MADIMAK

Geçen hafta iki önemli  gün vardı.Birisi Denizcilik Bayramı,diğeri ise Madımak yangını idi.Ayın birinde Denizcilik Bayramı kutlandı.Akçay’da denize çelenk bırakıldı ve çeşitli yarışlar yapıldı.Yağlı direk üzerinde yöre yiğitleri bayrak kapma yarışı yaptılar.Ayın ikisinde ise Edremit’te Madımak yangınında yanan canları anmak ve Madımak yangınını lanetlemek için yürüyüş düzenlendi.Altınoluk ADD şubesinde de Madımak yangını ile ilgili toplantı yapıldı ve […]

MADIMAK

Sinan KahyaoğluGeçen hafta iki önemli  gün vardı.Birisi Denizcilik Bayramı,diğeri ise Madımak yangını idi.Ayın birinde Denizcilik Bayramı kutlandı.Akçay’da denize çelenk bırakıldı ve çeşitli yarışlar yapıldı.Yağlı direk üzerinde yöre yiğitleri bayrak kapma yarışı yaptılar.Ayın ikisinde ise Edremit’te Madımak yangınında yanan canları anmak ve Madımak yangınını lanetlemek için yürüyüş düzenlendi.Altınoluk ADD şubesinde de Madımak yangını ile ilgili toplantı yapıldı ve olayın detayları konuşuldu.Bundan dolayı bizlerde bu haftaki sohbet konumuz olarak bunları seçtik.Şöyle başlayalım.Madımak Sivas yöresinde yetişen bir bitkidir.Tarımı yapılır ve bu yörede üzerine türkü yakılmıştır.”Madımak bittimi ola,Oy madımak ,oy madımak” gibi devam eder gider.Bu türküyü hepimiz zevkle dinleriz.Türkünün birde oyunu vardır.Kızlar oynar.Bu yöreye has bitkinin adını birde Sivas’ın içinde bir otele vermişler.Ne güzel Sıvas’a gidiyorsunuz ve Madımak otelinde kalıyorsunuz.Yakışır.Ama yakışmadı.Bu güzel bitkinin adı insan etinin  yanık kokusu ile eşleştirildi.Artık madımak denildiğinde aklımıza yanık insan eti kokusu geliyor.Olay nasıl oldu?

1993 yılı ülkemiz için bir karanlık yıldır. Bu yılın ocak ayı içinde karanlık güçler tarafından Uğur Mumcu öldürüldü.Tüm toplum ayağa kalktı.Şubat ayı içinde  yurtsever komutan Eşref Bitlis Paşa suikastta uğradı ve şehit oldu.Nisan ayı içinde Cumhurbaşkanı Turgut Özal kalp krizi ile öldü.Yerine Süleyman Demirel seçildi.

Bu arada İngiltere’de Salman Rüştü isimli bir yazar yazdığı bir kitaptan dolayı İran başkanı Humeyni tarafından ölüme mahkum edilmişti.Salman Rüştü’nün yazdığı Şeytan Ayetleri tüm dünyada lanetleniyordu.Türkiye’de rahmetli Aziz Nesin buna karşı çıkarak bu kitabı Türkiye’de yayınlayacağını ilan etti.Fakat yayınlayamadı.Bunun üzerine birkaç sayfasını bir gazetede tefrika etti.İşte bu tefrika olayların asıl nedeni olarak gösterildi.Oysa nedenler çok farklıydı.

Pir Sultan Abdal Alevilerin yedi ulu ozanından birisidir.Sivaslıdır.16.y.y.da yaşamıştır.Şiirleri hala alevi cemlerinde okunur.Bu büyük ozanı her yıl doğduğu köy olan Banaz’da anıyorlardı.O yıl bu anma etkinliklerinin Sivas’a çekilmesi ve daha da genişletilmesi kararlaştırıldı.Ayrıca bir de Sivas’a ozanın heykelinin dikilmesi kararlaştırıldı ve 1977 yılında hazırlanan heykel bu etkinliklerde dikilip açılışı yapılacaktı.Fakat karanlık güçler devreye girdiler.Sivas’ta bir hazırlık başladı.Elden ele bildiriler dağıtılmaya başlandı.Etkinlik günleri geldiğinde canlar toplandı ve etkinlikler başladı.2.Temmuz günü bir Cuma günü idi.Cuma günü namazdan sonra göstericiler toplanarak olayı başlattılar.Önce Sivas kongresinin toplandığı binanın önüne gelerek Atatürk büstünü kırdılar.”Cumhuriyet burada kuruldu,burada yıkılacak”diyerek slogan attılar.Oradan Pir Sultan Abdal heykeline yürüyerek heykeli parçaladılar.Daha sonra Madımak otelinde dinlenen canları rahatsız etmek için oteli kuşattılar.Otelin kuşatıldığını gören canlar hükümet yetkililerine telefonla ulaşarak otelin kuşatıldığını ve olayların çıkabileceğini can güvenliklerinin olmadığını bildirip yardım istediler.Hükümet yetkilileri her şeyin kontrol altında olduğunu söylediler.Otel 8 saat kuşatma altında kaldı.Her geçen saat göstericilerin sayısı arttı.Akşam saat 8 sularında otel ateşe verildi ve  cayır cayır yakıldı.İçerideki 33 güzel can kah yanarak kah duman zehirlenmesinden can verdiler.Aziz Nesin tesadüf olarak kurtarıldı.Olaydan sonra hükümet yetkilileri oteli kuşatan halkın burnu kanamadı diye beyanat verdiler.Suçlular yakalanıp hapsoldu,ama mahkemede avukatlıklarını yapanlar daha sonra ülkemizde adalet bakanı oldu.Suçlular içeride hapis yatarlarken dışarıda çocukları oldu.Bir kısmı kaçtı ve hiç yakalanamadı.Yakalanamadan öldüler.Diğerleri de 20 yıl sonra zaman aşımından af oldular.olay kapandı.Bu arada otel kebap dükkanı haline getirildi ve insanlar hiç rahatsız olmadan bu otelde kebaplarını yediler.Ama yanan canları sevenleri hiç unutmadı.Her yıl onları hasretle andı.Yapılan işin canilik olduğunu haykırdı.Otelin utanç müzesi olmasını istedi.Hala da istiyor.Onlar ateşte semaha durdular.Hala semahları devam ediyor.Mahşere kadar da devam edecek.Yanan canlardan Muhlis Akarsu bir türküsünde sanki bu durumu hissetmiş gibidir.Der ki:

“Akarsu’yum yansam da

Yanıp kavrulsam da

Bazı bazı gülsem de

Yine gönlüm hoş değil”

Dostlar iyilik güzellik ve doğruluk için mücadele ediyoruz.Onlar yanarak bizlere meşale oldular.Bu karanlıkta onların ışıklarında yürüyoruz.Onları unutmadık unutmayacağız.Hepsini özlemle anıyor ve ruhu Şahendeleri şad olsun diyoruz.

Denizcilik Bayramı ise ülkemiz için çok önemli bir bayramdır.1838 yılında İngiltere ile yapılan Baltalimanı anlaşması ile ülkemiz bir açık pazar haline gelmişti.Kapitülasyonlar her yeri sarmıştı.Denizlerimizde gemi yüzdürmek yabancıların elinde idi.1923 yılındaki Lozan anlaşması ile bu kapitülasyonlar kaldırıldı.1.Temmuz.1926 yılından itibaren kendi karasularımızda gemi yüzdürme bizlere geçti.Bundan dolayı bu gün Denizcilik Bayramı olarak kutlanmaya başlandı.Ne mutlu denizlerine hakim olanlara.Bize bu mutluluğu Ulu Önder Atatürk sağladı.Ona ne kadar teşekkür estik azdır.Hepimizin Denizcilik Bayramı kutlu olsun.Saygılarımla.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle