CHP’DE DELEGE, İL VE İLÇE KONGRELER

Seçimlerle ilgili çok meşhur ve herkesin ağzında olan bir sözümüz vardır ” seçimlerde insanlar partilere değil adaylara göre oy verirler” Ben bu söze inanmıyorum. Seçmenler genel veya yerel seçimlerde isme göre veya kişiye göre oy verirler kanaati çok inandırıcı değildir. Çünkü büyükşehirlerde ki milletvekili adayları veya yerel seçim adaylarını o şehirlerde yaşayan seçmenin ezici çoğunluğu […]

CHP’DE DELEGE, İL VE İLÇE KONGRELER

Seçimlerle ilgili çok meşhur ve herkesin ağzında olan bir sözümüz vardır ” seçimlerde insanlar partilere değil adaylara göre oy verirler” Ben bu söze inanmıyorum. Seçmenler genel veya yerel seçimlerde isme göre veya kişiye göre oy verirler kanaati çok inandırıcı değildir. Çünkü büyükşehirlerde ki milletvekili adayları veya yerel seçim adaylarını o şehirlerde yaşayan seçmenin ezici çoğunluğu tanımaz. Seçmen oyunu parti programlarına, söylemlerine ve sözlerine göre kullanır. Partilerin geçmişte yaptıkları işlerle ilgilenirler o parti hakkında fikir sahibi olabilmek için.Fikrini oluşturduktan sonra da partisine güveninden dolayı oyunu kullanır. Seçmenlerin seçiminde adaylara göre oy kullandığı varsayımı gerçek değildir. Her şeye rağmen Yerel seçimlerde adayların seçmen üzerinde etkisi yadsınamaz ama oy vermeyi, salt adaya bağlamakta çok gerçekçi değildir. Aslolan partinin prensipleri, dünya görüşü, plan ve programlarıdır. Geçmişteki seçimleri biraz inceleyecek olursak bunun doğruluğunu hemen görürüz. 60 yıldır seçimleri incelediğinizde seçmenlerin partiye oy verdiğini görürsünüz. Büyük küçük bütün yerleşim yerleri seçim sonuçlarını incelediğinizde bunu daha net görebilirsiniz. partili olanlar adayı hiç tanıma gereği bile duymadan  partisine olan güveninden dolayı doğruca partisine basar mühürü, Partili olmakta aslında budur. Partisine güvenmektir, partisinin doğru adayı belirlediğine inanmaktır.

Bir dönemler CHP Karaoğlan rüzgarı ile çok büyük bir çıkış yakalamış, bütün seçimlerde rakiplerini devamlı geçmiş ve yüzde kırkların üzerine kadar oy oranını yükseltmiştir. Bu dönemde yapılan seçimlere baktığınızda, seçmenin adaya değil, partisine olan güvenine göre oy kullandığını görürsünüz. Partililer Genel başkana ve kadrosuna güveniyorlarsa gerisi teferruattır. 1973 yerel seçimleri ile başlayan yeni belediyecilik hareketi büyük başarı sağlamıştır. Seçim konuşmaları daha çok, terör, hayat pahalılığı, şiddet, dış politika, komünizm tehlikesi gibi genel sorunlar üzerinde yoğunlaşmıştır.   Bu dönemde bakıyorsunuz CHP bütün büyük şehirlerde İstanbul, Ankara, İzmir Vs. Adalet partisini geride bırakarak belediye başkanlıklarını kazandı, hem de  ismi o güne kadar partililer tarafından pek duyulmamış adaylarla kazandı.

1973-1977 döneminde CHP’de isimleri öne çıkan Ahmet İsvan, Vedat Dalokay, Erol Köse gibi belediye başkanları  1977 seçimleri için yapılan önseçimleri kaybederek yeniden aday olamamışlardır.

CHP ve Türkiye  için 1977 seçimleri bir dönüm noktasıdır. CHP Karaoğlan rüzgarı ile yüzde kırk iki oy almıştır. Hızla yükselmektedir. Türkiye ilk defa sol rüzgarların egemenliğine doğru yelken açmıştı.  Yerel seçimlerde Adaylar ön seçimlerle belirlenmiş hiçbir kırılma olmamıştı. CHP sinin o çok ünlü belediye başkanları ön seçimde isimsiz zannettikleri rakiplerine kaybederek sandıktan çıkamamış ve yerlerine gelen Aytekin Kotil, Ali Dinçer, İhsan Alyanak, Kaya Mutlu Vs. gibi adaylarla bir önceki yerel seçimlerden daha çok belediye başkanlığı kazanmıştı. Büyük şehirlerde CHP’nin açık ara üstünlüğü devam ederken Ankara’da Ali Dinçer, İstanbul’da Aytekin Kotil, İzmir’de İhsan Alyanak, Adana’da Selahattin Çolak, Mersin’de Kaya Mutlu belediye başkanı olmuşlardır. CHP ayrıca Aydın, Bursa, Sakarya gibi AP’nin kalesi sayılan yerlerde de seçimi kazanmıştır. İşte bu belediye başkan adaylarının değil hep partinin tercih edilmesinin göstergesiydi

Yazıyı uzattıkça uzatabilir. Örnekleri çoğaltabiliriz. CHP veya Sosyal demokratlar aslında parti bilinci ile hareket etmesini çok iyi bilirler. Yeter ki bunu sağlayacak yönetim kadrolarına sahip olsunlar.

Şimdi tekrar yönetim kadrolarının seçimi için CHP’de düğmeye basıldı, İl ve ilçe yönetimleri belirlenecek. Aklı ve fikri küçük olanlar, geçmişte demokrasi havarisi kesilen,ben merkezci kişiler delege sistemini savunur oldular. Aslında CHP gibi bir partide tüm seçimler üye bazında ve yargı denetiminde yapılmalıdır. Delege baronlarının oluşmasına başka türlü engel olamazsınız. Siyasi partilerde blok liste olmaz, olmamalıdır, Çarşaf listeyi savunmayanların tamamı ben merkezli düşünenlerdir. Ellerine geçirdikleri her fırsatta partiye kendi yandaşlarını veya koşulsuz kendisini destekleyeceğine inandığı kişileri siyasi düşüncesine bakmadan üye yaparak, delege seçtirmeye ve böylelikle partiyi ele geçirmeyi düşünmektedirler. Delege seçilmeyi isteyenlerin veya yapılanların bir çoğu iki kelimeyi bir araya getiremiyor. Partiye hiçbir kazanım sağlamıyorlar. Aksine bu durumu  görenlerin partiden soğumasına ve uzaklaşmasına sebep oluyorlar. Edremit ve Burhaniye ilçelerine baktığınızda bunu daha net görebilirsiniz. AKP seçmenine makarnacı kömürcü yaftası takanların, Delegelik için güvercinleri kıskandıracak şekilde taklalarına sahne oluyor CHP kulisleri. Acaba hangi adaydan  veya belediyeden menfaat sağlayabilirim  düşüncesi ile verilecek oyların partiye katacağı hiçbir şey yoktur. Sadece zarar verir ve aklı selim kişileri partiden uzaklaştırır. Bütün bu olumsuzlukların tek bir çaresi vardır Üye bazında yargı denetiminde seçim.

İbrahim KIZILER

Yorumlar

yorum