BENİM OYUM KIYMETLİDİR

Sanki bizlerin oyları kıymetsiz mi? diye yüksek sesle bağıranları duyar gibiyim, feryatlarında kendilerince haklı olabilirler ama ben o feryatları dinlemektense neden benim oyum benim için kıymetlidir onu yazmak istiyorum. Yorumu da değerli  okurlarımıza bırakıyorum. Siyasetçinin birisi 7 haziran seçimleri için benden oy istedi, yazıma başlığı bu yüzden “Benim oyum kıymetlidir” diye yazdım. Hayatımda sorgulamadan, akıl […]

BENİM OYUM KIYMETLİDİR

İbrahim KızılerSanki bizlerin oyları kıymetsiz mi? diye yüksek sesle bağıranları duyar gibiyim, feryatlarında kendilerince haklı olabilirler ama ben o feryatları dinlemektense neden benim oyum benim için kıymetlidir onu yazmak istiyorum. Yorumu da değerli  okurlarımıza bırakıyorum. Siyasetçinin birisi 7 haziran seçimleri için benden oy istedi, yazıma başlığı bu yüzden “Benim oyum kıymetlidir” diye yazdım.

Hayatımda sorgulamadan, akıl süzgecimden geçirmeden hiçbir şeye inanmadım ve çevreme de hep bunu söyledim. Karşılaştığınız her olay, gördüğünüz ve duyduğunuz her şey hakkında konuşmadan önce mutlaka bunun üzerinde biraz düşünün ve öyle karar verin derim. 1341-1444 yılları arasında yaşadığı belirtilen Kaygusuz Abdal (Abdal Musa’nın ardılı) ın bu konuda yani sorgulama konusunda ki bir  dörtlüğü çok hoşuma gitmişti, bunu sorgulama için kendime rehber edindim, bakın ne diyor Kaygusuz.

 

Bakkal mısın teraziyi neylersin

İşin gücün yoktur gönül eğlersin

Kulun günahını tartıp neylersin

Geçiver suçundan bundan sana ne

 

Kaygusuz’un bu beş kıtalık deyişinin tamamı sorgulama üzerinedir. Bunun için diyorum ki sorgulamak günah değil, doğruyu bulma aracıdır. Tıpkı mahkemelerde hakim ve savcıların doğru karar verebilmek için yaptıkları sorgu gibi. Sorgulamayan insanın, olayları ve kişileri akıl süzgecinden geçirmeyen kişilerin doğruyu bulabileceklerine de inanmıyorum. Bunu siyasete indirgersek onun, bunun, eşin, ananın, babanın hatırına oy kullananların kendi varlıklarına ve akıllarına haksızlık  ettiklerine inanıyorum.

 

Oy verme işinin kişinin en önemli, en ertelenemez ve ihmal edilemez sorumluluklarından birisi olduğuna ve bu nedenle de  çok değerli olduğuna inanıyorum. Oy verilecek siyasi yapıların ve kişilerin Araştırılması, üzerinde düşünülmesi şarttır. Bu yüzden  7 Haziran seçiminde “hangi partiye oy vermeliyim” sorusunu uzun süre düşündüğümü itiraf etmeliyim.

 

Bunca yolsuzluk şaibesi, bunca  iğrenç çıkar ilişkileri iddiaları, salt mezhebi nedenlerle komşu ülkelere  savaş açacak ölçüde güzü dönmüşçesine hareket edilmesi, IŞİD ve diğer El kaide ve El Nusra gibi islami terör  çeteleriyle  ortaklaştığı ve silah gönderdiği hemen hemen her gün yazılı ve görsel basında  iddia  edilen insanların  yönettiği bir ülkenin  vatandaşı olmak çok zoruma gidiyor. Yarım yamalak da olsa, kırık dökük de işlemiş olsa bunca demokrasi deneyimi olan ülkemizin  ortaçağ zihniyetine yenik düşmesine üzülüyor, kahroluyorum.

 

Devleti ve kurumlarını yöneten kocaman! adamların yalan üstüne yalan söylediği iddia ediliyor, hırsızlık yaparken suçüstü yakalandığı ama hiçbir yaptırım uygulanmadığı iddia ediliyor. Bu kişilerden hakim huzuruna çıkartılanların  salıverildiği iddiaları ayyuka çıkmış vaziyette, devletin hazinesinin tarumar edildiği, Atatürk’ün mirası yağmalandığı, hukukun keyfileştiği, Oğullar-kızlar, damatlar, yakınlar, bakan ve milletvekillerinden devlet adına hesap sorulamadığı, yaptıkların yanlarına kaldığı iddialarından bıkmış vaziyetteyiz. Bir vatandaş, sorumlu bir yurttaş olarak düşünüp yapılan ve iddia edilenleri akıl süzgecimden geçirip öyle oy kullanacağım. Kendi içimde önemsediğim değerleri hangi parti taahhüt ediyorsa, yerine getirme ihtimali daha güçlüyse o partiye oy vermeliyim diye düşünüyorum.

 

Oy vereceğim parti laikliği bütün organlarıyla  savunmalıdır. Çünkü laiklik ülkemizde barış ve kardeşliğin sağlanabilmesi için en az demokrasi kadar değerlidir, önemlidir. Oyumun, laikliği yok edenlere  ve öteleyenlere, şeyhlere-şıhlara, başında türban ayağında kot pantolon ile gezen sıkma başları “şirin” göstererek meşrulaştıranlara gitmesini istemem. Yavuz-Bitlisi ittifakını önerenler, Barış ve kardeşlik içinde yaşayabilmemiz için İnsan Hak ve özgürlüklerini, demokrasinin tüm kurumlarıyla tesis edilmesini değil de İslam bayrağının altını adres gösterenler, Sivas ve benzeri Alevi katliamlarını gerçekleştiren zihniyetle ortaklaşanlar, Şeyh sait anma etkinliği düzenleyenler ve onlara destek olanlar asla tercihim olamaz.

Bütün insanların , inanç ve etnik farklılıklarını özgürce yaşayabileceği,  her inanç grubunun ibadethanelerine ait giderlerini kendilerinin karşıladığı, kadın haklarının ve kadına bakışın  erkeklerle aynı seviyeye çıkartıldığı, barış ve kardeşliğin sağlamlaştırıldığı, belirli bir grubun değil tüm insanların önemsendiği,  Irkçılık, dincilik, mezhepçilik, feodalizm gibi ilkel değerlerin tasfiye edildiği, yaşamımızdan çıkarıldığı, insan hak ve özgürlüklerinin medeni ülkeler seviyesine çıkartıldığı, eğitim ilkesinin bu değerler doğrultusunda  yeniden düzenlendiği bir ülke istiyorum.

Yukarda saydığım ilkeler doğrultusunda hareket edeceğine ve ülkemizi yeniden hak ettiği değerlere taşıyacağına inandığım “Yak ulan yak” diyerek insan katletmeyen, “ya sev yada terk et” diyerek insanları tehdit etmeyen, Laik, Demokrat, kişinin değil, Hukukun üstünlüğünden yana olduğuna  inandığım Cumhuriyet Halk Partisine “CHP” oyumu vereceğim.

Yorumlar

yorum