BARIŞ, KARDEŞLİK MESAJLARI İLE AÇILDI

Burhaniye Alevi Kültür Derneğinin yaptırdığı Cem ve Kültür evi BARIŞ, KARDEŞLİK MESAJLARI İLE AÇILDI   Burhaniye Alevi Kültür Derneğinin geçtiğimiz yıl temeli atılan ve tamamlanan Cem ve Kültür evi açışlında konuşan Alevi Kültür Derneği Başkanı Durmuş Türkmen, AKD Başkan Yardımcısı Feryat Bakan ve CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm konuşmalarında savaşa hayır diyerek Barış ve kardeşlik […]

BARIŞ, KARDEŞLİK MESAJLARI İLE AÇILDI

Burhaniye Alevi Kültür Derneğinin yaptırdığı Cem ve Kültür evi

BARIŞ, KARDEŞLİK MESAJLARI İLE AÇILDI

 

Burhaniye Alevi Kültür Derneğinin geçtiğimiz yıl temeli atılan ve tamamlanan Cem ve Kültür evi açışlında konuşan Alevi Kültür Derneği Başkanı Durmuş Türkmen, AKD Başkan Yardımcısı Feryat Bakan ve CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm konuşmalarında savaşa hayır diyerek Barış ve kardeşlik mesajları verdiler

 

Cem evi açılışına Milletvekili Mehmet Tüm, Burhaniye Kaymakamı Hüseyin Öner, Belediye başkanı Necdet Uysal, Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Özer Koyuncu, Burhaniye CHP ilçe başkanı Tarık Erdil,  AKD başkan yardımcısı Feryat Bakan, Alevi Bektaşi Federasyonu başkanı Servet Demir, CHP Milletvekili aday adayı Ensar Aytekin, İlçe emniyet müdürü Tuncay Orhan, AKP’li belediye meclis üyeleri, CHP’li belediye meclis üyeleri, Alevi dernekleri temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış kurdelesini Balıkesir milletvekili Mehmet Tüm, Kaymakam Hüseyin Öner, Necdet Uysal AKD başkan yardımcısı Feryat Bakan birlikte kesti.

Sunuculuğunu Hatice Engin’in yaptığı açılışta Alevi Kültür Derneği Başkanı Durmuş Türkmen bir açılış konuşması yaptı. Türkmen konuşmasında şunları söyledi. “Değerli canlar,  hepinizi Pir Sultanın isyan ateşiyle, Kalender Çelebinin direnciyle ve Hacı Bektaş Velinin inancıyla saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz, hoşluklar getirdiniz. Bu güzel günümüzde bizimle birlikte olduğunuz ve sevincimizi bizimle paylaştığınız için, yönetim kurulum ve üyelerim adına çok teşekkür ederim.

Öncelikle tüm gönül dostlarımıza Hoş geldiniz diyorum. Aramızda olamayıp bize destek mesajlarını ileten tüm dostlara da çok teşekkür ediyoruz.

Öncelikle geçen hafta genel başkanımız Doğan Demir ve Federasyon başkanımız Baki Düzgün’e yapılan silahlı saldırıyı şiddetle kınıyor ve kendilerine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Faillerin geçmişteki gibi karanlıkta kalmayıp, ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

Bu Cem evi sizin gibi dostlarımızın dayanışması ve üyelerimizin katkılarıyla ortaya çıktı. Yönetim kurulum adına bu yapının harcına bir kum tanesi bile koyan herkese teşekkür ediyoruz. Emeğinize yüreğinize sağlık. Ayrıca bizlere cesaret veren, bizleri manevi olarak motive eden dostlara da çok teşekkür ederiz. Bir de yönetim kurulunda olmadığı halde yönetim kurulu üyeleri gibi çalışarak, çalışmalara yoğun bir emek veren Nazım Bedir, Erdoğan Deniz, Fatma Türkmen, Selvi-Bedirhan Ağgül, Aysel-Cafer Budak, Doğan Başak, Halime – Hüseyin Tunç, Saniye – Bektaş Coşkun, Remzi Demir ve Zeynel Altan’a da çok teşekkür ediyoruz.

Bizler yaptığımız bu binanın temelini 18 Haziran 2014 tarihinde attık. Dostların ve canların katkılarıyla bir yıl içinde bu aşamaya geldik. Burhaniye’de Alevi kültür ve geleneklerini yarınlara taşıyacağımız, birliğimizi, dirliğimizi koruyacağımız önemli bir mekâna sahibi olduk. Bu işe başladığımız gün söylediğimiz gibi, hepimizin emeği ile yapılmış bu mekân hepimizindir. Bir araya geleceğimiz, dertlerimizi, sevinçlerimizi paylaşacağımız bu mekândan, tüm sivil toplum örgütleri, Partiler, dernekler, sendikalar yararlanabilecekler. Temel atarken de aynı sözü söylemiştik. Tek istediğimiz,  herkesin Cem evini kendi evi gibi görmesi, görmek istediği gibi de bırakmasıdır.

Şu bilgiyi de sizlere vermek istiyorum. Arsa alımında başlayarak şimdiye kadar yapılan yardım 350 bin liradır. Biz bu inşaata arsasıyla birlikte 350 bin lira harcama yaptık. Bize destek olunan ayni yardım bunun dışındadır.

 

Alevilikle ilgili kısa bir açıklamadan sonra sözlerimi bitireceğim.

Bizler egemen inanç ve sitemlerin baskısını her zaman üstünde hissetmiş bir toplumuz. Bu baskı Osmanlı Devleti döneminden günümüze kadar hissedilen bir baskıdır.

Aleviler geçmişten bu yana gizli yaptıkları ibadetlerini, 1924 yılında “tekke ve Zaviyelerin kapatılması kanununun” ilanı ile daha da çok gizlemeye başladılar. Ve uzun yıllar, yeni bir dernek dahi kuramadılar.

Türkiye’de yaklaşık 90 yıldır cemlerin, dualarının, pirlerinin susturulduğu, cenazesini bile kendi inancına göre defnedeceği bir mekânının bulunmadığı ve bu mekânların yapılma çalışmalarının da engellendiği bir gerçekle karşı karşıyaydık.

Alevi adı ile Dernek kurulması 1993 Madımak katliamının sonrasına rastlar. Hepinizin bildiği bu katliam, Alevilerin “Artık Yeter” dediği bir noktaya gelmesine yol açmıştır. Bizler artık kimliğini, inancını gizlemenin korunmak için bir çare olmadığını gördük. Bu sözünü ettiğim modern Alevi örgütlenmesinde, Avrupa Alevi örgütlenmesinin de öncüllük ettiği gerçeğinin altını çizerek, haklarını teslim etmeliyiz.

Alevilerin ibadeti cemal cemale, yüz yüzedir. Alevilik insanı kabesi bilen, dini sevgi olan bir inançtır.

Kinden, nefretten, ayrımcılıktan, şiddetten, yasaklardan, baskıcılıktan uzak bir inançtır.

Aleviler, inancının başkaları tarafından tanımlanmasına kesin olarak karşıdırlar.

Öyleyse; bizleri ötelemeye, hor görmeye, inançlarımıza karışmaya, bizlere asimilasyon politikası uygulamaya hiç kimsenin hakkı yok. Bizim istemediklerimizi bizlere kimse dayatamaz.

Kısaca ülkemizde;  eşit yurttaşlık istiyoruz. Acilen demokrasi ve koşulsuz ifade özgürlüğü istiyoruz. Etnik, kültürel, dinsel, cinsel her çeşit ayrımcılığın ortadan kalktığı, kimsenin yaşam biçimine, diline, dinine, mezhebine, inancına ya da inançsızlığına karışılmayan, herkesin eşit haklara sahip yurttaşlar olduğu, demokratik olgunluğa erişmiş bir toplumda barış, kardeşlik ve dayanışma içinde yaşamak istiyoruz.

Sözlerimi bitirirken, yolunuz açık, sevginiz bol, yüreğiniz aydınlık, Bozatlı Hızır yardımcınız olsun.    Aşk-ı niyazlarıma” dedi.

AKD BAŞKAN YARDIMCISI FERYAT BAKAN;

“KARDEŞİN KARDEŞİ KATLETMESİNE ASLA FIRSAT VERMEYECEĞİZ.”

Daha sonra AKD başkan yardımcısı Feryat Bakan “ Bizler emeğimizle, alın terimizle inşa ettiğimiz cem evlerine her gün bir yenisini ekliyoruz. Her ne kadar cem evleri resmiyette ibadet yeri olarak tanınmasa da bizler bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Verdiğimiz bu mücadele neticesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, geçtiğimiz yıl Aralık ayında Cem evlerinin ibadethane olduğuna karar verdi, karara itiraz eden hükümetin itirazını ise kabul etmeyerek bu kararı destekledi. AİHM’in bu kararın ardından Türkiye’de bazı belediyeler cem evlerini ibadethane statüsünde kabul ederek diğer ibadethanelerin yararlandığı haklardan yararlanmasını sağladılar. En son geçtiğimiz pazartesi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarihi bir karar alarak cem evlerinin tartışmasız ibadethane olduğuna karar verdi. Yargıtay almış olduğu kararda “ Tüm Alevi Toplumunca kabul gören Cem evleri, Alevi inancına sahip yurttaşların ibadet mekânıdır. Bu ibadet şekli Anadolu’da yüzyıllardan beri böyle süre gelmiştir. Öncelikle bir mekânın ibadet yeri sayılıp sayılmaması o inanca tabi insanların takdirinde bulunmalıdır. Alevi inancına mensup insanların inanç ve ibadet merkezlerinin cem evleri olduğu, Alevilerle birlikte tüm toplum kesimleri tarafından kabul edilmiş bir olgu ve gerçekliktir. Cem evleri bir ibadethane olduğu, Anadolu Alevilerinin gelenek ve kültürlerini yaşatmak üzere kurulduğu tartışma konusu olmaktan uzaktır” diyerek cem evlerinin ibadethane olduğuna karar kılmıştır. Bunlar ülkemizde yaşanan güzel gelişmeler. Bir de 7 Haziran seçimlerinden sonra başlayan kötü gidişat var. Ülkenin doğusu adeta ateş çemberi içinde. Gerekli adımlar atılıp çözüm bulunmazsa bu ateş çemberi tüm ülkeyi saracak. Birileri de ülkede kaos ortamı oluşturarak oy devşirme gayreti içerisinde. Bu karanlık güçler, Alevileri de bu kirli oyunun bir parçası haline getirmek için saldırılar planlamakta. ABF genel başkanı Baki Düzgün ve Genel Başkanımız Doğan Demir silahlı saldırıya uğramışlardı. O saldırıdan 2 gün önce Sultangazi şube başkanımız Zeynal Odabaş 3 araç tarafından takip edilmiş ve çapraz ateşe tutulmuştur. Bizleri bu oyunun bir parçası haline getirmek isteyenlerin oyunlarına alet olmayacağız. Kardeşin kardeşi katletmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Her koşulda barış çağrımızı tekrarlıyor ve çatışmaların son bulması için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz. Tarafların tekrar bir masa etrafında toplanmalarını, çözüm yollarını aramalarını ve silapların susmasını istiyoruz. Tüm dostlardan isteğim provokasyonlardan uzak durmaları, bu kirli siyaset karşısında uyanık davranmalarını bekliyorum. Burhaniye Alevi Kültür Derneği Kültür ve Cemevinin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.

MEHMET TÜM: KİRLİ SAVAŞA HAYIR”

 

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm ise, Böylesine önemli bir kutsal mekânı açtığımız bu günde ülkemizde çok acı olaylar yaşanıyor. Biraz önce Televizyonda izlediniz Siirt Pervari’de 8 askerimiz şehit oldu. Hergün onlarca ocak sönmekte. Ülkemiz halkımız bunları hak etmiyor. Buran evvel bu kan ve gözyaşının durması gerekiyor. Alevi kültüründe asıl olan insan ve insana değer vermektir. İnsan kutsal bir varlıktır. O nedenle bu topraklarda yaşayan aleviler yüzyıllar boyu asılmalarına rağmen, yakılmalarına rağmen çocuklarına kini ve nefreti öğretmediler. Her zaman barıştan yana oldular ve olmaya devam edecekler. Aleviler bu kadar baskılara rağmen, yok sayılmalarına rağmen Aleviler yolundan dönmediler. Alevilerin yolu insanlık yoludur. Aleviler 72 millete aynı gözle bakmayan bizden değildir derler. Aleviler için insan olmak önemlidir. Hepimizin insanı değerlerini taşımaktır. Toplumun her kesimi böyle düşünürse bu toplumda kavga olmaz. İşte 7 Haziran seçimlerinde sizlerin desteği ile milletvekili oldum. Ama o günden itibaren ülkede çok kötü şeyler yaşanıyor. Ve mutsuzuz. 7 Haziran’a kadar bu ülkede 1 tane cenaze gelmiyordu. Silahlar sustu, Hepimizin ortak sevinci şuydu.  Cenazeler gelmiyordu. Gençlerimiz ölmüyordu. 7 Hazirandan sonra 13 yıllık iktidarını kaybettikten sonra çözüm sürecini bitirdiler ve Suruç’a giden çok masum gençler 17-18 yaşında kimi doktor olacaktı, kimi mühendis. İstanbul’dan yola çıkıyorlar, polis adım adım Suruç’a kadar takip ediyor ve orada katillerine teslim ediyorlar.  Ondan sonra tabi başlıyor şehit haberleri gelmeye. Polisler ölüyor, asker ölüyor. Bu kadar kan akan bir ülkede parlamentonun tatil yapmaya hakkı var mı? Biz CHP olarak parlamentoyu olağanüstü toplantıyı çağırdık. Dedik ki ne oldu 7 Haziran’dan sonra ülke kan gölüne döndü.  Gelin bir komisyon ve bu olayları araştıralım. Ama bu bizim önerimiz AKP ve MHP tarafından reddedildi. Geçenlerde başbakanımız diyor ki; “çocuklarımız feda olsun.” Bende bir soru önergesi verdim. Sizin çocuğunuz var mı orada? Bakanların, milletvekillerinin çocuğu var mı? Kimin çocuğunu feda ediyorsun. Her partiye oy veren vatandaşlarımız çok mutsuzlar. Bu kirli savaşa karşı herkes baş kaldırmalı. Barış konusunda herkesin katkıda bulunması lazım. Herkes elini tetikten çekmeli. Bu kirli savaşta Bir tane çocuğumuzun kanı akmamalı. Bu topraklarda barış içinde yaşamalıyız. Bu topraklar bizim. Bu ülkede iç çatışmalardan vazgeçmeliyiz. İşid gibi terör örgütlerine silah gönderirseniz bu ülke kan gölüne döner. Doğuda çok korkunç olaylar oluyor. Bu ülkede silahlar sussun” dedi.

Konuşmaların ardın Burhaniye Alevi kültür Derneği Kültür ve Cem evi açılışı yapılar, etli bulgur pilavı ve ayran ikramı yapıldı.

ŞENOL TORLAK

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.