GEZİ RUHU DEVAM EDİYOR

Gezi olayların 2. yıl dönümü Burhaniye Cumhuriyet meydanında yapılan basın açıklaması ve 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı.  Burhaniye Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Yapılan basın açıklamasına CHP, HDP, Emekli-Sen, Haziran Hareketi katıldı. Yapılan basın açıklamasını ise Burhaniye Eğitim-Sen şube yöneticilerinden Hüseyin Civelek okudu. Civelek yapılan basın açıklamasında şunları söyledi. İstanbul’un son yeşil alanlarından birisi olan […]

GEZİ RUHU DEVAM EDİYOR

Gezi olayların 2. yıl dönümü Burhaniye Cumhuriyet meydanında yapılan basın açıklaması ve 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı.  Burhaniye Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Yapılan basın açıklamasına CHP, HDP, Emekli-Sen, Haziran Hareketi katıldı. Yapılan basın açıklamasını ise Burhaniye Eğitim-Sen şube yöneticilerinden Hüseyin Civelek okudu. Civelek yapılan basın açıklamasında şunları söyledi.

İstanbul’un son yeşil alanlarından birisi olan Taksim Gezi Parkının daha fazla rant için betonlaştırılmasına, tek tip yaşam dayatılmasına itirazla başlayıp,  eşit, özgür ve demokratik bir ülke talebi ile tüm ülkeyi saran Gezi Direnişinin üzerinden tam iki yıl geçmiş bulunuyor. Elbette Gezi Direnişi’nin ülke ve dünya toplumsal mücadeleler tarihine yazılışı yalnızca görkemi ve sürekliliğiyle değil, aynı zamanda faşist baskılarla sıkıştırılan halkların neler yapabileceğinin görülmesiyle de sağlanmıştır. Gezi direnişi, despotizme, zorbalığa, her türden ayrımcılığa verilmiş bir cevaptır. Elbette faşist zorbalara karşı böylesi görkemli bir direniş Türkiye halklarına büyük acılara mal oldu. Gençlerimiz devletin şiddeti ile öldürüldü, sakat bırakıldı. Türkiye’de yaşayan demokrasi ve özgürlük yanlısı her insan, hepimiz bu gençlere borçluyuz. Bu ülkede demokrasi mücadelesi geliştikçe, eşitlik ve özgürlük, faşizme karşı güçlendikçe borcumuzu ödüyor olacağız. Selam olsun Gezinin yiğit gençlerine direnen halklarına. Gezi milattır, hala diktatör heveslilerinin yüreğine korku salmaya devam ediyor. Dün, Gezi Direnişinin yıldönümü dolayısıyla İstanbul’un sokaklarında olağanüstü hal uyguladılar. Taksim’e çıkan bütün yolları Devletin zorbalığıyla kapattılar. Korkuyorlar, korkuları büyüdükçe saldırganlıkları da büyüyor. Onlar korkmaya ve saldırmaya devam etsinler, bizler mücadeleyi büyütmeye ve birleştirmeye devam edeceğiz. Ta ki bu ülke özgürlüğün, eşitliğin ve demokrasinin beşiği olana kadar.

Gezi Parkı’nda yağmaya, talana karşı başlayan nöbet AKP’nin baskı ve zulmüne karşı birleşen milyonların mücadelesinde sürmeye devam etmektedir.

Daha fazla rant için gittikçe betonlaştırılan İstanbul’un son yeşil alanlarından birisi olan Taksim Gezi Parkının etrafında oluşturulan sevgi çemberi ve direnişi tüm Türkiye’yi sarmalamış bulunuyor.

Her şey ‘3-5 ağaç’ için başladı, ancak bugün o ağaçların yeşeren dalları gibi eşitlik, özgürlük ve demokrasi talebi tüm ülkeyi sarmış durumda.

31 Mayıs’ta AKP’nin zulüm ve baskı düzenine karşı gelişen tepki ve itirazlar Türkiye’nin dört bir yanına dalga dalga yayılan halk direnişine dönüştü. Milyonlar her türlü baskıya rağmen kararlılıkla taleplerini savundu, teslim olmadı, olmuyor, olmayacak.

Tüm ülkeye yayılan direniş sadece Gezi Parkı’nı değil, bütün bir ülkeyi sermayenin talanına açan, yıllardır emek ve demokrasi düşmanlığının bayraktarlığını yapan, yaşam alanlarına müdahale eden, tüm özgürlük ve demokrasi alanlarını daraltanlara karşı halkın yükselen tepkisinin ifadesi oldu.

Gezi direnişi, AKP’nin sömürü, zorba ve gerici düzeninde sesi ve nefesi zorla kesilen halkın aldığı nefes, haykırdığı sesti. Kadınlara, gençlere ve toplumun tüm ilerici-özgürlükçü değerlerine yönelik gelişen saldırılara karşı özgür bir ülke ve hayat kurma mücadelesiydi.

Gezi’de korku imparatorluğu yaratmaya çalışan AKP’nin otoriter, dayatmacı ve baskıcı politikalarına karşı ayağa kalkan halk, ‘Artık Yeter!’ demiştir.

AKP, “Ezmeyi ve Yok Etmeyi” Öngören Bir Dil ve Politikada Israr Ediyor!

Buna rağmen milyonların taleplerini görmemekte ısrar eden AKP; en ufak itiraza karşı polisiyle yaşam alanlarımıza gaz bombaları yağdırıyor, silah kullanıyor. Halkın can güvenliği, bizzat kendilerini korumakla görevlendirilenler tarafından tehdit ediliyor.

Demokratik ve meşru talepleri için alanlara çıkan herkes düşman olarak görülüyor, vuruluyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.

Polis devletini kurumsallaştırmak, hukuk dışılıklara kılıf uydurmak, yargılanmaktan kurtulmak için habire yasalar hazırlıyorlar, saraylar kuruyorlar. Yandaş medya özel savaş lobisi gibi çalışıyor, toplumsal muhalefeti etkisizleştirmek için her tür yalanı ve dezenformasyonu yapıyor.

Ancak güçlü bir akıntıya kürek çekmenin nafile olduğunu, baskı ve zor karşısında halkın er ya da geç ayağa kalkacağını ve ok yaydan çıktıktan sonra da durdurulamayacağı gerçeğini unutuyorlar!

Polis şiddetine, göz altılara, tutuklamalara, her türlü baskıya, karalamaya, hukuku askıya alan uygulamalara, yalan ve dolana karşı haklı, meşru ve kararlı mücadelemiz bu faşizan düzen değişinceye kadar sürecektir.

Ethem, Ali İsmail, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni, Hasan Ferit, Ahmet, Abdullah, Mehmet İstif, Fadime Ana, Berkin Elvan, Uğur Kurt, Ayhan Yılmaz, Soma’da kaybettiğimiz emekçilerin ve kıydıkları daha binlerce canlar için yargılanmaktan kurtulamayacaklar.

İşyerlerinde ve alanlarda eşit, özgür ve demokratik bir ülke mücadelesini yıllardır sürdüren kamu emekçileri tüm Gezi dinamikleriyle birlikte mücadeleyi büyütecek, karanlığa teslim olmayacak, ellerimizden aldıklarının, bizlerden çaldıklarının hesabını soracaktır.

Burhaniye Emek Ve Demokrasi Güçleri olarak; eşit, özgür ve demokratik bir gelecek mücadelesinde kamu emekçilerini, işçileri, gençleri, kadınları ve tüm halkımızı direnişin parçası olmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz dendi.

Şenol TORLAK

 

Yorumlar

yorum