SATIŞ SÖZLEŞMESİNİ KABUL ETMİYORUZ!..

Farklı tarafları temsil ediyor gözükseler de, özünde farksız olanların imzaladığı Toplu Sözleşme emeklilerin kabulü değildir. 3 milyon kamu çalışanı ile 2 milyon emekli, dul ve yetimi ilgilendiren ve 3 Ağustos 2015 tarihinde, yapılan ilk toplantıyla başlayan ve 2016-2017 yılları TİS görüşmeleri 22 Ağustos 2015 tarihinde yapılan 6. Oturumda, sözde farklı görünen, özde ise aynı olanların […]

SATIŞ SÖZLEŞMESİNİ KABUL ETMİYORUZ!..

Farklı tarafları temsil ediyor gözükseler de, özünde farksız olanların imzaladığı Toplu Sözleşme emeklilerin kabulü değildir.
3 milyon kamu çalışanı ile 2 milyon emekli, dul ve yetimi ilgilendiren ve 3 Ağustos 2015 tarihinde, yapılan ilk toplantıyla başlayan ve 2016-2017 yılları TİS görüşmeleri 22 Ağustos 2015 tarihinde yapılan 6. Oturumda, sözde farklı görünen, özde ise aynı olanların mutabakat imzalamalarıyla  sonuçlandı.

Baştan beri hükümetle, iktidarın memur kolu olan, sözde en büyük konfederasyon MEMUR-SEN arasında danışıklı bir şekilde sürdürülen, Konfederasyon genel Başkanları düzeyinde görüşmelere katılan diğer iki konfederasyon, KESK ile KAMU-SEN’in görüşlerinin alınmasına bile gerek duyulmayan, görüşmelerin yapılan son 6. Oturumunun açılışında ÇSGB Bakanı Faruk ÇELİK’in, MEMUR SEN ile mutabakata vardık demesi, TİS görüşmelerinin, çalışanlardan ve hatta yasa gereği toplantılara katılma hakları bulunan konfederasyonlardan kaçırıldığını ve kapalı kapılar ardında bağıtlandığını açıkça gözler önüne sermiştir.

Görüşmelerin başlangıcından itibaren, kameralar önünde, pazarlık yapan iki taraf görüntüsü verilmiş ise de, aslında birbirinin aynısı olanların, her şeyi kapalı kapılar ardında yaptıkları görüşmelerle belirledikleri bir TİS süreci daha satışla sonuçlanmış oldu. Gerek bundan önceki iki sözleşme gerekse bu sözleşme süreçlerine baktığımızda, görüşmeler sonucu imzalanan mutabakatların, Kamu Çalışanları ile emeklilere hiçbir şey kazandırmadığını, aksine onları sefalete sürüklediğini görmek mümkündür.

AKP’nin iktidara geldiği 2003 yılından bu yana, kamu çalışanlarının sendika tercihlerinin MEMUR-SEN’e bağlı sendikalar olması ve konfederasyonun, tek yetkili konfederasyon olmasının yanı sıra, Toplu Sözleşmenin en büyük konfederasyonla imzalanmasının yasayla düzenlenmesinin, altında yatan nedenlere bakmadan bu sonucu sağlıklı değerlendirmek mümkün değildir. Zira AKP iktidara geldiğinden itibaren, kendi sendikasıyla sorunsuz sözleşme imzalama politikası gütmüş ve Kamu Çalışanları üzerinde kurduğu baskıyla onları yandaş konfederasyona üye olmaya zorlamıştır. Zira 2002 yılında 30 bin üyesi bulunan MEMUR-SEN’in bu gün en büyük konfederasyon olarak tek belirleyici olmasını başka türlü açıklamak mümkün değildir. Dolayısıyla, gerek geçen dönem gerekse bu dönem imzalanan mutabakatlar, milyonlarca Kamu Çalışanı ile emeklinin haklarının gaspı ile sonuçlanmıştır. Yani milyonlarca insanın hakları, bu sözleşmelerle, MEMUR-SEN tarafından, kendisinin, Toplu Sözleşmede yetkili tek konfederasyon olmasını sağlayan iktidara diyet ödemesine kurban edilmiştir.

Varılan mutabakata göre, 2016 yılı ilk altı ay için %6, ikinci altı ay için %5 olmak üzere kümülatif %11.3, 2017 yılı ilk altı ay için %3, ikinci altı ay için %4 olmak üzere kümülatif %7.1 artış yapılacak ve her altı aylık dönem için, enflasyon oranlarının belirlenen oranların üstünde çıkması durumunda, aradaki enflasyon farkı aylıklara yansıtılacaktır.

Mutabakat metninin imzalanması sırasında, Memur-Sen Başkanı Ali YALÇIN’IN emekliler için ayrı bölüm var, bundan sonra yıllık tazminat rakamı 3.675 TL. olacak şeklinde açıklama yapmasının ve kendisini emeklilerin temsilcisi olarak sunmaya çalışmasının kabul edilmesi mümkün değildir. Zira biz daha ilk gün, bu ruh ikizlerinin oynayacakları orta oyununu ve bu oyun sonunda imzalayacakları, sözde Tolu Sözleşmeyi kabul etmediğimizi belirtmiş ve emekliler adına Toplu Sözleşmenin kendi sendikalarıyla yapılması gerektiğini açıklamıştık. Memur-Sen Genel Başkanının, Emekliler için ayrı bölüm var diye övünerek açıkladığı düzenleme, Mutabakatın 10. maddesinde yer alan “375 sayılı Kanun Hükmünde kararnamenin 1 inci maddesinin (D) fıkrasında yer alan (12.105) gösterge rakamı (13.558) olarak uygulanır” düzenlemesidir. Başkan tarafından övünülerek, açıklanan ayrı bölüm, emekli olan Kamu çalışanının tazminatının hesaplanmasında uygulanmakta olan gösterge rakamında cüzi artış yapılmasıdır.

Tazminat hesaplama katsayısında yapılacak olan bu artış, tazminatın her yıl için, 100 TL. daha fazla ödenmesini sağlayacaktır. Çok büyük kazanım diye sunulan bu düzenlemeye göre, 20 yıl çalışıp, emekli olan kadın çalışan 2000 TL. 25 yıl çalışıp, emekli olan erkek çalışan ise 2500 TL. daha fazla tazminat alacaktır. Mutabakatın 10. maddesindeki bu düzenleme ile Eylül 2015’ten itibaren, mevcut Memur emeklilerinin aylıkları aylık 100 TL: artırılacaktır.

İki kafadarın, baş başa vererek, hazırladıkları mutabakatın imzalanması sırasında yaşananlar ise 13 yıldır ülkeyi yöneten siyasi kadronun demokrasi anlayışının ibretlik göstergesidir. Zira Bakanın açıklamalarından sonra, yetkili konfederasyon adına söz alan MEMUR SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, TİS görüşmelerinde ilk defa yüzde yüz mutabakat sağlandığını, bunun tarihi bir anlaşma olduğunu ve önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek yapmış olduğu sözleşmeyi öve öve bitirememiştir.

Ali Yalçın’nın açıklamalarından sonra, ÇSGB Bakanı Faruk Çelik’in, yüz binlerce Kamu Çalışanını temsil eden diğer iki Konfederasyon başkanına söz vermemesi, yandaş konfederasyonun desteğinin sağladığı özgüvenden kaynaklanmaktadır. Bakan, bu uygulaması ile yasa gereğince toplantılara katılma, öneri ve düşüncelerini dile getirme hakları bulunan iki konfederasyonu yok saymış ve yasayı çiğnemiştir. Bu alışık olmamız gereken bir tutumdur. Zira bakanın mensubu olduğu siyasi parti,   13 yıldır bu ülkeyi tek başına yönetmekte olup, demokrasi ve hukuk tanımazlığına binlerce örnek göstermek mümkündür.

MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın’ın çalışanlara önemli kazanımlar sağlayan tarihi bir sözleşme imzaladık dediği sözleşme ile 2016 yılı için kümülatif %11.3 olarak artış ortalamada %8.6, 2017 yılı için kümülatif %7.1’in ortalama 5.06 artış anlamındadır. Bu oranlar, AKP Hükümetinin hazırladığı Orta Vadeli Mali Plan (OVMP) ve bu plana uygun olan bütçede bulunan personel ödeneğine denk düşmektedir. Bir başka değişle hükümetin, öngördüğü oranların üstünde elde edilmiş herhangi bir kazanım yoktur. En fazla üyeye sahip MEUR-SEN’in daha önce açıkladığı yüksek taleplerin çok altında oranlarla TİS imzalaması, tutarsızlıktır.

2014 Aralık ayına göre, 2015 yılının ilk 8 ayında Türk Lirası dolara göre %24, altına göre ise %19 değer kaybetmiştir. Bunun yanı sıra, çalışanlar ile emeklilerin harcama kalemleri içinde önemli bir yere sahip olan gıda ürünlerindeki fiyat artışı %20’dir. Yani memur ve emeklilerin ciddi kayıplarının olduğu bir süreçte bu oranlarla TİS imzalanması, ücretlerin alım gücünün erimesine yol açacak ve Kamu Çalışanları ile emeklileri daha fazla sefalete sürükleyecektir.

Yeterli olmasa da emeklilerle ilgili düzenlemeler yapılmış olması önemlidir. Ancak bu hükümetle yandaş konfederasyonun kendi niyetleriyle yaptıkları bir düzenleme değildir. kuşkusuz bizim yaptığımız eylem ve etkinlikler, emeklilerin masada konuşulmasını ve kısmı düzenlemeler yapılmasını sağlamıştır. Hükümet ile yandaş Konfederasyon, yıllardır verdiğimiz mücadele ile kamuoyunun gündemine taşıdığımız sorunları çözeceklermiş havası vererek, emeklilere şirin gözükmenin hesabını yapmaktadırlar.

Ne yaparlarsa yapsınlar, bu satış sözleşmesine asla seyirci kalmayacağız ve mücadelemizi yükselterek, emeklileri, örgütlenmeye ve haklarına sahip çıkmaya çağıracağız. Zira emeklilerin temsil edilmedikleri masada yapılan bu satış sözleşmesi bizim için yok hükmündedir.

Şenol Torlak

Yorumlar

yorum