AYLAN BEBEK

Bu hafta basına bir fotoğraf düştü. Fotoğrafa bakmak yürek ister. Deniz kıyısında bir çocuk ölüsü ve dalgalar minik bedene çarpıyor.Minik beden ise bir kuş gibi yatıyor.Onun biraz ilerisinde başka çocuk ve insan cesetleri de var.Ama onun yapayalnız masumiyeti yürekleri yakıyor.Fotoğrafa uzun süre bakamadım.Aklıma torunum geldi ve tüylerim diken diken oldu.Bir jandarma minik bedeni kucaklayıp götürüyordu.Ertesi […]

AYLAN BEBEK

Sinan KahyaoğluBu hafta basına bir fotoğraf düştü. Fotoğrafa bakmak yürek ister. Deniz kıyısında bir çocuk ölüsü ve dalgalar minik bedene çarpıyor.Minik beden ise bir kuş gibi yatıyor.Onun biraz ilerisinde başka çocuk ve insan cesetleri de var.Ama onun yapayalnız masumiyeti yürekleri yakıyor.Fotoğrafa uzun süre bakamadım.Aklıma torunum geldi ve tüylerim diken diken oldu.Bir jandarma minik bedeni kucaklayıp götürüyordu.Ertesi gün olay tüm ayrıntısı ile basına yansıdı.Suriye’nin Aynel Arap kentinden kaçan mülteciler Bodrum da bir bot bulmuşlar fakat Sahil güvenliğe yakalanmışlar ve Kos adasına geçememişler.Ertesi gün organizatörden yeniden bot istemişler.Fakat yine bot gelmemiş.Bu sefer kendileri bot aramaya başlamışlar ve bir bot  bulmuşlar.Bot kürekli imiş.Gece bota tıka basa doluşup kürek çekerek Kos adasına doğru yol almaya başlamışlar.Kıyıdan beşyüzmetre açılınca bot su almaya başlamış.Ayakları ıslanan mültecilerden bazıları ayağa kalkınca bot alabora olmuş ve içindekiler denize dökülmüş.3  yaşındaki Aylan Bebek ile 5 yaşındaki kardeşi babalarının kucağından akarak denize düşmüşler.Baba sırtında can yeleği olduğu için yüzerek kıyıya çıkmış.Toplanma yerine gitmiş ve eşi ile çocuklarını görememiş.Durumu daha sonra öğrenmiş.Aylan bebek ise Ege’nin karanlık sularında Hakka yürümüş.Deniz minik bedenini Bodrum plajlarına atmış.Aylan bebeğin naaşı  bugün önce uçakla Şanlıurfa’ya,oradan da Suruç üzerinden Kobani’ye götürüldü ve orada toprağa verildi.Rahat uyu Aylan Efe.Sen efeliğini yaptın ve seni Bodrum kıyılarına getiren dünyanın efendilerinin suratlarına bir şamar gibi indin.Geçen gün internette bir video vardı.Videoda 13-14 yaşlarında bir Suriyeli çocuk kendisine soru soran muhabire ^Ülkemizdeki savaşı durdurun bizde Avrupa ülkelerine gelmeyelim^ diyordu.Evet gerçek buydu.Ülkelerinde acımasız bir savaş olduğu için vatanlarını terk etmek zorunda kalmışlardı.

 

Kölelik eski devirlerde meşru imiş. Önceleri savaşlarda esir alınanlar köle yapılıyormuş.Amerika’nın keşfinden sonra Avrupalılar Afrika’dan yakaladıkları insanları gemilere doldurarak Amerika’ya götürüp pamuk tarlalarında çalıştırmışlar.1861-1865 yılları arasında yapılan Amerika iç savası aynı zamanda köleliğin kaldırılma savaşı olmuştur.Bu savaş sonunda kölelik resmen kaldırılmıştır.Ama gayri resmi kölelik günümüze kadar gelmiştir.Şimdiki isimleri mültecidir.Onlar genellikle Ortadoğu ülkelerinden ve Afrika ülkelerinden kaçak olarak Akdeniz kıyılarına gelirler ve oradan elverişsiz gemilere binerek Avrupa ülkelerine doğru yola çıkarlar.Çoğunun teknesi batar ve Akdeniz’in sularına gömülürler.Bundan dolayı son günlerde Akdeniz’e Mülteci Mezarlığı adı verilmektedir.Avrupa ülkeleri mültecileri kabul etmek istememektedir.Oysa mültecilerin geldikleri ülkeler Avrupalıların çıkardığı savaşlar içinde boğuşmaktadır.ABD 2000’li yılların başında BOP diye bir proje ileri sürdü.Bu projeye göre Ortadoğu’da pek çok ülkenin sınırları değişecek.Sınırı değişecek ülkeler arasında Türkiye’de var.Bu projenin eş başkanlarından birisi ülkemizde yönetime geldi.ABD Irak’a kimyasal silah var diye saldırdı ve binlerce insanın ölmesine veya ülkesini terk etmesine neden oldu.Ülkesini terk edenlerin çoğu mülteci oldu.Irak’ın kuzeyinde düşündüğü kukla devletin nüvesini oluşturdu.Daha sonra Suriye’ye saldırdı.Suriye’ye saldırırken bu sefer , kendi ordusu yerine, özel kuvvetlerinin eğittiği taşeron terör örgütlerini kullandı.Hala da kullanmaya devam ediyor.Ülkemizdeki eş başkan ise o zamana kadar kardeş kabul ettiği Esat’ı düşman ilan etti ve Suriye’nin fethinden sonra Emevi camisinde namaz kılmayı düşünmeye başladı.Bu arada  bizim ülkemizdeki sınır değişikliği düşünülen bölgede terör örgütü harekete geçirildi.Ardından Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e bir koridor açılması düğmesine basıldı.Şiddetli çatışmalar oldu.Bu çatışmaların düğüm noktası Arapça Aynelarap,Kürtçe Kobani oldu.Ülkemizdeki terör örgütü yandaşları bir olup bitti ile  Suruç ile Aynelarap arasındaki sınırı kaldırmak istedi.Ordumuz buna müsaade etmeyince psikolojik harekat olarak basın devreye sokuldu.Daha sonra bir grup genç Kobani’ye çocuk parkı yapmaya ve kütüphane açmaya ve Kobani’li çocuklara oyuncak götürmek için Suruç’a getirildiler.Suruç’ta toplanan gençlerin yanında terör örgütü yandaşı basından kimseler yoktu.Sonra bir provakasyon ile gençler öldürüldü.Ardından terör örgütü vahşice faaliyetlerine başladı.Bugünlerde hemen hemen her gün bir veya birkaç şehit vermekteyiz.Hani Kobani’deki çocuklara oyuncak götürülüyordu.Demek oyuncaklar Kobani’ye giderken Kobani’li Aylan Bebekte annesi ve babası ile beraber Avrupa yollarına düşüyordu.

 

Dostlar Aylan Bebeği Ege sularında öldürende, Güneydoğu Anadolu’da askerimiz ile polisimizi ve sivillerimizi şehit edende aynıdır. Bu emperyalizmdir.Dikkat edelim emperyalizmde oyun çoktur.Emperyalizme  karşı çıkarken olayları eğer iyi değerlendiremezsek emperyalizmin maşası haline geliriz.Dikkat edin emperyalizmim has adamlarının Aylan Bebek konusunda hiç sesleri çıkmayacaktır.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle