27-MAYIS 

Bu hafta Perşembe günü Altınoluk ADD’de 27-Mayıs üzerine bir sohbet toplantısı oldu.Toplantıyı düzenleyen Ziya Kaymak  Beyefendi katılımcıların tümüne söz verdi.Toplantıya katılan herkes 27-Mayıs hakkındaki görüşlerini dile getirdi.Toplantı adeta bir beyin fırtınası gibiydi.Bundan dolayı bizde bu haftaki sohbet konumuz olarak 27-Mayıs’ı seçtik.Sizlerle 27-Mayıs’a giden olayları ve sonuçları üzerinde  duracağız.Önce çok partili sistem tarihini hatırlayalım. Osmanlı’da ilk çok partili […]

 27-MAYIS 

Sinan KahyaoğluBu hafta Perşembe günü Altınoluk ADD’de 27-Mayıs üzerine bir sohbet toplantısı oldu.Toplantıyı düzenleyen Ziya Kaymak  Beyefendi katılımcıların tümüne söz verdi.Toplantıya katılan herkes 27-Mayıs hakkındaki görüşlerini dile getirdi.Toplantı adeta bir beyin fırtınası gibiydi.Bundan dolayı bizde bu haftaki sohbet konumuz olarak 27-Mayıs’ı seçtik.Sizlerle 27-Mayıs’a giden olayları ve sonuçları üzerinde  duracağız.Önce çok partili sistem tarihini hatırlayalım.

Osmanlı’da ilk çok partili sistem 2.Meşrutiyet’ten sonra ortaya çıkmıştır. Bu partilerin ilki İttihat ve Terakki Partisi’dir.diğeri ise Hürriyet ve İtilaf Partisidir.Başka bir iki parti daha vardır ama onlar küçük partilerdir.İttihat ve Terakki Partisinde genellikle subaylar etkindir.Lideri Enver Paşa’dır.1908 yılında 2.Meşrutiyeti ilan ettiren,31-Mart ayaklanmasını bastıran İttihat ve Terakki Partisi iktidara tam olarak yerleşememiştir.1912 yılında Balkan savaşlarının çıkması ile ülke kendisini savaşın içinde bulur ve Osmanlı tarihinin en ağır yenilgisini alır.Enver Paşa savaşın sonunda ileri atılarak Edirne’yi Bulgarlardan kurtarır ve sınır bugünkü sınırlarımıza gelir. Enver Paşa düşüncelerini hayata geçirebilmek için 1913 yılı içinde Babıali’ye baskın düzenler.Baskın sonunda Enver paşa Harbiye nazırı olarak göreve başlar.İttihat ve Terakki ise iktidarı ele geçirir.Bu ordunun yönetime ilk el koymasıdır.Enver Paşa hızla orduda yenileşmeye girişir ve yaşlı ile alaylı subayları emekli eder.Orduyu gençleştirir.1914 yılı içinde 1.Dünya savaşına girip Çanakkale zaferlerini ve Kut’ül Amare zaferini kazanan bu yenilenmiş ordudur.

Kurtuluş savaşı sırasında Ordu Ulu Önder Atatürk’ün emri altındadır. Cumhuriyet ilan edildikten sonra Atatürk siyasetle uğraşacak komutanların ordudan ayrılmalarını söyler.Siyasetle uğraşmak isteyen paşalar ayrılırlar.Mareşal Fevzi Çakmak ordu da kalır ve 1944 yılına kadar Genelkurmay Başkanlığı yapar.Atatürk ülke sorunlarının fikir alışverişi ile çözüleceğine inanmaktadır.Bundan dolayı  Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında başka partilerinde siyasi hayata katılmasını ister.Bunun ifade edince 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Partisi kurulur.Fakat bu parti kurulur kurulmaz dini siyasete alet etmeye başlar ve ardından 1925 yılında Şeyh Said isyanı çıkar.İsyan bastırılınca  Terakkiperver Cumhuriyet Partisi de kapatılır.Böylece ilk çok partili hayat denemesi başarısızlıkla sona erer.1929 yılında dünyada büyük bir ekonomik kriz patlamıştır.Tüm ülkeler bu kriz nedeniyle zordadırlar.Ülkenin bu krizden nasıl çıkılacağı konusunda değişik fikirlere ihtiyacı vardır.Bunun için tekrar çok partili hayat denemesi için Atatürk arkadaşı Fethi Okyar’a parti kurmasını tavsiye eder.Fethi Bey Serbest Cumhuriyet Partisi kurar.Fakat yaptığı toplantılarda dini siyasete alet edenler akın akın gelirler ve 1930 yılı sonunda Menemen’de Asteğmen Kübilay şehit edilir.İsyan bastırıldıktan sonra Serbest Cumhuriyet Partisi de kapatılır.Böylece çok partili siyasi hayat denemesinin ikincisi de başarısız olur.1923 yılından 1933 yılına kadar liberal ekonomik model uygulanmıştır.Dünya ekonomik krizinden sonra Türkiye’de ikinci çok partili siyasi hayatında başarısız olması üzerine devletçi ekonomik sistem uygulanmaya başlar.1933 yılında ilk kalkınma planı hazırlanır.1937 yılında Atatürk ilkeleri arasına Devletçilik ilkesi de girer. Tek partili yönetim 1945 yılında ikinci dünya savaşının sonuna kadar devam eder. Fakat Cumhuriyet Halk Partisi yorulmuştur. Dünyanın konjüktürü nedeniyle Türkiye 1945 yılında çok partili sisteme yeniden geçer. CHP’nin yanında Demokrat Parti kurulur.Hızlı bir mücadele başlar.DP Terakkiperver Cumhuriyet ve Serbest Cumhuriyet partileri gibi dini kullanmaya başlar.CHP bunun üzerine din okulları açmaya başlayarak bu kayışı durdurmaya çalışır.Fakat 1950 seçimlerinde DP çok büyük bir başarı ile iktidarı kazanır.İsmet İnönü iktidarı  kendi elleri ile seçimi kazanan DP’ye verir.Bu Türk tarihinde bir ilktir.Yönetime gelen DP ilk icraat olarak 1932 yılından beri okunmakta olan Türkçe ezanı Arapçaya çevirir.Ardından 1940 yılından beri açık olan ve çok büyük yenilikler getirmiş olan Köy Enstitülerinin kapılarına kilit vurur.Onların yerine İmam Hatip Okullarını açmaya başlar.Ayrıca meclise danışmadan  Kore’ye asker gönderir.Bütün bu gelişmeler aydın kesim üzerinde rahatsızlıklar yaratmaya başlar.Fakat 2.Dünya savaşından kalan artı bütçe kaynakları ile ABD’den gelen yardımlar sonucu ülkede büyük bir refah vardır.Ülke tarıma büyük hızla atılmıştır.Tarımda makineleşme başlamış ve üretim artmıştır.Kara yollarına da önem verilmiş ve ulaşım daha kolaylaşmaya başlamıştır.Bu veriler iktidarın yaptıklarının halka olumlu yansımalarıdır.Olumsuz yönler bundan dolayı hissedilmemektedir.1955 yılından sonra tarımda makineleşme ve karayollarının artması  yüzünden köyden kente göçler başlar.Kısa bir süre içinde kentlerde gecekondular ortaya çıkar.Denizde tükendiğinden dolayı ekonomik krizde kapıya gelmiştir.Bunu eleştiren muhalefete karşı iktidar sertleşmeye başlar.İsmet İnönü acımasızca eleştirilir.Uşak ziyaretinde İnönü’ye taş atılır ve yaralanır.Oysa aynı İsmet İnönü Büyük Taaruz da Uşak’ta Yunan başkomutanı Trikopis’i esir alarak büyük zaferi kazanmıştı.O Ulu Önder Atatürk’ün yanında ikinci adamdı.Mudanya ateşkes anlaşması ve Lozan anlaşmasını imzalayan büyük komutandı.1960 yılı geldiğinde DP muhalefeti tamamen susturmak için çalışmalara başladı.Bütün bu şartlar sonunda 27.Mayıs.1960 tarihinde Ordu yönetime el koyarak DP’yi iktidardan uzaklaştırdı.1961 yılında yeni bir anayasa yaparak seçimlere gitti ve seçimi kazanan partiye iktidarı verdi.1961 anayasası sonunda ülkemizde özerk üniversiteler ortaya çıktı.İşçi sendikaları kuruldu.Devlet  1950 yılından 1960 yılına kadar liberal ekonomi uygulamıştı.1960 yılından sonra tekrar devletçi ekonomiye geçti ve 1963 yılında tekrar kalkınma planları yapılmaya başlandı.Bu durum 1980 yılına kadar sürdü.1980 darbesinden sonra ekonomik yapı tekrar liberal sisteme döndü.Günümüze kadar da geldi.Bugün ülkemiz yeniden büyük bir ekonomik kriz içindedir.İnsanlarımızın çoğu açlık sınırı içinde yaşamaktadır.Saygılarımla.

Yorumlar

yorum