MADIMAK UNUTULMAYACAK

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı Burhaniye Şube Başkanı İbrahim Kızıler 2 Temmuz Madımak Katliamı ile ilgili basın açıklaması yaptı. Kızıler açıklamasında; “Anadolu coğrafyası tarihin her döneminde Katliamların ve siyasi cinayetlerin işlendiği, üstlerinin egemenlerce örtüldüğü, Katillerden be katliamcılardan hesap sorulamayan ve sorulmayan bir bölgedir. Maalesef cumhuriyet döneminde de bir çok katliam ve siyasi cinayet işlenmiş, […]

MADIMAK UNUTULMAYACAK

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı Burhaniye Şube Başkanı İbrahim Kızıler 2 Temmuz Madımak Katliamı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Kızıler açıklamasında; “Anadolu coğrafyası tarihin her döneminde Katliamların ve siyasi cinayetlerin işlendiği, üstlerinin egemenlerce örtüldüğü, Katillerden be katliamcılardan hesap sorulamayan ve sorulmayan bir bölgedir. Maalesef cumhuriyet döneminde de bir çok katliam ve siyasi cinayet işlenmiş, ama suçlular göstermelik yargılamalar ile komik cezalarla kurtulmuşlardır. Gerçek suçlular ile suça azmettirenler ise asla ve asla ortaya çıkartılmamıştır. İşte üstü örtülen ve gerçek suçluları zaman aşımı kavramı uydurmasının ardından “Vatana, millete hayırlı olsun” denilerek cezalandırılmaktan kurtarılan “2 Temmuz Madımak katliamı” da bunlardan birisidir. Bu katliam Alevilerin ve Aydınların yakılarak katledildiği bir olaydır. Maaslesef bunun da üstü örtülmüştür. Biz Aleviler ve bu ülkenin aydınları için;

 

2 Temmuz 1993 nedir bilir misiniz dostlar biliyor musunuz? bundan 1400 yıl önce Kerbela da  İmam Hüseyin ve 72 masum can’ın katledilmesinin tekrarının Türkiye Cumhuriyetinde Sivas da, Madımak da tekrarıdır. yani Madımak Katliamının yaşandığı bir gündür.

2 Temmuz 1993 Yerle göğün ağladığı, ağlatıldığı bir gündür. Nehirlerin, pınarların akmadığı, Kuşların Güvercinlerin, Turnaların yas tuttuğu bir gündür.

2 Temmuz 1993 Vicdanların sustuğu, sevginin, saygının, şevkatin ve merhametin yok olduğu, insani duyguların ve insanlığın öldüğü ve öldürüldüğü bir gündür. Kinin, öfkenin, bağnazlığın, yobazlığın ve barbarlığın coştuğu bir gündür.

2 Temmuz 1993 Hayvanların bile yapamadığı vahşetin, insan kılığına girmiş yaratıklar tarafından yapıldığı bir gündür. Güneşin insanlığa küstüğü, yıldızların söndüğü, ay dedenin yasta olduğu bir gündür.

2 Temmuz 1993 Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak diye bağırıldığı, Kubilay’ın Menemen de yobazlarca katledildiği gibi, 33 Can’ın Sivas Madımakta diri diri yakılarak katledildiği bir gündür.

2 Temmuz 1993 Laik Türkiye Cumhuriyetini savunanlarla, hilafeti getirmek isteyen yobaz gericilerin karşı karşıya geldiği ve, ışığı boğan karanlığın kazandığı bir gündür. Güneşin ve Işığın kapkara bulutlarla sarılarak yok edildiği bir gündür.

2 Temmuz 1993 Çanakkale de, Galiçya da, yemen de, arap cephelerinde, Kafkasya da nihayet Kurtuluş savaşında can vererek toprakta kefensiz yatanların torunlarının, Atatürk Türkiye’sinde ölüme terkedildiği, devleti tarafından can güvenliği sağlanmadığı, Laik cumhuriyetin bekçiliğine soyunan Alevi Canların ve onları seven Aydınların hunharca katledildiği bir gündür.

2 Temmuz 1993 Dinin, imanın, kitabın, merhametin, sevginin ve şevkatin unutulduğu, ağzı salyalı yobazların “Ya Allah Bismillah, Allah-ü ekber” tekbirleri ile 33 aydının, 33 canın diri diri benzin dökülerek ateşe verilip yakılarak katledildiği bir gündür.

2 Temmuz 1993 Laik Cumhuriyeti sevenlerle, sevmeyenler arasındaki husumetin tavan yaptırıldığı, laik cumhuriyetten yana olanlarla, laik cumhuriyetten rövanş almak isteyen gerici yobaz akımın çatıştığı bir gündür. Karanlık ile aydınlığın, gece ile gündüzün, soğuk ile sıcağın, güzellikle çirkinliğin, bilimden yana olanlarla cehaletten yana olanların çatıştığı, cehaletin ve karanlığın kazandığı, ışığın ve aydınlığın kaybettiği bir gündür. Gözyaşının oluk, oluk aktığı, gencecik bedenlerin kömür olduğu bir gündür. İnsanlığın ve Sevginin Sivas da yakıldığı bir gündür.

2 Temmuz 1993 İnsanlığın yüzünün kızardığı, yerin dibine girdiği, hilafet özlemi ile yanıp tutuşanların, cumhuriyet devrimlerini yakarak rövanş aldığı, merhametin, sevginin yerlerde süründüğü, Yaradılanın yaradan dan ötürü sevilmesi gerektiğinin unutulduğu kap kara bir gündür.

Yobazlarca yakılarak katledilen 33 canımıza şöyle sesleniyoruz.” Sizleri unutmadık, unutturmayacağız, sizi katledenlere ve katliamcıları koruyup kollayanlara sürekli lanet edeceğiz, dün olduğu gibi bugün de hilafet özlemcilerine, şıhlarına, şeyhlerine, halifelerine, şeriatlarına ve “şeyh-ül-islamlarına” biat etmedik ve etmeyeceğiz”. Işıklar içinde yatın.” Dedi. Şenol Torlak

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle