CHP SEÇİMLERDEN BİRİNCİ ÇIKSAYDI

Seçimlerin üzerinden bu yana iki buçuk ay geçti. Seçimlerin yapılmasından 1 ay sonra birinci sırada yer alan AKP’ye verilen hükümeti kurma görevi, anayasada belirtilen 45 günlük süre sanki tamamen kendi hakkıymış gibi kullanılıp bir şey yapılmadan sürenin dolmasına birkaç gün kala görevi iade etti. Demokrasinin kaidelerine, anayasada da hüküm altına alınmasına rağmen ve tüm gelişmiş […]

   CHP SEÇİMLERDEN BİRİNCİ ÇIKSAYDI

Tamer KAYIKÇI

Seçimlerin üzerinden bu yana iki buçuk ay geçti. Seçimlerin yapılmasından 1 ay sonra birinci sırada yer alan AKP’ye verilen hükümeti kurma görevi, anayasada belirtilen 45 günlük süre sanki tamamen kendi hakkıymış gibi kullanılıp bir şey yapılmadan sürenin dolmasına birkaç gün kala görevi iade etti.

Demokrasinin kaidelerine, anayasada da hüküm altına alınmasına rağmen ve tüm gelişmiş demokrasilerde uygulandığı gibi hükümeti kurma görevinin ikinci sırada bulunan CHP’ye verilmesi gerekiyordu.

Verilmedi!

Görevlendirmeyi yapacak yetki kaçak sarayda oturan kişide. Fakat kendisi bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak değil hala AKP’nin genel başkanı olarak hareket ettiği için bu görevlendirmeyi yapmadı.

Gerekçe olarak da CHP’nin kendi sarayını tanımaması, Beştepe’nin yolunu bilmemesi olarak gösterdi. Neymiş kendi sarayının yolunu bilmeyenlere görev vermezmiş.

Kısacası Recep Tayyip Erdoğan ipe un serdi ve dün meclis başkanıyla görüşüp erken seçime gitme kararı verdi.

Buraya kadar anlattıklarımız hepimizin bildiği ve günü gününe takip ettiğimiz olaylar. Şimdi biz şu ana kadar kimsenin aklına getirmediği ya da getirse de söylemekten çekindiği bir soruyu soralım:

Farz edelim ki 7 Haziran seçimlerinden birinci sırada CHP çıksaydı ya da 2 ay sonra yapılacağını düşündüğümüz bir erken seçimde olur da halkımız mucizevi bir şekilde karar değiştirip CHP’yi birinci parti konumuna getirdi diyelim. Peki o zaman kaçak saraydaki zat yine aynı şekilde Beştepe’nin yolunu bilmiyorlar, kaçak sarayı tanımıyorlar deyip yine görevi vermeyecek mi?

Birçoğunuz “hiç öyle şey olur mu, tabii ki verecek” diyorsunuzdur. Öyle düşünüyorsanız yanılabileceğinizi de belirtmek isterim. Neden mi?

Çünkü Erdoğan’ın cebinde hep bir gizli gündemi oldu. Ulaşmak istediği nihai bir hedefi var ve o hedefe ulaşmak için de demokrasiyi bir araç olarak kullanıyor. Son seçimlerde baktı ki demokrasi kendisine hizmet etmiyor o zaman da her zaman yaptığı gibi tüm yasaları, tüm tahammülleri hiçe sayarak yasa benim deyip seçim sonuçlarını görmezden gelerek erken seçimin yolunu açtı.

Erdoğan’ın gizli gündemi nedir diye düşünüyorsunuzdur; Laik, hukuki Türkiye Cumhuriyetini İslami bir rejime dönüştürmek. Bu hedefine ulaşabilmek için gerek yurt içinde daha önce yoldaş şimdi ise terörist damgasını vurduğu Fetullah Hoca, gerekse yurtdışında S.Arabistan, Katar gibi şeriatın kol gezdiği ülkelerle işbirliği yaparak ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesine eş başkan olarak hizmet ediyor.

Nihai hedefine ulaşabilmesi için iktidarın tamamen kendi kontrolünde olması gerekli. Bunun için bırakın herhangi bir partiyle koalisyon yapmayı, bakan yardımcılığını bile muhalefetten birisine vermem demesi tamamen bu görüşün somut yansıması.

7 Haziran sonuçlarını gördükten hemen sonra ülkeyi tekrar bir seçime götürerek iktidarı tekrar tek başına almak için uygulamaya soktuğu planlar işliyor diyebiliriz. İlk aşama meclis başkanlığını kazanmaktı. Deniz Baykal operasyonu ve MHP stepnesi ile ilk hedefine ulaştı ve meclisi işlevsiz kılacak olan kendi adamını oraya yerleştirmesini bildi.

İkinci aşamada hükümetin kurulmaması gerekiyordu ki bir an önce erken seçime gidilsin. Bunun için yetkilendirme bile ancak bir ay sonra yapıldı. Koalisyon görüşmeleri yapılıyormuş gibi yapılıp aslında tam bir uyuklama taktiği izlendi.

Burada CHP’ye kızanlar çok oldu. AKP’nin koalisyon yapmayacağını bildiğiniz halde neden masadan kalkıp AKP’nin zaman kazanmasına sebebiyet verdiniz diyenlerin oranı çok fazla. Oysa CHP üzerine düşen sorumluluğu ve taşın altına eline sokacağını göstermek zorundaydı. Masadan kalkanın kendisi olmayacağını söyledi ve bunda da haklıydı. Masadan kalksaydı emin olunuz ki tüm yandaş ve havuz medyası CHP’nin görevden kaçtığına dair manşetlerini çoktan hazırlamıştı bile. Aynı zamanda CHP masadan kalkmayarak AKP’nin ne kadar samimiyetsiz olduğunu ve koalisyon kurma gibi derdinin olmadığını da belgelemiş oldu. Biz buradan AKP diyoruz ama siz onu Tayyip Erdoğan olarak okuyun.

Şu an son aşamaya geçilmiş durumda. O da erken seçimler. AKP’nin tek başına iktidar olabilmesi için hem MHP’den hem de HDP’den oy devşirmesi gerekiyor. Bunun için de düne kadar analar ağlamasın deyip teröristlerle yaptığı görüşmelere son vermek ve savaş baltalarını çıkarmak gerekiyordu. Çıkardı. Böylece hem HDP’nin terörizmle bağlantısını göstermeye çalışacak hem de PKK ile savaşıyorum maskesine bürünerek 7 Haziran’da MHP’ye kaptırdığı oyları tekrar geri almaya çalışacak. 6 Haziran’da ülkede kan akmazken 8 Haziran’da her yerin şehitle dolmasını başka türlü açıklayamazsınız. Kurgu bu yönde ama doğudan her gün gelen şehit haberleri, hem Tayyip Erdoğan hem de AKP’li bakanların halkla dalga geçer gibi yaptıkları açıklamalar sürecin hiç de Tayyip Erdoğan’ın istediği gibi gideceğe benzemiyor. Her cenazede AKP’lilerin kaçacak yer araması, cumhurbaşkanının çelenginin paramparça edilmesi bunun göstergesi. Burada parantez içinde belirtelim. Terör örgütüyle yapılan görüşmeler esnasında sözde çatışmasızlık ortamı var diye terör örgütünün şehirlere yerleşmesine, burada silah ve lojistik destek sağlamasını ve yığınak yapmasını görmezden gelen ya da görenlerin elini kolunu bağlayan başta Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm hükümet üyelerinin, Genelkurmay, Emniyet, istihbarat ve valiler olmak üzere tüm sorumluların hesabını vermesi gerektiğini de belirtelim.

Şimdi siz iktidarını vermemek için savaşı bile göze alan birisinin yapılacak erken seçimlerde olur da CHP birinci parti gelirse hükümet kurma görevini vereceğini mi sanıyorsunuz? Vermemek için emin olun ki 7 Haziran seçimlerinde nasıl meclisi ve partileri işlevsiz bıraktıysa erken seçimin sonucunda da benzer tablo çıktığında aynısını ve hatta hiç akla hayalinize gelmeyecek senaryoları devreye sokacağına emin olun. Bir an görevi CHP’ye verdiğini düşünün, o zaman bilin ki elinde valizlerle Vahdettin’in gittiği gibi uçağın kapısında bekliyor olacaktır.

tamerkayikci@yahoo.com

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle