TÜRKMEN MÜFREZESİ

Bu hafta sonu bazı araştırmalar yapmak için ağaç işleme ustası Mehmet Ali Tuzlu ile Hacıhasanlar Köyüne gittik.Orada 89 yaşındaki Balı Biçer dedemiz ile sohbet ettik ve onun bilgi birikimini kayıt altına almaya çalıştık.Sohbetimiz sonunda çok zengin bilgilere sahip olduk.Bu sohbetimiz sırasında 1919 yılında Edremit’te kurulan Türkmen müfrezesinin kimliklerinin bir kısmını da tespit etme olanağımız oldu.Daha […]

  TÜRKMEN MÜFREZESİ

Sinan KahyaoğluBu hafta sonu bazı araştırmalar yapmak için ağaç işleme ustası Mehmet Ali Tuzlu ile Hacıhasanlar Köyüne gittik.Orada 89 yaşındaki Balı Biçer dedemiz ile sohbet ettik ve onun bilgi birikimini kayıt altına almaya çalıştık.Sohbetimiz sonunda çok zengin bilgilere sahip olduk.Bu sohbetimiz sırasında 1919 yılında Edremit’te kurulan Türkmen müfrezesinin kimliklerinin bir kısmını da tespit etme olanağımız oldu.Daha sonra Mehmet Ali’nin babası Hasan  Tuzlu ile sohbet ettim.Ondan da müfrezenin diğer kişiliklerini tespit ettim.Bundan dolayı bu hafta sizlerle yöremiz tarihinde önemli bir olayı konuşmak istedim.Önce müfreze hakkında bilgi verelim.

Birinci dünya savaşı sırasında 1917 yılında Edremit’e Sındırgı’dan Köprülü Hamdi Bey kaymakam olarak atanır.Köprülü Hamdi Bey İttihat ve Terakki Partisindendir.Balkanlarda Bulgarlara karşı komitecilik mücadeleleri yapmış bir kahramandır.Balkan savaşına katılmıştır.Edremit’te görev yaparken Edremit İdman Yurdunu kurar.Bu kurum bugünkü Edremitspor’un atasıdır.Şehit çocuklarının bakımı için ise Çocuk Esirgeme Kurumunu kurar.1918 yılında Mondros Ateşkes anlaşması ile Osmanlı Devleti yenilir ve bu anlaşmanın 7.maddesine dayanarak İtilaf devletleri Osmanlı topraklarını işgal etmeye başlarlar.Buna karşı İstanbul’da da kurtuluş çareleri aranmaya başlanır.Ulu Önder Mustafa Kemal’de İstanbul’da kurtuluş çareleri arayanlar arasındadır.15.Mayıs.1919 günü Yunan ordusu İngilizlerin desteği ile İzmir’e asker çıkarır.Padişah ise Yunan ordusuna karşı çıkılmamasını ister.16.Mayıs.1919 günü ise Ulu önder Mustafa Kemal İstanbul’dan Samsun’a yola çıkar.İzmir’i işgal eden Yunan ordusu işgalini kısa zamanda genişletmeye başlar.Mondros Ateşkes anlaşmasının imzalanmasından sonra İttihat ve Terakki Partisi yerine Hürriyet ve İtilaf Partisi hükümet kurar ve görevdeki İttihatçı memurları görevden alır.Köprülü Hamdi Bey’de bu sırada görevden alınır ve yerine Hürriyetçi bir kişi kaymakam olarak atanır.Köprülü Hamdi Bey Burhaniye’ye gider ve oraya bir akrabasının yanında yaşamaya başlar.Bu arada o da kurtuluş çareleri aramaktadır.28.Mayıs günü Yunan ordusu Ayvalık’ı işgal etmek üzere gelir.Bu sırada Ayvalık’ta 172.Alay bulunmaktadır  ve komutanı  Yarbay Ali Çetinkaya’dır.Ali Çetinkaya Burhaniyeli ve Edremitli yurtseverler ile konuşarak Yunan işgaline karşı çıkacağını ilan eder.

Köprülü Hamdi Bey ve Edremitli yurtseverler Edremit’te Reddi İlhak Cemiyetini kurarlar ve Yunanlıların İzmir’i işgalini bir miting ile protesto ederler.Bu cemiyetin merkez binası bugünkü pazar yerindedir.Bu cemiyet lokaline halk “Çete Konağı “ adını verir.Köprülü Hamdi Bey ile  Yarbay Ali Çetinkaya  birleşerek Ayvalık cephesini kurarlar ve kıyaya çıkın Yunan ordusu ile savaşmaya başlarlar.Reddi ilhak Cemiyeti Ayvalık cephesini hem lojistik olarak hem de asker olarak desteklemeye başlar.Bunun için yöre zeybeklerinden oluşturulan bir Milli Alay kurulur.Bu alayın komutanı Köprülü Hamdi Bey’dir.Bu Milis Alayını halktan ayırmak için alaya bağlı milislerin kollarına üzerinde Kuvayı Milliye yazılı birer pazubent takarlar.Kuvayı Milliye adı buradan gelmektedir.

Reddi İlhak Cemiyeti bu arada  ihtiyaçlar için halktan sonra geri ödenmek kaydıyla makbuz karşılığında yardım toplar.Bu yardımları bugünkü Edremit’teki Ziraat Bankasının bulunduğu yerdeki boşalan bir rum evinde yaparlar.Tüm bu faaliyetler olurken buna karşı çıkanlar dedikoduya başlarlar.Cemiyetin katibi Ruhi Naci Sağdıç’ın anlattıklarına göre cemiyet  yöneticileri cemiyetin lokalinin bir saldırıya maruz kalmaması için tedbir almayı düşünür.Bunun için bir özel müfreze oluşturmaya karar verirler.Ruhu Naci Sağdıç’ın anlatımına göre  “Kurtuluş mücadelesinde temel dayanağımızı Orta Asya’dan beri ırki özelliklerini korumuş Çamcı ve Hacıhasanlar köylerindeki Türkmenlerden bir müfreze kurmaya karar verirler.Çamcı ve Hacıhasanlar köylerinden 20 kişilik bir müfreze oluştururlar.Bu müfrezeye  alevi geleneklerine göre yemin ettirirler ve müfreze göreve başlar.Kısa bir süre içinde dedikodular sona erer.Ruhi Naci  anılarında Türkmen müfrezesini kurmakla ne kadar isabetli karar almış olduğumuzu en kısa zamanda anladık der.Bu müfrezede görev alan Çamcı ve Hacıhasanlar köylerinden  bu yiğitleri tespit etmeye çalışıyordum.Bir kısmını tespit edebilmiştim.Fakat bu köylere Cumhuriyetin ilanından sonrada pek çok kişi gelip yerleşti.Dolayısı ile  1919 yılında  bu köylerde yaşayanların torunlarından bu bilgileri alabileceğimizi tahmin ediyorduk.Bu haftaki araştırmamızda bu müfrezenin elemanlarını tespit edebildik.Yine de tespitlerimiz eleştiriye açıktır.Ama biz tespit ettiklerimizi aşağıya yazıyoruz.Müfrezede 11 kişi Çamcı’dan 9 kişide Hacıhasanlar’dandır.

Çamcıdan olanlar: 1-Gulaç Dede                                            Hacıhasanlar:

2-Kuru İsmail                                                  1-Hösten Dede

3-Milli Ali                                                       2-Fat Ali

4-Topçu Dede                                                 3-Kareş Dede

5-Tilki Bekteş                                                 4-Çakır Mehmet

6-Candarma İbiram(Nasuf Dede)                   5-Tuzlu Dede

7-Tombak Dede                                              6-Gacar Dede

8-Hızır Ali Dede                                             7-Aşır Dede

9-Dıngaz Abdi                                                8-Çakmak Dede

10-Petpet Tosun                                                9-Gazi Dede(Abdülkadir)

11-Korkor Dede

Bu listedeki dede kelimesi bu şahısların  o günkü yaşlılıklarından değil bugünkü saygıdan dolayı söylenmektedir.Tüm bu yiğitlerin hepsine minnettarız.Hepsinin ruhu Şahendeleri şad olsun.Işıklar içinde yatsınlar.Bugünkü bağımsızlığımızı onlara borçluyuz.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum