KÖRFEZİN EN TEMİZ DENİZİ SIR MOTEL TESİSLERİNDE

Yazın en sıcak günlerinin yaşandığı şu günlerde vatandaşlar deniz kenarlarına akın ediyor. Kapasitesinin çok üstünde nüfus yoğunluğunun yaşanmasına birde insanların duyarsızlığı, bulundukları yerleri temiz tutmamaları, sorumsuz davranışları denizi de kirletmekte. Kırık içki şişeleri hayati kazalara neden olmakta. Maalesef bazı işletmelerde sadece kazanç düşüncesiyle hareket ettiklerinden gerekli sahil temizliği yapılmamakta. Ancak Sır Motel Kamping bunun dışında. […]

KÖRFEZİN EN TEMİZ DENİZİ SIR MOTEL TESİSLERİNDE

Türkan ÖZDEMİR

Yazın en sıcak günlerinin yaşandığı şu günlerde vatandaşlar deniz kenarlarına akın ediyor. Kapasitesinin çok üstünde nüfus yoğunluğunun yaşanmasına birde insanların duyarsızlığı, bulundukları yerleri temiz tutmamaları, sorumsuz davranışları denizi de kirletmekte. Kırık içki şişeleri hayati kazalara neden olmakta. Maalesef bazı işletmelerde sadece kazanç düşüncesiyle hareket ettiklerinden gerekli sahil temizliği yapılmamakta.

Ancak Sır Motel Kamping bunun dışında. Güzel bir işletmecilik örneği veriyor. Nereden mi biliyorum? Okuyucularım bilirler ben kulaktan dolma yazmam. Bizzat tespit eder öyle yazarım. Evet Sır Motel Kamping Körfezin en temiz denizine sahip. Üç ortak Nami, İlhan ve Nurettin beyler; ”Bu temizlik tabi ki tesadüf değil. Her gün düzenli foseptik aracımız geliyor. Her gün dalgıçlarımız denizin içini temizliyor. Çalışan personelimiz yine her sabah mıntıka temizliğini yapıyor. Müşterilerimize en iyi hizmetti sunmak için adeta yarış içerisindeyiz.” diyorlar. Tabi buna birde güler yüzlü hizmet eklenince ortaya çok güzel bir işletmecilik örneği çıkıyor.

Bu arada otelin mutfağı da Sami ustanın ellerinden. Mükemmel lezzetler sunuyor ve Sır Motel full kapasite çalışıyor. Böyle işletmelerin örnek teşkil etmesi dileğimiz.

Sır Motel Kamping halka açık, hizmetlerinden yararlanmak mümkün.

KÖRFEZİ KİRLETENLER

 

Önce ki yıllarda yaz sezonuyla birlikte yazlıkçı ve tatilcilerin akınına uğrayan Akçay’ımızda kirlilikte baş gösterir, bende bir Akçay’lı olarak yediklerini yerlere atan etrafını kirletenleri gördükçe sinir olurdum. Sarılırdım kaleme Akçay’ı kirletenler diye Allah ne verdiyse yazardım.

O günler yüzsuyuymuş. Şimdi sadece Akçay değil Körfezi Kirletenler diyeceğim. Örneğin; plajlar halka açık oldu. Vatandaş rahatça ücret ödemeden sahilleri kullanıyor. Hizmet isterse ücretini ödeyip şezlong/şemsiye alıyor, istemezse kendi imkanlarını kullanıyor. Altınoluk’ta Akçam’da ağaçların altına hasırlarını seriyorlar. Hatta çadır kuranlar bile var. Belediyenin duşları da hizmetlerinde. Ancak suları kullandıktan sonra açık bırakan mı, fütursuzca akıtan mı? Sanırsın evinde hiç su kullanmamış hayatında ilk defa su görmüş. İşin birde temizlik yönü var. Akşam olup gittiler mi oturdukları yer resmen çöplük.

Aynı durum Akçay Halk Plajı’nda da. Ye, iç, ortalığa savur. Geçen ilk defa sabah saat 7 sıralarında bir dolaşayım denize gireyim dedim. Halk plajına gittim. Temizlik yapılıyor. Adının Süleyman olduğunu söyleyen oradan sorumlu olan görevli söylenip duruyor. Bana da ”Bak abla, içki şişelerini kırıp kuma saplamışlar. Bastın mı ayağın parça parça, gitti. Buraya gece gelip oturuyorlar. Mısır, midye hatta çocuk bezleri, etrafa saçılmış çekirdek kabukları, içki şişeleri. Ne ararsan. Birde ertesi gün gelip kirlilikten yakınıyorlar. Bu kadar pislik olur mu? Ellerinde yediklerinin poşetleri var, hiç değilse onun içine koysalar. Yok. Etrafa saçıp gidiyorlar.” diyor.

Akçay’ın pazaryeri de ayrı bir dert. Bir süre önce zabıtamıza söyledim ”Bir gelip görün. Yatak yorgan, çöp yığınları. Çeşmelerin önü arkası çöpten yanaşılmıyor. Ağızlarında hortumlar devamlı akıyor, akan sular asfaltı parçalıyor. Bir gelin görün” dedim. Tık yok. Tık!!! O günden beri hala TIK yok !!!

Dün sabahta yine oradan geçiyorum. Yazık. Bir temizlik görevlisi; ” 2 saattir burayı temizlemekle uğraşıyorum. Baş edemiyorum. Eşyaları var. Dağınık olmasalar, derli toplu olsalar çöplerini böyle atmasalar bizde temizliğimizi yapar çıkarız. Bu kadarda olmaz artık. Temizliği yapıp çıkıyoruz, 2 saat sonra gel gör yine aynı manzara.” diyor.

”Birde satış yapanlar. Durmadan gölge yere göre yer değiştiriyorlar. Her oturdukları yerde çöp bırakıyorlar. Zabıtalar bunları neden görmüyor, görmezlikten geliyor ve kontrol etmiyorlar” diyor. Ben demiyorum. Bunu; temizlik işçileri söylüyor.

Evet, nedir bu pis insanlardan çektiğimiz. Neredeyse yaz bitse de gitseler, kurtulsak diyoruz.

Bu arada herşey belediyeden beklenmemeli. İnsanlarında yaşadığı yere sahip çıkıp temiz tutması gerek. Ama, kime diyorsun…

 

ŞAMİL – ÜMMÜHAN KUZU TORUNLARININ MÜRÜVETİNİ GÖRDÜ

Akçay’ın sevilen müteahhitlerinden Şamil KUZU (benimde komşularım. Deniz, ellerinde büyüdü) ve eşi Ümmühan kardeşim biricik torunları Tunahan’ın erkekliğe adım atmasıyla ilk mürüvvetlerini yaşadılar. Gündüz yemekli mevlüt, gece de Göknar Kır Düğün Salonu’nda çok sayıda davetlinin katılımıyla yapılan sünnet töreninde genç anne-baba Gülden ve Bülent KUZU konuklarıyla tek tek ilgilenerek ve de şıklıklarıyla göz kamaştırdılar.

Damatlığını da görün inşallah.

 

ORKUN AYVA DÜNYAYA TEŞRİF ETTİ

ZAFER VE ŞADUMAN AYVA İLK TORUNLARINA KAVUŞTU

 

Edremit’in tanınmış esnaflarından Pala Zafer, oğlu Mahmut ve gelini Berna’dan bir erkek torun sahibi olurken dede ünvanını da kazandı. Bu arada Şaduman hanımda; babaanne, Hakimiyet Gazetesi bilgi işlem sorumlusu Leman AYVA’da hala olmamın mutluluğunu yaşıyor. Çok sevdiğimiz aile dostlarımız AYVA ailesini yürekten kutlarken, minik Orkun’a sağlıklı mutlu uzun ömürler diliyoruz. Tabi bu arada bende ikinci babaanne, Deniz’de küçük amca oldu.

Hoşça kalın, sağlıkla kalın.

Yorumlar

yorum