AMASYA GENELGESİ

Bu hafta Amasya genelgesinin 96.yıldönümü idi.Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuzu Amasya Genelgesi üzerine yapalım dedik.Çünkü tarihini bilmeyen toplumlar geleceğini inşa edemezler.Bizlere de batının talimatları doğrultusunda tarihimizi unutturmaya çalışıyorlar.Bunun için Kurtuluş Savaşı tarihini her fırsatta hatırlamalıyız ki yönümüzü bulmakta zorluk çekmeyelim. Son yıllarda batının telkinleriyle insanlarımız o kadar savruluyorlar ki insan şaşırmaktan edemiyor. Antiemperyalist bir […]

AMASYA GENELGESİ

Sinan KahyaoğluBu hafta Amasya genelgesinin 96.yıldönümü idi.Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuzu Amasya Genelgesi üzerine yapalım dedik.Çünkü tarihini bilmeyen toplumlar geleceğini inşa edemezler.Bizlere de batının talimatları doğrultusunda tarihimizi unutturmaya çalışıyorlar.Bunun için Kurtuluş Savaşı tarihini her fırsatta hatırlamalıyız ki yönümüzü bulmakta zorluk çekmeyelim.

Son yıllarda batının telkinleriyle insanlarımız o kadar savruluyorlar ki insan şaşırmaktan edemiyor. Antiemperyalist bir kişi batının  iletişim bombardımanı ile bir bakıyorsunuz antiemperyalizm adına emperyalizmin maşalığını yapıyor ve antiemperyalist olduğunu iddia ediyor.Bu tipler yine batının propagandası ile bizden bir şey olmaz abi diyerek ulusumuzu küçümsüyor.Kurtuluş savaşını ise yok kabul ediyor.Onlara göre İnönü savaşları olmadı,Sakarya ve Büyük Taaruz ise bir Yunan-Türk savaşı niteliğindedir.Mustafa Kemal’in ise Kurtuluş Savaşında çok önemli bir rolü yoktur.Eğer o olmamış olsaydı yine bu savaş yapılıp kazanılırdı.Tabi o zaman Atatürk devrimleri de olmaz ve toplum geçmişinden koparılmazdı.Tabi padişahlık ta kaldırılmaz ve yine Osmanlı devam ederdi.

Dostlar bu tatlı su entelleri işte bu tezlerle Kurtuluş Savaşımızı önemsizleştirmeye ve Ulu önder Atatürk’ün yaptıklarını da basitleştirmeye çalışmaktadırlar. Oysa gerçek onların dedikleri gibi değildir.Bilindiği gibi 1.Dünya Savaşı 1918 yılında imzalanan Mondros ateşkes anlaşması ile sona erdi.Bu anlaşmaya göre Osmanlı Devleti ordusunu terhis ediyordu.Ayrıca galip devletler güvenliklerini tehlikede gördükleri yerleri işgal edebileceklerdi.Bu ateşkes anlaşmasının imzalanmasından 3 gün sonra İngiliz ordusu savaşa devam ederek Musul’u işgal etti.Yine Kasım ayı başında Çanakkale Boğazını geçerek İstanbul önlerine gelip şehri abluka altına aldılar.İstanbul hükümetine isteklerini dikte ettirmeye başladılar.1918 yılı içinde Osmanlı Mebusan Meclisi süresini doldurduğundan padişah tarafından feshedildi.Yerine yeni seçimler yapılması gerekiyordu ama olağanüstü bir durum olduğundan seçimler yapılmamıştı.İşte bu şartlar altında 13.Kasım.1918 tarihinde Mustafa Kemal Paşa  Adana’dan İstanbul’a geldi.Haydarpaşa garında işgal devletlerinin gemilerini görünce yaverine “Geldikleri gibi giderler” dedi.Mustafa Kemal Paşa 6 ay kadar İstanbul’da kaldı.Bu süre içinde çeşitli temaslarda bulundu ve  kurtuluş çareleri aradı.Fakat kaderini İngilizlerin iradesine teslim eden padişah ve uzlaşmacı İstanbul hükümeti ile bir şeylerin yapılamayacağını gördü.Çareyi Anadolu’ya geçmekte gördü.Padişah hem hiçbir şey yapmıyor ve hem de yaptırmıyordu.Bu sıralarda Orta Karadeniz cıvarında Rum eşkiyalar nüfus yapısını değiştirmek için Türk köylerine saldırıp Türkleri bulundukları yerlerden kaçırmaya çalışıyorlardı.Buna karşı Türklerde örgütlenmeye başlamışlardı.Rum çeteler işlerinin kolaylaşması için İstanbul’a Türk çetelerinden şikayet dilekçeleri göndermişti.İngilizler Türk çetelerinin faaliyetlerinin durdurulmasını istiyordu.İngilizleri memnun etmek için padişah Vahdettin ,Mustafa Kemal Paşa’yı  3.Ordu Müfettişliği ile görevlendirerek Samsun’a gönderdi.

Bu sırada İngilizler İzmir ve çevresini ise Yunanlılara vermişlerdi. Yunan ordusu İngilizlerin yardımı ile 15.Mayıs.1919 tarihinde İzmir’e asker çıkararak işgale başladı.Padişah ise Yunan ordusuna karşı gelinmemesini istediğinden askerlerimiz karşılık vermedi ve Yunan ordusu hiçbir zorlukla karşılaşmadan Kordon’a çıktı.Buna dayanamayan Hasan Tahsin ilk kurşunu sıkarak Kurtuluş savaşını fiilen başlatmış oldu.Buna kızan Yunan ordusu kışladaki askerlerimizi yakalayarak şehit ettiler.Subaylarımıza çeşitli işkenceler ederek şehit ettiler.Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasının ertesi günü yani 16.Mayıs.1919 günü ise Mustafa Kemal Paşa Bandırma vapuru ile İstanbul’dan Samsun’a hareket etti.İngilizlerin amacı vapuru Karadeniz’de batırmaktı.Fakat gemi kıyıyı takip ederek bu saldırıdan kurtuldu ve 19.Mayıs.1919 günü Samsun’a ulaştı.Ulu Önder Atatürk ve yanındaki arkadaşları Samsun’a ayak bastılar.Samsun çevresinde incelemelerde bulundular.Oradan Havza’ya geçildi.Önce orada Havza Genelgesi yayınlandı.Ulu Önder Atatürk böbreklerinden rahatsız olduğundan burada bir hafta kalındı.Daha sonra Amasya geçildi.Amasya’da Ulu Önder Atatürk tarafından yaveri Cevat Abbas Bey’e Amasya genelgesinin maddeleri dikte ettirildi.Genelge önce terhis edilmemiş birlik komutanlarına gönderilerek onların desteği sağlandı.Daha sonra 22.Haziran.1919 günü telgrafla her yere gönderildi.Bu genelge adeta bir ihtilal beyannamesi niteliğindedir.Genelgede padişahın esir durumunda bulunduğu belirtilmekte ve kurtuluşu ancak milletin iradesi sağlayacaktır denilmektedir.Bu madde ile Cumhuriyetin ilk mesajları verilmektedir.Daha sonra Sivas’ta bir kongrenin toplanacağını ve bunun için her ilin seçeceği temsilcilerin Sivas’a gelmesi duyurulmaktadır.Yapılmayan seçimler ve toplanmayan meclis için atılmış bir adımdır.Daha sonra seçimlerin yapılması ve Meclisi Mebusan’ın toplanması için çeşitli baskılar yapılacak ve bu meclis Misak-ı Milliyi kabul edince İngilizler tarafından basılarak dağıtılacaktır.Bunun üzerine ise 23.Nisan.1920 tarihinde Ankara’da, dağıtılan Meclisi Mebusan üyelerinden kaçanlar ve yeni katılanlarla beraber TBMM açılacaktır.Bu Meclis kurucu meclis görevini yerine getirerek hem Kurtuluş Savaşını yürütecektir. Zaferden sonrada Cumhuriyeti ilan edecektir. Bu Kurucu Meclisin başkanı ise Ulu önder Mustafa Kemal olacaktır.O meclis günümüzde de ülkemizin yasama organı olarak görevini yerine getirmektedir.Amasya Genelgesi tüm bu gelişmelerin ön sözüdür.Unutmayalım ve unutturmayalım.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum