1 KASIM; ANADOLU’ NUN YENİDEN FETHİ Mİ, YOKSA PİRUS ZAFERİ Mİ?

Seçim oldu bitti. Anket şirketleri yanıldı, siyasal strateji uzmanları, yazarlar vs. herkes yanıldı ve seçim bitti. AKP oylarını 9 puan birden arttırarak yeniden tek başına iktidar oldu. 7 Haziran’ dan 1 Kasım’ a giden süreçte yaşananlara baktığımızda ve AKP’ nin bu süreçte geliştirdiği söylemleri incelediğimizde ilginç bir durum ortaya çıkıyor. AKP, 7 Haziran’ da kendini […]

1 KASIM; ANADOLU’ NUN YENİDEN FETHİ Mİ, YOKSA PİRUS ZAFERİ Mİ?

Seçim oldu bitti.

Anket şirketleri yanıldı, siyasal strateji uzmanları, yazarlar vs. herkes yanıldı ve seçim bitti.

AKP oylarını 9 puan birden arttırarak yeniden tek başına iktidar oldu.

7 Haziran’ dan 1 Kasım’ a giden süreçte yaşananlara baktığımızda ve AKP’ nin bu süreçte geliştirdiği söylemleri incelediğimizde ilginç bir durum ortaya çıkıyor.

AKP, 7 Haziran’ da kendini tek başına iktidardan eden sonuçların, dilinden düşürmediği milli iradenin sonucu değil de, sanki Anadolu’ nun işgal edilmesi sonucu ortaya çıkan bir durummuş gibi yorumladı. Ve bu yorumu da çok iyi pazarladı.

Buradan bakıldığın da, 1 Kasım için; AKP açısından Anadolu’ nun yeniden fethi, iktidarını yeniden kazandığı bir seçim savaşının galibiyetle sonuçlanması diyebiliriz.

Ancak, AKP bu savaşı kime karşı yaptı ve kazandı sorusu en can alıcı nokta.

Uyumluluk ve istikrar adına kendi yanına çektiği milyonlarca insanın beklentisi ve bu beklenti üzerinden şekillenecek gelecek için ardında bıraktıklarını görmezden gelemeyiz.

Yazının başlığına dönecek olursak, AKP; bu seçimde işgal altında olan vatan toprağının mücadelesini vermedi. O yüzden bir fetih söz konusu değil. AKP kendi yönettiği halkın içinden kendi yarattığı düşmanlara karşı savaştı ve bu savaştan, bu savaşın  doğuracağı sonuçlardan korkanları da yanına alarak bir “Pirus Zaferi” kazandı.

Nedir Pirus Zaferi?

Tarentum Kralı Pirus’ un Roma‘ya saldırdığı ve her ne pahasına olursa olsun  kazanmak için her şeyini feda ettiği, kazandığı fakat yalnız kaldığı savaştır. Sonuçta, Pirus, savaşı kazanmıştır ama yanında koskoca ordudan arta kalan üç-beş sefildir. Pirus’un bu zaferin ardından “Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme” dediği söylenir. Pirus Zaferi; aslında sonunda yenilginin kaçınılmaz olduğu galibiyetleri anlatmak için kullanılır.

Doğru! AKP, bir zafer kazanmıştır ancak kazandığı zaferi;

Propaganda kürsüsü yaptığı şehit tabutlarının sorumluluğundan kaçarak,

Ankara’ nın kalbinde patlayan bombaların, yitirilen onlarca insanın sorumluluğundan kaçarak,

Türkiye’ yi, adını dahi telaffuz edemediği gerici terörizmin çiftliğine dönüştürmesinin sorumluluğundan kaçarak,

Uyguladığı politikalarla; dönüştürdüğü, lümpenleştirdiği, dolar üzerinden borçlandığı için ölen yüzlerce genci umursamayacak kadar yozlaştırdığı yığınların sorumluluğundan kaçarak,

Demokrasinin; bir bilim, bir yaşam biçimi ve bir arada yaşama kültürü olmasını değil, sandık ve oydan ibaret sanılmasının ve içinin boşaltılmasının sorumluluğundan kaçarak,

Yerleşmiş hukuksuzluğun, yoksulluğun sorumluluğundan kaçarak,

Siyasetçilerin yazdırdığı hutbeleri, camiler de okutarak dini de yozlaştırmanın sorumluluğundan kaçarak kazandı…

Kazandı, yarın ardına baktığında görmek isteyeceği onlarca şeyi feda ederek, kazanmış olmak için kazandı.

Memleketimizi düşmanlardan mı kurtardı, yoksa bir Pirus Zaferi mi kazandı?

Cevabını siz verin…

 

Yorumlar

yorum