NAZIM HİKMET

Bu hafta büyük şair Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümü idi.Bundan dolayı bu haftaki yazımızı büyük ustaya ayırdık.Nazım Hikmet 15.Ocak.1902 tarihinde Selanik’te dünyaya gelmiştir.Babası Hamburg konsolosu Hikmet Bey,annesi ise Ayşe Celile Hanımdır.Anne tarafından büyük dedesi 1848 yılında Polonya’dan Osmanlı imparatorluğunu göç eden Mustafa Celalettin Paşa’dır.Asıl adı Konstantin Borzecki’dir.Osmanlı tabiyetine girdikten sonra Mustafa Celalettin adını almıştır.Osmanlı ordusunda haritacılık […]

NAZIM HİKMET

Sinan KahyaoğluBu hafta büyük şair Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümü idi.Bundan dolayı bu haftaki yazımızı büyük ustaya ayırdık.Nazım Hikmet 15.Ocak.1902 tarihinde Selanik’te dünyaya gelmiştir.Babası Hamburg konsolosu Hikmet Bey,annesi ise Ayşe Celile Hanımdır.Anne tarafından büyük dedesi 1848 yılında Polonya’dan Osmanlı imparatorluğunu göç eden Mustafa Celalettin Paşa’dır.Asıl adı Konstantin Borzecki’dir.Osmanlı tabiyetine girdikten sonra Mustafa Celalettin adını almıştır.Osmanlı ordusunda haritacılık yeteneği ile görev almış ve paşalık rütbesine kadar yükselmiştir.Çok okuyan ve araştıran bir kişidir.”Eski ve Modern Türkler” diye ilk Türkçü kitabı yazmıştır.Bu kitap son yıllarda yeniden yayınlandı.Okudum ve çok faydalandım.Atatürk’ün Türk Tarihinin Ana Hatlarına benziyor.Herkesin okumasını tavsiye ederim.Bugün dahi bu kitaptan öğrenilecek çok şeyler var.Mustafa Celalettin Paşa 1876 yılında hakka yürür.Mustafa Celalettin Paşa ayrıca kızına Latin harfleri ile ilk defa mektup yazan kişidir.İlk şiirini 1913 yılında 11 yaşındayken yazdı.1915 yılında Heybeliada Bahriye Mektebine girmiştir.Bu okulu 1918 yılında bitirdi.Bu sırada Mondros ateşkes anlaşması olmuş ve ülke parçalanmaya başlanmıştır.Ulu Önder Mustafa Kemal ise Kurtuluş savaşını başlatmıştır.1920 yılında arkadaşı Vala Nurettin ile beraber Milli Mücadeleye katılmak için İstanbul’dan kaçarak Anadolu’ya gelmiştir.Bolu’da öğretmenlik yapmıştır.1921 yılında  ise Batum üzerinden Moskova’ya gitmiştir.Orada “Doğu Emekçileri Komünist Üniversite”sinde Siyasal Bilgiler ve İktisat okumuştur.1924 yılında yurda geri dönmüştür.Dönüşünde  Aydınlık dergisinde çalışmaya başlamıştır.Suçlanınca yeniden Moskova’ya gitmiştir.1928 yılında yeniden yurda dönmüştür.Bu sefer Resimli Ay dergisinde çalışmıştır.1938 yılında 28 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.12 yıl hapis yatmıştır.12 yıllık hapisten sonra çıkmıştır.1950 yılında hapisten çıkınca öldürüleceği korkusu ile yeniden Moskova’ya gitmiştir.1951 yılında  hükümet tarafından vatandaşlıktan çıkarılmıştır.Fakat bu işlem yetkililer tarafından unutulduğundan dolayı nüfus kütüğüne işlenmemiştir.Bu durum 2009 yılında tespit edilmiştir.Bu yıllar ise Nazım Hikmet’in vatandaşlığa yeniden alınmasının tartışıldığı yıllardır.Durum tespit edilince kaydı nüfustan da düşülmüştür.1951 yılından ölümüne kadar Moskova’da yaşamıştır.3.Haziran.1963 tarihinde Moskova’da hakka yürümüştür.Mezarı Moskova’da Novodeviçi mezarlığındadır.

Nazım Türk ulusu tarafından hiç unutulmamıştır.Şiirleri yasaklandığı yıllarda da elden ele dolaşarak okunmuştur.Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük şairlerdendir.Tüm yurt dışında Türk şairi olarak tanınır.Yasaklı yıllarında Orhan Selim,Ahmet Oğuz,Mümtaz Osman ve Ercüment Er takma isimlerini kullanmıştır.Türkiye’de serbest nazmın ilk uygulayıcısıdır.İstanbul,Ankara,Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yatmıştır.

Kendisi halkın refah içinde yaşamasını isteyen bir kişidir.Yazdığı şiirlerde toplumsal problemlere değinir.Kurtuluş savaşı üzerinde en güzel şiiri yazmıştır.Bugün bu şiir her yurtsever tarafından zevkle okunmaktadır.Şiirinde Mustafa Kemal’i sarışın bir kurda benzetmektedir.

2002 yılı UNESCO tarafından Nazım Hikmet yılı ilan edilmiştir.112.doğum yılında Beşiktaş Belediyesi ile Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı tarafından Sanatçılar parkında Nazım Hikmet anıtı açılmıştır.”İki kıtaya Nazım Hikmet Köprüsü” isimli anıt Mehmet Aksoy’un tasarımıdır.Mehmet Aksoy yurdumuzun yetiştirdiği en değerli heykeltıraşlarımızdandır.

Nazım bir şiirinde eğer ölürse Anadolu’da bir köy mezarlığında yatmak ister.Mezartaşı falanda istemez.Yalnızca büyük bir çınar ağacı ister.Onu yurda getirmek için çok çabalar olur.Fakat Nazım düşmanlığı zihniyeti kırılamaz.1990’lı yıllardan sonra şiirleri serbestçe okunur.Hatta kendisine düşman kesimlerce de okunur.Fakat naşının getirilmesine gelince herkes kaçar.Onun adına onu seven bazı belediyeler ona izafeten mezarlar yaparlar.O hala Moskova’da yurt özlemi ile yatmaktadır.Anadolu’da bir köy mezarlığı özlemi hala yaşamaktadır.Umarım hükümet onun bu hasretini sona erdirir.Yazımızı onun şu dizeleri ile bitirelim.

 

Dörtnala gelip uzak Asya’dan,

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim,

Yok edin insanın insana kulluğunu,

Bu davet bizim.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim.

 

Nur içinde yat büyük usta. Senden hala öğreneceğimiz çok şey var. Ruhu şahenden şad olsun.Saygılarımla.

Yorumlar

yorum