İŞİ YOKUŞA SÜRMEK, AKP’NİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEKTİR.

07 Haziran seçimleri bitti, sonuçlardan memnunmuyuz ona bakalım. Şimdi artık bunu düşünme ve bundan sonrasını düşünme zamanıdır. Öncelikle herkes eteğindeki taşı dökmelidir. Kısır bir siyaset mi, yoksa ülke sorumluluğunu taşıyan bir siyaset mi güdülmeli? Sonuçlar dan tek memnun siyasi parti HDP gibi görünmektedir. Parti yöneticilerinin ve destekçilerinin açıklamaları ve tavırları bunun böyle olduğunun göstergesi gibi. […]

 İŞİ YOKUŞA SÜRMEK, AKP’NİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEKTİR.

İbrahim Kızıler07 Haziran seçimleri bitti, sonuçlardan memnunmuyuz ona bakalım. Şimdi artık bunu düşünme ve bundan sonrasını düşünme zamanıdır. Öncelikle herkes eteğindeki taşı dökmelidir. Kısır bir siyaset mi, yoksa ülke sorumluluğunu taşıyan bir siyaset mi güdülmeli? Sonuçlar dan tek memnun siyasi parti HDP gibi görünmektedir. Parti yöneticilerinin ve destekçilerinin açıklamaları ve tavırları bunun böyle olduğunun göstergesi gibi. Bana göre de baraj sorunu dolayısıyla çok sıkıntılı girdikleri seçimden tam bir zaferle çıkmışlardır. Ben herkesin tersine seçimlerden zaferle çıkan HDP’nin kendi söylemlerinde ki gibi sol bir parti olduğundan bahsetmeyeceğim, aksine bugünkü hareketleri çok başlı bir örgüt hareketini anımsatmaktadır. Bir tarafta İmralı, bir tarafta Kandil ve Mecliste HDP grubu. Üç ayrı yerden üç ayrı sesmiş gibiler.

 

HDP’nin bazı milletvekillerinin söylemleri sosyalistlikleri konusunda bana yanılmadığımı göstermektedir. Sol bir parti de Altan Tan gibi bir şeriatçı ve Alevi düşmanı  ne gezmektedir. Din ve inanç üzerinden politika yapmaya çalışan ve CHP’ye oradan Kılıçdaroğluna ve dolayısıyla Alevilere saldırması (Kılıçdaroğlu kabesini söylemedi, kıblesi neresidir vs. söylemleri) hangi sosyalist ilkeye sığmaktadır, doğrusu merak ediyorum. Muş milletvekili Av. Burcu Çelik Özkan’ın vıcık, vıcık MHP söylemi kokan “Ya sev, ya terket” deyişini hatırlatan  köy korucularına yönelik “Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşi size çevirmesini biz çok iyi biliyoruz” diye tehdit etmesi de işin tuzu biberidir. Keşke bu gibi tehditvari söylemleri hiç etmemiş olsalardı. Bakalım daha haftası çıkmadan beyinciklerinin arkasını kusmaya başlayanlardan ilerde neler göreceğimizi  ve yaptıkları bu hareketleri hangi sosyalist söylem ve ilke ile bağdaştıracaklarını da çok merak ediyorum.

 

HDP konusunda yanılmış olmayı gerçekten çok istiyorum. Demirtaş’ın seçim sonrası yaptığı açıklamaları çok beğenmiştim. Türkiye herhalde yepyeni bir parti kazanıyor diye umutlanmış, içten içe sevinmiştim. Keşke sol ve sosyalist olmayı, Halkların kardeşliği için çalışmayı kendilerine birincil şart koyabilseler, Keşke Emperyalistlere ve işbirlikçilerine karşı Anadolu halkları ile birlikte hareket etmeyi başarabilseler. Faşist ve Faşist uygulamalara karşı seçim meydanlarında attıkları naraları şimdide TBMM si kürsüsünden yineleyebilseler.  Göreceğiz bakalım Sosyalist söylemli, dindar ve kindarları, Kin ve intikam mı, Halkların kardeşliği mi galip gelecek beyinlerinde ve gönüllerinde.

 

Anadolu insanının insanca yaşayabilmesi için neler yapabileceklerini göstermek kendi ellerinde, Çünkü seçim sonuçları öyle bir tablo çıkardı ki karşımıza, Bu kaos ve kargaşa ortamını  nasıl atlatacağımız, ülkemizi Faşizm kıskacından, dinci baskısından, Emperyalizmin pençesinden nasıl kurtaracağımız konularında kimlerle birlikte hareket edeceklerini hep birlikte göreceğiz.

 

CHP’ye gelirsek,  Nasıl bir ittifak düşündüğünü CHP açıkca söylüyor, Acaba HDP ve MHP neden suskun, Neyi ve kimi bekliyorlar konuşmak için, Önce CHP lileri konuşturup, nabız mı yokluyorlar, Olası AKP-HDP ittifakı veya AKP-MHP ittifakı olduğunda CHP’lilerin daha sonra bunları eleştirmemesi için mi CHP’yi öne sürüyorlar?(Sezgin Tanrıkulu’nun açıklaması)

 

CHP, AKP’nin iktidarda olmadığı bir seçeneğin Parlamentoda olabileceği görüşündedir. MYK’da  ağırlıklı olarak bu görüş benimsendi, bu görüş ortaya çıktı. Başından beri de bu şekilde ifade ettiler. MHP ve HDP’ye düşen görev de AKP’nin iktidarda olmadığı bir seçeneği gündemlerine almasıdır. Her iki partinin tabanı da CHP’nin tabanı da AKP’nin iktidardan düşürülebilmesi için bu partilere oy verdiler. Aksine hareket kendi parti tabanlarına ihanettir.

 

MHP artık söylemlerinin sahibi bir parti olmak zorundadır. 2011 seçimlerinde asamadınız diyerek ip attıkları AKP’ye TBMM sinde sürekli en kritik dönemlerde destek verdi. AKP karşıtı söylem ve Hesap sorma edebiyatı ile seçmenlerden oy istedi. Şimdi gereğini yapmak zorundadır. Bizim kırmızı çizgilerimiz söylemleri ile işi yokuşa sürmenin gideceği yer AKP’nin isteyipte bulamayacağı yerdir. Olmazlar üzerinden nara atacaklarına, Olabilecekler üzerinde bir mutabakat sağlayarak AKP’den hesap sorulmalı ve en kısa zamanda erken genel seçime gidilmelidir.

Yorumlar

yorum