MHP’NİN SORUMLULUĞU

Yaz sıcaklıklarının en yoğun olduğu dönemdeyiz. Hava sıcaklıkları ülkemin gündeminin hararetiyle yarışırcasına arttıkça artıyor. Bu sıcak gündemi takip edebilmek için değil haftada bir yazı, günde 5-10 yazı yazsanız yine baş edemezsiniz. Son birkaç aydır yazılarımızda sürekli seçim gündemi vardı. Seçimin üzerinden 1 ay geçmesine rağmen hala ortada yeni bir hükümet yok. Bırakın hükümetin mevcudiyetini daha […]

MHP’NİN SORUMLULUĞU

Tamer KAYIKÇI

Yaz sıcaklıklarının en yoğun olduğu dönemdeyiz. Hava sıcaklıkları ülkemin gündeminin hararetiyle yarışırcasına arttıkça artıyor. Bu sıcak gündemi takip edebilmek için değil haftada bir yazı, günde 5-10 yazı yazsanız yine baş edemezsiniz.

Son birkaç aydır yazılarımızda sürekli seçim gündemi vardı. Seçimin üzerinden 1 ay geçmesine rağmen hala ortada yeni bir hükümet yok. Bırakın hükümetin mevcudiyetini daha henüz bir görevlendirme bile yok. Tayyip Erdoğan’ın hedefinin kaos ortamının artarak devam etmesi ve devamında bir erken seçimin yapılmasının ön plana geçtiği hissediliyor.

Erken seçim hangi partiye ne getirir ne götürür bilinmez ama bugünkü manzarada Devlet Bahçeli ve MHP’nin takındığı tavır ile meclis başkanının AKP’den seçilmesine sebep olmasından dolayı eğer yapılacaksa birkaç ay sonraki erken seçimde MHP’nin barajın altında kalma tehlikesi olduğunu söyleyebilirim.

Çünkü bu halk görevden kaçmaları, muhalefette kalmaları için değil, sorumluluk almaları ve ülkeyi tekrar demokrasi rayına sokmaları için kendilerine oy verdi. Onu istemem, bunu istemem diyerek küçük bir çocuk sorumsuzluğunda hareket edilerek tüm görüşmeleri kilitlemesini bu halk affetmeyecektir.

MHP, PKK’nin uzantısı olarak gördüğü HDP ile hiçbir ortamda adının anılmasını istemiyor. İlk bakışta masum bir görüş, saygı duyulması gereken bir tavır olarak bakabilirsiniz. Oysa bu köşeden defalarca söylediğimiz gibi 13 yıl önce AKP iktidarı devraldığında PKK terörü bitme noktasına kadar gelmişti. Onu tekrar dirilten, oradaki güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan, hatta onlarla mücadele edenlerin bir bir içeri alındığı, terör örgütünü bitme noktasından devletle pazarlık masasına oturmasına kadar getirten, bu ülkeye PKK kadar zarar veren AKP’nin adayını meclis başkanlığına seçilmesinde başrol oynadılar.

MHP’liler istedikleri kadar bağırıp çağırsınlar, suçu CHP’ye yıkmaya çalışsınlar, Deniz Baykal’ın seçilmesine yetecek kadar oyu gelip mecliste kullanan HDP, MHP’den çok daha ilkeli bir şekilde ve sorumlulukla hareket etmiştir.

Ayrıca HDP’yi yok saymak ona oy veren milyonlarca vatandaşı da, demokrasiyi de yok saymak anlamına gelir ki bu da ayrı bir bölücülük taşır. MHP bu tavrıyla kimin değirmenine su taşıyor anlaşılmış değil.

Sonuçta içinde bulunduğumuz ortamda her gün kim kiminle koalisyon kuracak şeklinde bahisler oynanmaya başlamışken bu toz duman içinde uzun öngörülere dayanarak tahminde bulunmak pek mantıklı değil. Seçmen yüzde 60 blokla koalisyonun yolunu gösterdi ama onu algılayabilecek basiretli politikacıları bulabilmek günümüzde çok zor.

Bu zaman diliminde en güzeli politikadan uzak durup başka konularda sizin karşınıza çıkmak en doğrusu olacak ama dediğimiz gibi bu sıcak günlerde o güzel konuları size taşıyabilmek için galiba benim de bir süre tatil yapmam gerekecek. Onun için sizlerden bir süreliğine izin istiyorum. Döndüğümüzde umarım ülkeyi içinde bulunduğu savaş ortamından çekip alacak, daha önemlisi bu ülkeyi tekrar demokrasi, hukuk temeline oturtacak halkın büyük bir çoğunluğunun onaylayacağı, tüm ülkeye güven verecek bir hükümetle karşılaşırız. Şimdilik kalın sağlıcakla…

Yorumlar

yorum