulunmaktadır. Partilerinde Alevi adaylara yer vererek Alevilerden oy almaya çalışmaktadırlar. 7 Haziran seçimlerinde […]

07 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ VE ALEVİLER

İbrahim Kızıler7 Haziran 2015 Seçimlerine çok az bir süre kala, siyaset meydanları ve miting meydanlarının iyice kızıştığı şu günlerde bütün siyasi partiler, 7 Haziran seçimlerinde siyasi ve politik dengeleri belirleyecek, en önemli toplumsal güçlerden birisi olan Aleviler üzerinde çok fazla söylemlerde ve vaatlerde bulunmaktadır. Partilerinde Alevi adaylara yer vererek Alevilerden oy almaya çalışmaktadırlar.

7 Haziran seçimlerinde politik dengeleri belirleyecek en önemli toplumsa güçlerden biri Alevilerdir. Alevi toplumunun tercihi aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yön vermek bakımından da önemseniyor. Bu bakımdan Aleviler belki de ilk kez, bu düzeyde bir toplumsal bilinç ve sorumlulukla hareket etmeleri gerektiğinin farkına vardılar.

Türkiye’nin ciddi bir toplumsal gücü olan aleviler sadece sosyolojik olarak değil esasen politik olarak güç ilişkilerini belirleyebilecek önemli bir sosyal katmandır. Tahmini olarak 10 milyon civarında oy oranına sahip olan Aleviler, Cumhuriyet tarihinde belki ilk kez kendilerinden söz ettirme potansiyelini yakaladılar. Bu bakımdan Alevilerin toplumsal reaksiyonu ve politik tercihleri, sistem içi güç dengelerini değiştirebilecek bir düzeyde oldukları artık kabul görüyor.

Yüzyıllardır egemen devletin  baskısı altında yaşayan ve ortak değerler üzerinde birlikte hareket eden Aleviler arasındaki ekonomik ve son dönemlerde ki emperyalist oyunlarla ön plana çıkartılan etnik  farklılaşma, doğal olarak politik ayrışmaya da yol açtı. Bölgesel ve farklı etnisite  nedeniyle tek bir siyasi merkezden ve siyasi partiden hareket etmeyen Aleviler, bütün baskı ve asimilasyon çabalarına rağmen halen inanç, kültür ve toplumsal değerlerini koruyabilen ender bir topluluk olarak ortadadırlar. Bu gerçeklik, onların sosyal ve siyasal  gelişmeler karşısında birçok kez birbirinden ayrı  ama ortak tepki  göstermelerini sağlayan önemli bir faktördür. Gezi parkı  direnişi bunun somut bir örneği olarak görülebilir.

Alevileri Türkiye’nin sisteme ve emperyalist planlara direnen en dinamik gücü olarak gören Emperyalizm ve yerli işbirlikçileri, bu direnişi kırmak için Aleviler üzerinde oyun üzerine oyun tezgahlamaktadırlar. Alevilerin içerisinde küçük bir azınlık büyük bir ekonomik güç haline geldi. Süzer Holding, Ege Seramik gibi 10 civarında şirket büyük sermaye grubu arasında yer alırken, bir kısmının ticari ilişkileri ise daha orta ölçekli sermaye gruplarından oluşmaktadırlar. Diğerleri ise orta ve alt gelir grubu mensubudurlar. Ülkemizde yaşanan sosyal ve siyasal gelişmelere paralel olarak da Aleviler Anadolu da yaşadıkları bölgelerden yoğunluklu olarak 1975-1995 yılları arasında  batıya doğru zorunlu olarak kitlesel halde göçmeye başladılar. bir kısmı ise göçe zorlandı. Aleviler geldikleri büyük şehirlerde de mahalleler oluşturdular. Buralarda İnanç, gelenek ve göreneklerini yaşatmaya da devam ettiler.  Alevilerin büyük şehirlerde de bir arada yaşamaları, İnançlarından ve yaşam tarzlarından dolayı sola olan yatkınlarını gün yüzüne çıkartınca, sol ve solun örgütlediği toplumsal mücadelenin ana dişlisini oluşturmaya başladılar.

Bugüne gelinen süreçte Alevileri kitleler halinde sola kaptıran sağ ideolistler ve emperyalizmin işbirlikçileri, Alevilerin siyasal olarak da  birlikte hareket etmelerini önlemek için kendi istedikleri doğrultuda Alevilik yaratmaya, Alevi tarifi yapmaya başladılar. Kafalarının içinde ki ideolojiye uygun gördükleri Alevilere kitap yazdırıp, Alevileri parçalamaya başladılar. Bu satılık kalemlerin bazıları Aleviliği Etnik temele dayandırmaya buradan da Alevileri, Türk-Kürt-Arap (Nusayri) gibi ayrıştırmaya çalışırken, diğerleri, Şii, Şia, Caferi, On İki İmamcı, Ehl-i Beyt muhibbanları olarak inanç yönünden bölerek bir birleri ile yarışır hale getirmeye başladılar. Alevilerin  “Yol cümleden uludur” diyerek her süreği bir yerde, bir şemsiye altında toplayan inançlarını yıkmaya başladılar, buradan da sistem içerisinde yarattıkları ve besledikleri siyasi partiler eliyle bu bütünlüğü yıkmaya başladılar.

07 Haziran seçimlerine yaklaşırken Alevilerin %95 oranında oy verdikleri CHP’nin yanına Kürt kartı ve Kürt etnik temelli politikaların savunucusu olan HDP’yi ortaya sürdüler. Amaç CHP’de kemikleşen Alevi oylarını CHP’den kopartarak bu güne kadar etnik temelli politik söylemlerden başka bir şey yapmayan HDP’ye oy kaydırma yolunu seçmişlerdir. Kendilerini Kürt Alevisi olarak adlandıran bazı Alevi gruplar içerisinde de taban oluşturmaya başlamışlardır. 7 Haziran seçimleri işte bu nedenle Aleviler açısından bir başka öneme haizdir.

Aleviler Ya Osmanlı zulmünden ve katliamlarından kendilerini kurtaran ve cumhuriyeti kuran, Laikliği getirerek Alevilere rahat nefes aldıran , Ekonomik sorunların yanı sıra ayrımcılık, kutuplaşma, adaletsizlik, hukuksuzluk, vicdansızlık, eşitsizlik, sevgisizlik, saygısızlık, kabadayılık, kadına şiddet, dincilik, hoşgörüsüzlük, zorbalık ve yolsuzlukla mücadele edeceğine söz veren CHP’de bütünleşmeye devam edecekler. Ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesine  kadar Alevilerin adını dahi anmayan, Şeyh Sait anma etkinlikleri düzenleyen, Şeriatçıları içerisinde barındıran, Feodalizmle mücadele adına tek adım atmayan, Töre cinayetleri, İşçi ve Emekçilerin hak kayıpları, insan hak ve özgürlüklerinin AKP tarafından elimizden tek tek alınmasına ses dahi çıkartmayan, 4+4+4 cehalet sistemine AKP ile birlikte evet diyen, Reyhanlı katliamında AKP ve RTE’nin yanında yer alan, Gezi direnişlerini ırkçı, milliyetçi bir darbe girişimi olarak adlandırıp destek vermeyen, Lazkiye bölgesindeki Alevi katliamlarına hiç ses çıkartmayan, Türkiye partisi olmayı başaramış HDP’den yana tavır alacaklar.

Bende diyorum ki Ha AKP,Ha HDP, Ha MHP, hepsi aşağı yukarı aynı al birini vur ötekilere. Geriye tek seçenek kalıyor oda Yaşanacak bir Türkiye sözü veren CHP.

İbrahim Kızıler

 

Yorumlar

yorum