CHP KENDİSİNİ BİTİRMEK Mİ İSTİYOR

07 Haziran seçimlerinin üzerinden 20 günlük bir süre geçti. Seçim sonuçları hiçbir partiye tek başına iktidar vermedi, AKP 13 yıllık aradan sonra Tek başına iktidar şansını yitirince, ortalık koalisyon açıklamalarından geçilmez oldu, Her kafadan bir ses ve bir koalisyon formülleri gelmeye başladı. Şimdilik kimin ne yapacağı pek belli değil, bütün siyasi partiler (AKP) hariç, seçim […]

CHP KENDİSİNİ BİTİRMEK Mİ İSTİYOR

İbrahim Kızıler07 Haziran seçimlerinin üzerinden 20 günlük bir süre geçti. Seçim sonuçları hiçbir partiye tek başına iktidar vermedi, AKP 13 yıllık aradan sonra Tek başına iktidar şansını yitirince, ortalık koalisyon açıklamalarından geçilmez oldu, Her kafadan bir ses ve bir koalisyon formülleri gelmeye başladı. Şimdilik kimin ne yapacağı pek belli değil, bütün siyasi partiler (AKP) hariç, seçim çalışmalarını AKP döneminin yolsuzlukları, Bu yolsuzlukların hesabının sorulması, Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, hukukun yeniden üstünlüğü, üzerine yoğunlaşıp, Recep Tayyip Erdoğan’ın hukuk tanımazlığı ve saray üzerine inşa ettiler. Ayrıca bir takım ekonomik plan ve programlar ile çalışanlara ve çiftçilere bir çok vaatler de bulundular.

Seçim çalışması ve propaganda döneminde atıp tutmak çok kolaydı. Şimdi icraat zamanı, her siyasetçinin propaganda döneminde söylediklerinin ardında durmasını bekliyoruz. Şu anda seçimden en karlı çıkan (HDP) dir.  Koalisyon içinde yer alsa da, almasa da onlar için pek fark etmiyor. AKP’nin tek parti iktidarında yüze, yüze kuyruğuna geldikleri çözüm süreci AKP’li bir koalisyon hükümetinde de tıkır, tıkır yürüyeceğe benziyor. Onun için çok rahatlar.

AKP ise kaybettiği oylarını ve itibarını nasıl geri getirebilirim, onun hesabı içerisine girmiş görünüyor. Çünkü olası (Çok zor ama….) bir CHP+MHP+HDP koalisyonu olasılığı AKP’yi kara kara düşündürüyordu, çünkü bu 3 partinin de ortak söylemi, 17-25 aralık süreci, yolsuzlukların hesabının sorulması, RTE’nin hukuksuzluğunun hesabının sorulmasıydı. Görünen o ki bu koalisyon MHP’nin akıl almaz tavrı yüzünden gerçekleşmiyor.

MHP, Hesap sorma, Vatan hainliğinin ve vatanın bölünmesinin önüne geçilmesi hesabı, Recep Tayyip Erdoğan’dan ve AKP’den Başta Oslo görüşmeleri ve çözüm süreci dolayısıyla hesap sorulması, Yüce Divan yargılamaları, Ver Bilal’i söylemleri üzerinden yürüttükleri  seçim maratonunu unutmuşlar bile. Bugün Gerçek Gündem’den öğreniyoruz ki, o söylemler, hesap sorulması falan hikaye bakınız “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yakın isimlerden biri olarak bilinen Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, AKP’ye koalisyon için partisinin ‘olmazsa olmaz’larını sıraladı. Özdağ’ın açıkladığı listede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Ak Saray’dan ‘1071 rakım’daki Çankaya Köşkü’ne taşınması ve yolsuzlukla suçlanan dört eski bakanın Yüce Divan’a gönderilmesi yok. İşte böyle!

CHP ye gelirsek de pek değişen olmadığını, Dağın fare doğurmak üzere olduğu sinyalleri gelmeye başladı bile. AKP ile bir koalisyonun olamayacağını, Yolsuzlukların ve Hukuk tanımazlıkların tamamının hesabının sorulacağı söylenip, üstüne üstlük bir de 14 maddelik koalisyon şartları açıklanmıştır. Hep birlikte anısayalım bu on dört şartı.

  1. Hukukun üstünlüğü: Can ve mal güvenliğimizin garanti altına alınması, yargının tarafsızlığının ve bağımsızlığının sağlanması.
  2. Güçler ayrılığının temini: 12 Eylül hukukunun ortadan kaldırılması. Yüzde 10’luk seçim barajı, ve YÖK’ün kaldırılması, Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesi, milli iradeye saygının tesisi.
  3. Siyasi Ahlak Yasası: Siyaset bir zenginleşme aracı haline gelmemeli, kirlilikten arınmalı. Bu nedenle Siyasi Ahlak Yasası en kısa zamanda çıkmalı.
  4. Güçlü Sosyal Devlet: Güçlü Sosyal devlet yolunda emeklilere dini bayramlarda iki maaş ikramiye ödenmesi, asgari ücretin bin 500 lira olması, taşeron uygulamasına son verilmesi, yoksulluğa karşı aile sigortası, ve çiftçiye bir buçuk liraya mazot verilmesi sağlanmalı.
  5. Cumhurbaşkanı’nın anayasal sınırlara çekilmesi: Cumhurbaşkanı koalisyon görüşmelerinin bir aktörü haline gelemez, siyasi parti liderlerine çağrısı anlamsızdır. Cumhurbaşkanlığı her şeye maydanoz olma makamı değildir.
  6. Örtülü ödenek iki başlı olmaz: Örtülü ödeneği bir kişi kullanır, örtülü ödenek Başbakan’ın namusuna emanet edilmiştir, iki başlılık olmaz. Cumhurbaşkanı, Başbakan’dan gizli hangi amaçla örtülü ödeneği kullanacaktır?
  7. Yeni dış politika zorunludur: Yeni ve ekseni barış üzerine kurulu bir dış politika ihtiyacı ortadadır.
  8. Gençlere her meydan özgür olmalı: Bu ülke nüfusunun yarısı genç. Gençler potansiyel suçlu olarak görülmemeli, düşüncelerinden ötürü hiç kimse yargılanmamalı, tüm kentlerin meydanları özgürlüğe açık olmalı.
  9. Yasaksız Türkiye: Yasaklarından kurtulmuş, düşünen, üreten, hakça paylaşan ve özgürce konuşan bir Türkiye istiyoruz.
  10. Medya özgür olmalı: Medya tam özgür olmadan demokrasi işlemez. TRT iktidar borazanı olmaktan çıkmalı, Genel Müdür atamaları siyasetten etkilenmemeli. İktidarın sopası olan bir RTÜK modelini biz kabul etmiyoruz.
  11. Vergi denetimi adil olmalı: Vergi denetimi siyasi amaçlı kullanılmamalı, fikrini açıklayan işadamının kapısına ertesi gün denetim elemanı dayanmamalı.
  12. Kesin Hesap Komisyonu: TBMM’de Kesin Hesap Komisyonu kurulmalı. Vatandaştan toplanan vergilerin hesabı kuruşuna kadar verilmesi demokrasinin gereğidir.
  13. Anayasa değişikliği: Anayasa değişikliği öncelikle yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını sağlayacak şekilde ele alınmalı.
  14. Yolsuzlukla Mücadele: Yolsuzlukların üzerine mutlaka ve sonuna kadar gidilmeli.

Şimdi öğreniyoruz ki CHP genel başkanı, bunların tümünü yutmaya hazırlanıyormuş, Yani tabiri yerindeyse Kendi ayağına kurşun sıkmanın eşiğine gelmiş. Biz üyeler ve partiye oy verenler, CHP’ye AKP ile kesinlikle koalisyona girmemesi, girer ise erime sürecine gireceği yönünde baskılar uyguladık. CHP’ye 13 yıllık hukuksuzluğun, adaletsizliğin, yolsuzluk iddialarının  tavan yaptığı AKP iktidarından bütün bunların hesabını sor diye oy verdik. Sayın Kılıçdaroğlu bugün cumhuriyet’e yaptığı konuşma da AKP ile koalisyon görüşmesi için aynen şunları söylüyor. “yüzde 60’lık blokla hükümet” ihtimalinin zayıfladığını, ülke için AKP ile masya oturabileceklerini, Ancak ciddi bir güven sorunu yaşadıklarını da vugulayan Kılıçdaroğlu, “Arzu ettiğimiz koşullarda olursa demokrasinin güçlendiği bir hükümet olur” ifadelerini kullandı. Olası AKP-CHP koalisyonunda iktidarın “yedek lastiği” ya da “koltuk değneği” olmayı kabul etmeyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, yolsuzluklar ve MİT TIR’ları meselelerinde de beklentinin aksine “intikamcı” hareket etmeyeceklerini altını çizdi.

Şimdi bütün CHP’liler ve CHP’ye oy veren seçmen soruyor, bu “kendi ayağına kurşun sıkmak” değil de nedir.

İbrahim Kızıler

Yorumlar

yorum