BU GÜNLERE KOLAY GELİNMEDİ

“30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN”   30 Ağustos zaferinden sonra Fatih Rıfkı Atay şöyle yazacaktır; ‘’Nemiz varsa, eğer bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuş, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizler bizim diye bakıyorsak, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak hepsini her şeyi 30 Ağustos’a borçluyuz.” Aynen katılıyor […]

BU GÜNLERE KOLAY GELİNMEDİ

SEBAHAT ÜLKER“30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN”

 

30 Ağustos zaferinden sonra Fatih Rıfkı Atay şöyle yazacaktır;

‘’Nemiz varsa, eğer bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuş, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizler bizim diye bakıyorsak, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak hepsini her şeyi 30 Ağustos’a borçluyuz.”

Aynen katılıyor ve ilave ediyorum. Bu savaş Türk milletinin ölüm kalım savaşıdır. Bu savaşı idare eden Anafartalar kahramanı Başkumandan Mustafa Kemal’e, onun silah arkadaşlarına, mücadeleye katılarak canla başla uğraş veren asil Türk milletinin kadına erkeğine gencine yaşlısına ve bu yolda canlarını feda eden evlatlarımıza borçluyuz.

Vicdanları sızlamadan, Atatürk’e ve onun silah arkadaşlarına dil uzatanlara küçük bir hatırlatmada bulunacağım.

İttihat terakki bir oldubittiye getirerek Osmanlı devletini gereksiz harbe soktu. Savaşı kaybettik. Bu bizim parçalanmamız yok olmamız demekti. Nitekim yenilgiye müteakip pusuda bekleyen müstevliler hemen harekete geçtiler. İşgal kuvvetleri İstanbul’u kontrol altına aldılar. İngiliz donanması Sarayburnu önünde demirledi. Mızıka karakolunu bastılar. İngiliz subayları İstanbul’da fütursuzca dolaştılar.

Anadolu ise Fransızlar ve İtalyanlar tarafından adeta paylaşıldı. Sadece dar ve kır alan Türklere bırakıldı. Ermeniler Maraş’ı ateşe verdiler. Nihayet emperyalistlerin donattığı yönlendirdiği Yunan askerini üzerimize saldılar.

Bu durumda İstanbul hükümeti Ali Rıza Bey kabinesi çare olarak Mütareke yaparak yabancı azınlıkların hakkını genişletmek, nispi yönetim uygulamak gibi ayrıca adalet, maliye ve bayındırlık idarelerinin hatta sivil yönetimi de yabancılara kontrol yetkisi vermek gibi tavizlerde bulundu.

Bu düşünceler sadece düşünce olarak kalmadı Sevr Anlaşması…

Diğer taraftan halk korku ve endişe i, indedir. Devleti yaşatmak kurtarmak bütün vatandaşların ortak düşüncesidir. Ankara Büyük Millet Meclisi Gazi’nin başkumandan olarak ordunun başına geçmesini sevk ve idareyi ele almasını şiddetle istemektedirler. 5 Ağustos 1921 Atatürk istediği ve meclisin de kabul ettiği yetki ile başkumandanlığı kabul etti.

1899-1991 doğumlular silah altına alınır. 20 Ekim 1921’de Çukurova anlaşması ile Fransızlar işgali sona erdirdiler. Fransa’dan külliyatlı miktarda silah ve mühimmat alındı. Sovyetler Birliği orduya mali yardım sağladı.-Orduyu geliştirmekte kullanıldı. İstanbul’dan gizlice Anadolu’ya cephane şevki yapıldı.

6 Ağustos 1922’de orduya taarruz hazırlıkları için gizli emirler verildi. Cephede asker sayısı 300.000 kişiye ulaştı. Cephane, yiyecek, giyecek yeterli düzeye getirildi.

Ordu huzur ve güven içinde düzenli çalışmaktadır. Zaman zaman cephe kumandanları başkumandanın sevk ve idaresinde toplanarak durum değerlendirmesi yapıyorlardı. Ordu çok temkinli hareket ediyordu.

Bu gizlilikten rahatsız olanlar bilhassa Atatürk karşıtlan Sakarya zaferinden sonra bile mecliste olay yaratıp Başkumandan yetkilerini elinden almaya kalkıyorlardı. Muhalifler arasında kendi grubundan bile onlara katılanlar vardı. Başkumandanlık meclisin hakkım gasp ediyor diyorlardı. Kumandanın yenilenmesi için adeta 24 saatten fazla süren tartışmalar yaşanıyordu. Hani zafer diyorlar, hala kımıldayamıyoruz. Bu sözler üzerine Mustafa Kemal kürsüye çıkarak; Efendiler Ordunun başındayım, orduyu komutansız bırakmayacağım. Diye konuştu.

Bütün bu hazırlıklar 1926 sabahı başkumandan Mustafa Kemal Paşa yanında genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak batı cephesi kumandanı İsmet İnönü ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe’de yerlerini aldılar.

Büyük taarruz burada başladı. Yoğun ateş ile devam etti. Evvela TINAZTEPE ele geçirildi. Müteakiben BELENTEPE daha sonra KALECİK ele geçirildi.

27 ağustos Pazar sabahı gün ağarırken Türk ordusu bütün cephelerde yeniden taarruza geçti. 27 ağustos sabahı AFYON 8. tümen tarafından kurtarıldı.

Afyonun kurtuluşu şerefin ve şanın müjdecisi oldu.

28-29 Ağustos günleri başarılı geçti. Taarruz harekâtı ile düşman abluka altına alındı Nihayet 30 Ağustos Çarşamba günü taarruz harekâtı Türk ordusunun zaferi ile sonuçlandı.

Bu taarruz tarihimize‘BAŞKUMANDAN MEYDAN MUHAREBESİ ‘olarak geçmiştir.

Kaçabilen düşman kuvvetlerini takip edilmesini ve 3 koldan eğeye doğru ilerlemesini uygun buldu.’ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ’ tarihi emrini 1922 ‘de verdi.

Ben burada büyük taarruz hakkında kısa bir geçit yaptım. Atatürk burada büyük bir kahramanlık örneği verdi. Daha doğrusu koca bir tarihe imza attı.

Bugün halkın saflığından cehaletinden istifade ederek Atatürk’ü yerenlere sesleniyorum Atatürk büyük bir askerdir, dahidir çelik azimli bir kahramandır, fikir ve adalet adamıdır, hürriyet ve vatan aşkıyla yanan ve bu güzel vatanımızı düşman istilasından kurtaran büyük bir kahramandır.

O kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmayı amaçlayan bir kahramandır.

Tarihi okusunlar biraz kafaları geliştirsinler kıskançlıklarından kaprislerinden vazgeçsinler Atatük hakkında bakın yabancılar neler diyor:

Almanya; Atatürk’ün eserlerine mücadelesine hayrandır. Onda tarihi eseri, özgürlüğü seven bütün milletler için bir sembol olarak kalacak kudretli bir kişilik görmektedir. Berlin /Almanya başkanı

Akıllı başarılı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır. Fransa başbakanı: ALBERT LEBRUY

Savaşta Türkiye‘yi kurtaran savaştan da Türk milletini yeniden devlet eden Atatürk’ün ölümü yalnız yurt için değil Avrupa için büyük bir kayıptır. Her sınıf halkın onun arkasından dökülen içten gözyaşları kahraman atasına değer veren bir görüntüdür. İngiltere başbakanı: Willhem Churchıll

Evet Atatürk öldüğü zaman herkes ağladı bugünde herkes ağlıyor. Herkes onu arıyor anıyor ona olan sevgimiz azalmıyor daha da çoğalıyor, senin huzurunda defalarca eğiliyor sana silah arkadaşlarına bu harpte emeği geçmiş şehit ve gazilerimize rahmetler diliyor Türk milletinin ayrımsız olarak 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyorum.

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle