HAZİRAN DİRENİŞİNİN  YIL DÖNÜMÜNDE HER YERDEYİZ!

Edremit Birleşik Haziran Hareketi ve Zeytinli Pir Sultan Abdal Kültür Derneği gezi olaylarının yıl dönümüne dair basın açıklamasında bulundu. Herkes biliyor, son iki yıldır artık farklı bir ülkede yaşıyoruz. Havası, suyu, sesi, kokusu farklılaştı bu ülkenin. İktidarı, muhalefeti, meslek odası, sendikası, genci, yaşlısı, işçisi, işsizi  artık farklı… Kabul eden için de etmeyen için de hayat […]

HAZİRAN DİRENİŞİNİN  YIL DÖNÜMÜNDE HER YERDEYİZ!

Edremit Birleşik Haziran Hareketi ve Zeytinli Pir Sultan Abdal Kültür Derneği gezi olaylarının yıl dönümüne dair basın açıklamasında bulundu.

Herkes biliyor, son iki yıldır artık farklı bir ülkede yaşıyoruz. Havası, suyu, sesi, kokusu farklılaştı bu ülkenin. İktidarı, muhalefeti, meslek odası, sendikası, genci, yaşlısı, işçisi, işsizi  artık farklı…

Kabul eden için de etmeyen için de hayat farklılaştı…

Bu ülke GEZİ’yi yaşadı. Haziran’ın sıcağını iliklerine akıttı. Milyonlar şarkılarını dillerinden düşürmeden kararlı ve direngen bir duruşu tarihin içinden geçerek yaşadılar. Cesur yürekli kadınların ve gençlerin büyük bir ağacın yapraklarına dönüşerek kara bir dumanı dağıttığı, nefes aldırdığı bir ülke artık burası…

Artık hiçbir şey eskisi gibi değil ve olmayacak…

Gezi’de Haziran sıcağında esen rüzgârın, madenlerde, fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde direnen işçilerle; tarlalarda, derelerde, ormanlarda yaşamına sahip çıkan köylülerle buluşmaması mümkün mü?

Sınır boylarında, Antakya’da savaş çığırtkanlarına karşı barışı savunanların ellerindeki güvercinlerin Gezi’den havalanmadığını kim iddia edebilir?

Liselilerin, üniversitelilerin geleceğe dair umut ve haykırışlarının Gezi forumlarından okul bahçelerine taşındığını görmüyor musunuz?

Varoşların, yoksulların eşitsizliklerle baştan kaybettiklerine inandırılmaya çalışılan hayatlarına dair umudun ipuçlarını, genci ve yaşlısıyla Gezi’de yeniden bulduğuna inanmıyor musunuz?

Hepimiz, herkes biliyor ve görüyoruz. Yaşıyor ve hatırlıyoruz. Sesimiz ve bedenimizle, geçmişimiz ve geleceğimizle sahip çıkıyoruz.

Bir  ülkenin tarihinde ender rastlanacak halkın o kendi olduğu, kendini bulduğu, parkından, meydanlarından yola çıkarak bedenine, yaşamına, ülkesine, geleceğine sahip çıktığı o tarihin 2 . yılındayız ,

Bedenimizle, ruhumuzla; kaybettiklerimiz ve sonsuza kadar yaşatacaklarımızla; aşkımız ve direngenliğimizle her yerdeyiz…

Ülkenin dört bir yanında şehirlerin PARKlarında ve MEYDANlarındayız. Gezi’yi yaşadığımız ve anımsadığımız yerde ve her yerdeyiz

Bizler; işçiler, işsizler, emekçiler, güvencesizler, göçmenler, öğrenciler, halklar, görmezden geldikleriniz.. Görüyor musunuz, biz her yerdeyiz…

Parkta direnen “kırmızılı kadınlar”, Taksim Meydanında sabaha kadar piyano çalan sanatçılar, duran adamlar, Toma suyu karşısında bedenini siper edenler, ağaçlara sarılan gençler olarak her yerdeyiz…

Penguen kanallarının önünden ayrılmayan plaza çalışanları, meydanlarda kandil kutlayan, yeryüzü sofraları kuranlar, paranın geçmediği, dayanışmanın esas alındığı komünleri, yemekhaneleri, kütüphaneleri, emzirme çadırlarını, dilek ağaçlarını yapanlar ve gecenin üçünde bunları korumak için barikat kuranlar olarak her yerdeyiz…

Kentine, doğasına, bedenine, kimliğine, emeğine yani yaşamına sahip çıkanlar, kadınlar   olarak her yerdeyiz…

Türkler, Kürtler, Ermeniler, Araplar, Lazlar, Çerkesler, sosyalistler, aleviler, anti-kapitalist müslümanlar, işçiler, işsizler, taraftarlar, bu ülkenin tüm renklerini ve seslerini yansıtanlar olarak her yerdeyiz…

Pala sallayan değil kapısını, mutfağını, dükkanını açan esnaflar, evinin kapısını açık tutmak için çırpınanlar olarak her yerdeyiz…

Hukuksuz ve kent katili imar planlarına davalar açan, itiraz eden mimarlar, mühendisler olarak her yerdeyiz…

Binlerce yaralıyı parkta, camiide, sokakta tedavi etmeye koşan hekimler, hemşireler, sağlık emekçileri olarak her yerdeyiz…

Soru soran, sorgulayan, biat etmeyen, baskıyı kabullenmeyen, özgürlük isteyen, başı örtülü, başı açık, liseli, üniversiteli ya da işsiz ; Gezi’nin gerçek yaratıcısı, bu ülkenin umudu gençler olarak her yerdeyiz…

Ethem-Ali İsmail-Abdocan-Mehmet-Medeni-Hasan Ferit-Ahmet ve Berkin’in adlarının anıldığı ve suretlerinin yansıdığı her yerdeyiz…

Yaşıyorsak ve hala nefes alıyorsak, bilinmelidir ki o güzel çocukların gülen yüzü hürmetinedir!

 

Gençlerin yaratıcı zekası, annelerin kucaklayan şefkati, işçilerin emeklerinden gelen gücü, kadınların bizde variz çığlığınla büyüyen gezi direnişi ülkemiz toplum, kent ve demokrasi tarihinde ortadan kaldırılamayacak onurlu bir iz bırakmıştır. Bilinmelidir ki hükümetin çağresizliğinin ve korkaklığının göstergesi olan bu kirli politika, şiddet ve adaletsizliğe karşın bizler, enyalin, en çıplak, en haklı halimizle bizi biz yapan bütün değer ve renklerimizle, sarsılmaz bir sağ duyu, direnme gücü, kararlılık ve inanılmaz bir yaratılıcıkla yaşamın olduğu her alanda bir aradayız ve meydandayız.

Edremit Birleşik Haziran Hareketi ve Zeytinli Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak taleplerimizden ve kazanımlarımızdan vazgeçmediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz.

HER YER TAKSİM HER YER DİRENİŞ. Hüseyin Eroğlu

 

Yorumlar

yorum