KARAKAŞ, JET SESİ, ÖZGÜRLÜĞÜN SESİDİR

Balıkesir Vatan Partisi seçim çalışmalarına Zeytinli Çayı kenarında ki bir kır bahçesinde yapılan kahvaltılı toplantı ile start verdi.  Balıkesir Milletvekili 1. Sıra adayı Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karakaş ve bazı milletvekili adayları ile birlikte Vatan Partisi Genel sekreteri Serhan Bolluk’ta katıldı. Vatan Partisi Edremit İlçe Başkanı İbrahim Baydı’nın hoş geldiniz konuşmasının ardından Vatan Partisi […]

KARAKAŞ, JET SESİ, ÖZGÜRLÜĞÜN SESİDİR

Balıkesir Vatan Partisi seçim çalışmalarına Zeytinli Çayı kenarında ki bir kır bahçesinde yapılan kahvaltılı toplantı ile start verdi.  Balıkesir Milletvekili 1. Sıra adayı Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karakaş ve bazı milletvekili adayları ile birlikte Vatan Partisi Genel sekreteri Serhan Bolluk’ta katıldı. Vatan Partisi Edremit İlçe Başkanı İbrahim Baydı’nın hoş geldiniz konuşmasının ardından Vatan Partisi Balıkesir1. sıra adayı Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karakaş Cumartesi günü Ankara’da meydana gelen 2 ayrı bombalı saldırıda ve bu güne kadar şehit olan tüm güvenlik görevlilerine başsağlığı diledi. Karakaş yaptığı konuşmasında şunları söyledi. “ Evet Cumartesi günü yaşanan olay hepimizi çok üzmüştür. Ancak, Türkiye’de her önemli olay gibi yaşanan bu olayda bir süre konuşulduktan sonra Türkiye olduğu için unutulacak ve bu olayda tarihin içinde yerini alacak. Dün de ondan önceki olaylarda yaşamlarını kaybedenlere allahtan rahmet diliyorum. Allahtan rahmet dilerken de bu dostlarımızı bu  vatandaşlarımızı daha fazla yaşatabilir miyiz? diye kendime soru soruyorum. Bu ülkede yaşam çok kısa ve insanların nerede ne zaman hayatlarını kaybedecekleri belli değil. Çünkü karanlıklar ülkesi olarak bilinen bir ülkede, zaman diliminde yaşıyoruz. Bu konuda  sizlere biraz bilgi vermek istiyoruz. 15-20 Kasım 2003 tarihlerini öyle bir hafızalarımızda canlandıralım. Hatırlayacaksınız. 15 Kasım 2003 de İstanbul’da İstiklal caddesinde 2 sinagog bombalandı. 20 Kasım da da İngiltere başkonsolosluğu ve HSCB bankaları bombalandı. Toplamda 31 ve 27 vatandaşımız Bu bombalamalarda yaşamlarını yitirirken, yüzlerce araç, binalar kullanılmaz hale geldi. Bin üzerinde vatandaşımız yaralandı. Bu olayı kim yaptı.  15-20 Kasım saldırılarını kim yaptı. El Kaide üstlendi. Bazı failler yakalandı. Bazıları cezaevlerine kondu, bazıları yakalanamadı. Cezaevinde bir müddet yattıktan sonra  hiç beklemediğimiz bir şey oldu. Kamuoyunda fazla yer almadı. Bunlar içeride yattıkları süre dikkate alınarak hukukçu olarak değerlendirildi ve serbest bırakıldı. Bunları kim serbest bıraktı. Ergenekon ve balyoz savcıları ve hakimleri. Bunları bırakan Ergenekon hakimleri sayesinde bunların bir kısmı Suriye’ye gitti ve orada öldü. Bir kısmı da izini kaybettirdi. Dünkü bombalamadan sonra 2–3 hadise gündeme geldi. Diyarbakır HDP mitingi, Reyhanlı bombalaması ve Suruç bombalaması. Bu bombalamalardan önce bu ülkede çok bombalama olayı yaşandı. Onlarca insan hayatını kaybetti. Bizim hafızamız en kısa zamandaki olayları anımsıyor, ondan sonra unutuyor. Bu ülkede siyasi nedenlerle olsun, provokasyon nedeniyle olsun geçmişte de bu ülkede çok bombalama olayları oldu. AKP medyası, AKP yönetimi karatmaya başladı. Başka örnekleri vermeye başladılar. Dün akşam sabah AKP medyası 1993 yılında ölen Eşref Bitlis olayını gündeme taşıdı. Bunun ne ilgisi var karartma. Algı operasyonu. Hiç kimsenin suçu yok. Davutoğlu, açıklama yapıyor. Bu olayın AKP ile ilgisi yok diyor. Akp iktidarı iş başında değil diyor. Seçim hükümeti var diyor. Adamlarda sorumluluk duygusu yok, arlanma duygusu yok, utanma duygusu yok.  Bunu bile başkası yaptı diyor. Biliyorsunuz yaptıkları her şeye suçlu buluyorlar ve içeri atıyorlar. Burada AKP hükümeti sorumlu değil. Çünkü bu seçim hükümeti diyor. Bu konularda uzmanlar. Davutoğlu’da AKP’nin başbakanı değil, seçim hükümeti başkanıymış. Böylece sorumluluktan kaçmış oldu. Özellikle son dönemlerde Irak’ta başlayan, Suriye ile devam eden gelişmeler hakkında bilgi vermek istiyorum. 24 Temmuz tarihinde başlayan hava harekatıyla birlikte terör örgütüne ve terör eylemlerine karşı önemli bir harekata girişti.  Önce Irak’ın Kuzeyindeki  terör örgütü binaları, kampları, tesisleri, silah depoları, ulaşım imkanları, kendi militanları dahil olmak üzere. Türkiye’de yapılan bu mücadele bazıların ağrına gitti. Türkiye kendi bekaası için terör örgütü ile mücadele etmeyecek,  terörist gelecek vatandaşı baskı altına alacak, öldürecek. Türkiye bunlara müdahale etmeyecek. Bu bir vatan savunmasıdır. Terörle mücadele etmek hepimizin geleceğidir. Aydınlık gazetesinde yazan yazarlarımız, parti önderlerimiz siyasilerimiz eğer önlem alınmazsa Türkiye’yi daha karanlık günlerin beklediğini sürekli yazmışlardı. Hava Kuvvetleri dağı taşı bombalıyor, ne yaptığını bilmiyor diyorlar. Bende uzun süre hava kuvvetlerinde görev yaptım. Ne yaptıklarını iyi biliyorum. Havaclar PKK’nın belini kırıyor. Diyarbakır’da 6 yıl görev yaptım. Çünkü, uçuşa hazırlayan makinistten tutun, cephanelikten bombayı çıkarana kadar, pilotuna kadar herkes görevlerini kusursuz yapmak üzere bir makine gibi görev verildiğinde hazırladıkları bombaların teröristlerin başında patlatacak şekilde hazırlar.  Pilotlarda verilen hedefler üzerine görevlerini yaparlar. Havacılar 300 kilometre uzaktaki hedefi göremez. Ama hatırlarsanız televizyonlarda görüntüleri dağıtırlar.   Bu görüntüler gerçek uçakların kameralarından çekilen görüntüler. Hepsi gerçek görüntüler. Hiç birisi sahte görüntü değildir. Bu bombalamalar örgütün dengesini bozuyor. Panik içindeler kaçıyorlar. Gece olduğunda mağaralara girmeden yaşayamazlar. Hareket edemez, bir yerden bir yere hareket edemez. Biz bunların hepsini insansız hava araçlarımız ile kontrol ediyoruz. Kendi keşif uçaklarımız ile takip ediyoruz.  Diyarbakır Havaalanından kakan uçaklar sonrası telsiz konuşmaları başlıyor. Bu konuşmaların ardından teröristler mağaralara giriyor. İsterse uçak İstanbul’a gitsin. Bir yabancı yazarın kitabından size bir şey söyleyeyim. “Diyarbakır’da  uçaklar havalandıktan sonra biz kendimizi gergin hissediyoruz” diyor. Çünkü o yazar PKK yandaşı yabancı bir yazar. Biz Parti olarak terörü bitireceğiz, kandile beyaz bayrağı çekeceğiz. Bu rastgele söylenecek bir söz değil. Bunun bir al yapısı var. Bunu liderimiz Doğu Perinçek çok iyi söylüyor kaynağı iç ve dış kaynakları kurutmakla olur. Yeri geldiğinde içerideki ve dışarıdaki hedefleri vuruyor. Ama Terörle mücadelenin önündeki en büyük engel AKP yönetimi. Çünkü, siz istediğiniz kadar mücadele edin, terörün belini kırın derin dondurucuya koyduk, buzdolabına kaldırdık sözleri biraz sıkışınca biz terörle mücadele edecektik ama sözleri ortaya çıkan, biraz ısıtınca mücadele ederiz diyenler, terörle mücadele edenlerin şevkini kırıyor. Bizi de umutsuzluğa sevk ediyor. Milli olmayan, başkalarının güdümünde olan bir partiyle terörle mücadele olmaz.  Biz terörle mücadele etmiş, en iyi kadrolara sahip bir partiyiz. Geçmişte bir gladyo vardı. O gladyo şimdi Fetullahçı gladyo oldu. Terörist başı Abdullah Öcalan terör listesi veriyor.  Hasan Atilla Uğur, bir hafta önce açıkladı. Savcı öz, Tavşan lakaplı savcı öz, her türlü aşağılanmaya layık, her türlü harekete, her türlü haysiyetsizliğe layık insanlara beş para ekmez insanlara savcı öz liste gösteriyor ve bunu Abdullah Öcalan verdi. Diyarbakır’da  kişilik bir liste var. Diyarbakır’da 2. Hava Üs Komutanlığında görev yapan  5 kişiden 4’ünü balyoz davasından alırsanız, orada görev  yapacak insan bulamaz. Bu listeyi size kim verdi. Abdullah Öcalan verdi.  Diyarbakır’dan liste veriliyor. Diyarbakır valisi bile liste verebilir. Biz kimlerle çalıştık. Efkan Ala, Şimdiki İzmir valisi ile çalıştık, Habur’daki rezaleti yapan savcı  Durdu Kavak, Fetullahçı emniyet müdürü Mustafa Sağlam ile çalıştık. Sonra ne oldu. 5 kişiden 4 kişi Biz balyozdan 16 yıl ceza aldık. AKP, terörle böyle mücadele etti. Son günlerde uçağımıza kilitlendiler gibi söylentiler çıktı. Yani 150 kilometre uzaktaki bir uçağı kendi radarlarında takibi alıyorlar. Pilotlar bu bilgileri bilmek zorunda. Nereye gidiyor, kaç km hızla gidiyor. Bunu bilmek zorundalar. Oradaki pilotlar görevlerini yapıyor. Bizde yapıyoruz. Taciz etme sözleri bir acizlik işaretidir. Bir jet pilotu olarak söylüyorum. Beni kimse taciz edemez. İleride olacak olaylara bir kılıf hazırlama girişimidir. Bu bölgede savaş devam ediyor. Buraya göreve giderken birileri sizi taciz edecek belki de düşürecek. Ne yaptık biz bir Suriye uçağı ile helikopterini düşürdük. Ruslar geldi neden düşüremedik. Niye, düşüremezsiniz çünkü, gücü yeten yetene. Dünya düzeni bunun üzerine kurulmuş. Acizlik gösteren bu bölgede yaşayamaz.  Rusların getirdiği uçak sayısı 38, 20’de helikopteri var. Amerikan güçler 37 ülkeden destek alıyor. Uçak gemileri füzeleri ve diğerlerini saydığınız zaman. Ruslardan kat kat fazla bir gücü var. Rusların 38 uçakla girmesi bu oyununu bozdu. Ekonomik davrandılar,  yerinde ve zamanında gelerek müdahaleye yaptılar. Çünkü yıl sonuna kadar olan periyodda Esad’ın biraz yıpranacağı ve yıl sonuna kadar iktidarının düşmesi konusunda haesaplar yapılmıştı. Biz uluslar arası görüşmeleri sizlere anlatmıştık. Deman bölgesinden bahsetmiştik. Burada Esad’ın girmesi değil. Burada asıl amaç orada bulunan enerji kaynaklarını ele geçirmek. ABD, İşid’in elindeki petrol kaynaklarının hesaplarını yapıyor. Bu enerji kaynaklarını ele geçirmek için uğraşıyor. Türkiye her zaman bu oyunun dışında seyirci kalıyor.Bu coğrafyada hiç kimse doğu akdeniz’e bir koridor açmak niyetinde değil. Turisttik gezi yapmak zorunda değil.  Eğer Türkiye böyle bir siyaset yaparsa kaybeteye mahkum. Türkiye böyle bir siyasete layık değil. Biz bulunduğumuz konumdan bir adım geri atmak niyetinde değiliz. Tüm partiler seçime giriyor. Biz Vatan Partisi olarak daha da ileri gitmek istiyoruz. Biz vatan partisi olarak kimsenin oyunu bölmedik. Hatta bizim partililerimiz sandık başına gittiğinde başta CHP olmak üzere diğer partilere de oy verdiler. Biz devrimci partiyiz. Mustafa Kemal’in askeriyiz diyerek sloğan atıyoruz. Bu slogandan korkuyorlar. Hırsızlar bu sloğanlardan korkar. Biz kendi siyasetimizi bıkmadan usanmadan bunu anlatmalıyız” dedi. Vatan Partisi Genel sekreteri Serhan Bolluk ise yaptığı konuşmada,  Vatanın Birliği ve bütünlüğü için daha bir çok Beyazıt Karakaş’lar çıkartmamız lazım. Cumartesi günkü patlamadan sonra, aramızda konuştuk. Bir Hanry Barcey var. Onun bir açıklamasında eğer bizi dinlemezseniz büyük şehirler havaya uçacak demişti. Uçtu mu? Evet. Vatan partililer bunu çok iyi biliyor. Tahlilini iyi yapıyor. Vatan Partisinin en büyük özelliği  budur. TSK terörü betirme konusunda çok kararlı. Bir çok korucu arkadaşımız ile konuşuyorduk. Daha bir iki ay önce bizi aradıklarını “ bizi kuşattılar, bizden hayır beklemeyin” dediler. Bölgede hava çok hızlı değişiyor. Geçtiğimiz günlerde korucu alımı için kadro açıldı. İnanın 5 binden fazla kişi başvuru yaptı.

CHP’den talebimiz olmadı.

1 Kasım seçimlerinde CHP ile Vatan Partisinin birliktelik yapılması için CHP’den öneri geldi. Genel merkez yöneticileri olarak konuyu değerlendik. 3’er kişilik heyetler ile toplantılar yaptık. Bu toplantılarda bizim sadece talebimiz şu oldu. Biz hiçbir şey beklemiyoruz. İsterseniz bize vekillik de vermeyin. Ama birlikte çalışarak bu AKP ve saray baskısından kurtulalım” dedi.

Şenol TORLAK

Yorumlar

yorum