“HDP RÜŞTÜNÜ İSPAT ETTİ”

Ayvalık’ta, yaz tatilini geçirmekte olan eski TBMM Başkanı ve Türk siyasetinin duayen isimlerinden biri olan Hüsamettin Cindoruk, 7 Haziran’da yapılan 25. dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerini değerlendirdi. Hüsamettin Cidnoruk Ayvalık’taki yazlığında yaptığı basın toplantısında; Cumhurbaşkanının taraf tutmasıyla başlayan süreçte, katılaşan bir iktidar-muhalefet cepheleşmesi olduğunu savunarak, “Bunun sonucunda, Türkiye çok partici, dayatıcı-buyurucu bir Cumhurbaşkanıyla karşı karşıya kaldı. […]

“HDP RÜŞTÜNÜ İSPAT ETTİ”

Ayvalık’ta, yaz tatilini geçirmekte olan eski TBMM Başkanı ve Türk siyasetinin duayen isimlerinden biri olan Hüsamettin Cindoruk, 7 Haziran’da yapılan 25. dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerini değerlendirdi.

Hüsamettin Cidnoruk Ayvalık’taki yazlığında yaptığı basın toplantısında; Cumhurbaşkanının taraf tutmasıyla başlayan süreçte, katılaşan bir iktidar-muhalefet cepheleşmesi olduğunu savunarak, “Bunun sonucunda, Türkiye çok partici, dayatıcı-buyurucu bir Cumhurbaşkanıyla karşı karşıya kaldı. Bir de rejim değişikliği teklif etti Cumhurbaşkanı. Buna iktidar partisi de destek verdi. Eğer Pazar günü yapılan genel seçim onların istedikleri gibi Anayasayı değiştirebilecek bir çoğunlukla olsaydı, Cumhuriyetin niteliklerini değiştiren bir başkanlık sistemi ortaya çıkacaktı. Bu bir krizdi. Bu bir ara rejimdi. Bu seçimlerde seçmen bunu önlemiştir. Bu bakımdan seçimim ilk sonucu bu. İkinci sonuç ise; halk cumhurbaşkanının doğru bulmadı. Cumhurbaşkanı açıkça anayasayı çiğnemiştir. Cumhurbaşkanı anayasaya aykırı olarak partizanlık yapmıştır. Particilik yapmıştır ve tarafsızlıktan vazgeçmiştir. Anayasa Mahkemesi de bu gidişe partilerin başvurusuna rağmen ‘dur’ demedi. Anayasa Mahkemesi’nin bu tavrı Türkiye’yi genel bir rejim krizi içine sokmuştur” dedi.

Seçimi muhalefet partileri kazanmış sayılması gerektiğini ifade eden Cindoruk,

“Çünkü blok onlardır. Çünkü onlarında söylediklerinde çok benzer noktalar vardır. Seçim mesaj vermez aynı zamanda sonuç verir. Bu sonuçları değerlendirmek gerekiyor. Bir taraftan Yeni Türkiye gibi bir safsatayı ortaya atan bir siyasi parti ve siyasallaşmış bir cumhurbaşkanı var. Bir tarafta da demokrasiyi savunan, özgürlükleri savunan, TBMM’yi savunan, parlamenter rejimi savunan partiler var.  Ortak noktalar budur. Ortak noktalarla partiler birleşirlerse bir koalisyon ortaya çıkar, isteyen parti koalisyona girer, isteyen parti de koalisyonu dışarıdan destekler” dedi.

“ERKEN SEÇİM LAFININ ŞİMDİDEN TELAFFUZ ETMEK YANLIŞ OLUR”

Mevcut siyasi tabloda kurulacak hükümete kendisinin ‘Meclis Hükümeti’ diyebileceğini belirten Hüsamettin Cindoruk, “Parlamenter rejimde, devleti yönetecek olan bir hükümet modelidir. Ben erken seçim lafının şimdiden ortaya çıkmasını doğru bulmuyorum. Erken seçim caydırıcı olur. Hükümet icraatları bürokrasiye yansımaz. Erken seçim, ufukta olan demokratik bir çözümdür. Ama bunu şimdiden telaffuz etmek yanlış olur.  Meclis Hükümeti derken, partilerin meclis dışından talimat almamaları gerekiyor. Bunun içerisine İmralı da dahildir” ifadelerini kullandı.

“HDP’NİN DIŞARIDAN GELECEK BİR BAŞKA SESE İHTİYACI YOKTUR”

Pazar günü yapılan seçimler ve öncesinde HDP’nin rüştünü ispat ettiğini ve kendi tabiriyle Türkiyelileşmiş bir siyasi parti olduğunu savunan Hüsamettin Cindoruk, “Bana göre HDP’nin dışarıdan gelecek bir başka sese ihtiyacı yoktur. HDP milli bir parti vasfı kazanmalı ve kendi başına kararlar verebilmelidir. Vatandaşlar HDP hareketine, onun arkasındaki harekete, Kürt kardeşlerimize bir barış çubuğu uzatmıştır. Düşünebiliyor musunuz? HDP Hakkâri’de de oy almıştır, Türkiye’mizin bir diğer ucundaki Cunda Adamızda da oy almıştır. Demek ki, HDP’nin Türkiye Partisi olma iddiaları, talepleri hatta kararları doğru bulunmuştur.

“SEÇİM BARAJI HEMEN DÜŞÜRÜLMELİDİR”

Mevcut siyasi tablo karşısında öncelikli yapılacak iki şeyin olduğunu kaydeden Cindoruk, “Bunlardan bir tanesi barajı hemen düşürmektir. Bu bir dakikalık bir iştir. Meclis toplandıktan sonra 2 maddelik bir kanunla seçim barajı düşürülebilir. Bunun arkasında da Anayasa Mahkemesi, cumhurbaşkanı konusunda pasif davrandığı için, Cumhurbaşkanının sorumluluk alanını geri çekecek bir Anayasa değişikliği yapmalıdır. O da nedir? Sadece vatan hainine değil, başka bir takım fiillerinden dolayı Cumhurbaşkanının düşürülmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum” dedi.

“ESKİ TÜRKİYE’MİZ VAR. BUNUN İÇİNDE AK PARTİ DE VAR”

Cindoruk yaptığı açıklamada, “Şunu gördüm bu seçimde; bir başbakan var. Stajyer bir başbakan gibi uğraşıyor. Ama bir Cumhurbaşkanı var, hem başbakan hem de cumhurbaşkanlığı yapıyor. Bunu hiçbir devlet yada anayasa taşıyamaz. Bu bir yol olursa ve bunu görmezlikten gelirsek, Türkiye’de demokrasinin geleceğinde sıkıntılar yaşarız. Hatta demin söylediğim gibi ara rejim tehlikesiyle karşılaşabiliriz. Yine ekonomik olarak şunu söylüyorum. Türk ekonomisinde Ak Parti’nin başarıları var. Buna saygı duyuyorum. Ama bu başarıları, onların rejimi değiştirebilmeleri için bir güç ve gerekçe olmamalıdır. Türk halkı rejimin değişmesini istemiyor. ‘Kuvvayi Milliye’ dediğimiz, ‘Atatürk’ dediğimiz kurumlar bugün yaşantılarını sürdürüyorlar ve direnç gösteriyorlar. Cumhuriyet; Yeni Cumhuriyet, Yeni Türkiye’ye direnç gösteriyor. Bizim ‘Büyük Türkiye’miz var. ‘Eski Türkiye’miz var. Bunun içinde Ak Parti de var” ifadelerini kullandı.

“YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE EDEN BİR DEVLET BAKANLIĞI KURULMALI”

Hüsamattin Cindoruk, “Hukuka aykırı davranışlarımızı, bizler bugünkü demokratik düzen içinde çözelim. Yine yeni kurulacak olan kabinede, geçmişte biz 1991 yılında bunu yaptık. Yolsuzluklarla mücadele eden bir devlet bakanlığı kurduk. Bu sistem hemen getirilmeli ve kabinede böyle bir bakanlık oluşturulmalıdır.” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI ÇANKAYA KÖŞÜKÜNE TAŞINMALIDIR”

Türkiye’nin en önemli siyasetçilerinden olan Hüsamettin Cindoruk yaptığı açıklamada, “Eskiden beri tanıdığım bir insan olan ve onun yapmış olduğu bir takım faydalı işleri her zaman savunduğum, Tayyip Erdoğan’a tavsiyem, siyaseti dönüp, partisinin başında geçirmesidir. Açıkçası Cumhurbaşkanlığı’nın Çankaya’ya taşınması gerekir. Beyaz Saray nasıl ki, 200 yıldan bu yana Amerika’nın simgesiyse, Çankaya Köşkü de Cumhurbaşkanı ve Cumhuriyetimizin simgesi olarak devam etmelidir. O yaptığı sarayı da başbakanlıkta yada başka bir alanda kullanabilir. Ama mutlaka tekrar Çankaya’da Cumhurbaşkanlığı kurumunun kuralım ve tarafsız bir Cumhurbaşkanını ortaya koyalım” diye konuştu.(İHA)

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle